şükela:  tümü | bugün
  • benim bu. gün geçtikçe aptallaşıyorum. eskiden, ergen olmama rağmen elimin altında bilgisayar diye bir şey olmadığı için yaptığım tek şey, deli gibi kitap okumak, televizyonda da ilgimi çeken bir şey bulamadığım için sadece spor izlemekti. bir şey merak ettiğimde oturur araştırırdım. okumayı, okuduğumu hazmetmeyi, bilgiye sahip olmayı seviyordum. son 10 yıldır diyelim, elimin altına bilgisayar denen oyuncağın geçmesiyle önce oyun, sonra ucuz bilgi, sonra sabırsızlık sahibi oldum. ne öğrenmek istiyorsam bilgi elimin atındaydı. o bilgiye o kadar hızlı ulaşılabileceğini bildiğim için bir yerden sonra öğrendiğimi sindirme arzusu da kalmadı. kitap okurken satırları atlar oldum. ne izlemek istesem bir download mesafesinde olduğu için bilgisayar başında öldürdüğüm zaman hesaplanamaz hale geldi. istediğim zaman durdurup başka şeylerle ilgilenmeye alıştığımdan sinemada film izlemek bile kabus haline gelmeye başladı. çünkü konsantre olamıyordum o kadar uzun süre herhangi bir şeye. en kötüsü de gazete okumak açısından oldu. eskiden her gün istinasız gazete okuyan ben, son 6 yıldır diyelim internet gazeteciliği denen resimlere bakma olayıyla yaşıyorum. dolayısıyla tüm mankenlerin memişleri popoları ezberimde ama dünyada ne olmuş ne bitmiş, hangi yazar hangisine laf atmış hepsi kaçıp gidiyor. takip ettiğim iki üç yazar var onlarla idare ediyorum. dolayısıyla her geçen gün aptallaşıyorum, merakımı kaybediyorum, konsantrasyon eksikliğim gün be gün artıyor. bunun tek nedeni elimin altındaki günlük teknolojiyi çok yanlış kullanmam. sosyal kültürel insani açıdan aptallaşmak artık günün gereği gibi oldu sanırım. internetin olmadığı bir dünya hayal ediyorum yine. bir bilimkurguseverin yazdığı cümleye bakın.
  • (bkz: idiocracy)
  • sorunun aptal olmaları değil aptal olmayı erdem olarak görmeleri olduğunu düşündüğüm nesil.
  • gittikçe aptallaştırılan yeni nesil denilse daha güzel olur... nedenini sorsanız şimdi 500 tane mazeret sayabilirim... zaten aptallaşıyoruz sizide sıkıntıya sokmıyım kendimde sıkıntıya girimiyim...
  • bizden önceki neslin de bize aynı düşüncelerle baktığını göz önünde bulundursak bile aptallığın hakkını gerçekten veren nesildir.
  • "serkan is my girl" adındaki dünyanın en ahmak videolarından biri hakkında sözlükte 500 küsur entry döşenen nesildir. azalarak... yok, yok.. aniden bitsin lütfen.
  • düşünmenin yasaklandığı değil, düşünmenin gerekmediği nesildir.

    kitap okumayan, hatta uzun bir yazıyı bile satırları atlayarak okuyan, ne okuduğunu anlama düşünme gereği hissetmeyen twitter ve facebook insanlarıdır. protestolarını, aşklarını facebook ve twitterdan ilan eden pasifize olmuş asosyal korkaklardır bunlar.

    klasik nesiller arası anlaşmazlıkla açıklanamaz durumları; hayata kendi afili markaları ve televizyon dizileri ile bakar, gerçekliği buna göre bükerler. gülünce gözlerinin içinde sıcaklık değil, bilinçsiz bir küstahlık vardır.

    dünyada değer verdikleri tek şey kendileriymiş gibi görünür, oysa benlikleri benzemek yada onaylanmak adına çoktan başkalaşmış; genelle, kabul görenle, popülerle benzeşmiştir. benlikleri, kişilikleri yoktur, olabildiğince iyi kopya olmak adına törpülenmişlerdir. değer verebilecekleri benlikleri yoktur, kendileri yoktur.

    sürünün üyesidir ve bundan dolayı düşünmeye, anlamaya, açıklamaya, merak etmeye, bilgiye ihtiyaç hissetmez; bütün bunlar için ''sürü bilinci'' yeterli ve gerekli olandır.

    koyunlaştırılmıştır.
  • 1950'li yıllarda bütün türlerin bütün yazarları bu meseleye eğilmişler. bütün romanlarda, bütün tiyatro oyunlarında züppeleşen, eski değerleri yitirmiş, kendini bilmez, geleceği karanlık görünen bir genç profili vardır.

    yani bu aptallaşan dediğiniz neslin dedeleri hakkında dahi aynı şey söyleniyormuş. benim dedem 1938 doğumlu. 50 yılında 12 yaşındaymış. cevat fehmi başkut 50'lerde yazdığı koca bebek oyununda genç neslin ağzına sıçar. bir kız ve bir erkek figürü vardır ki orada aman aman. ee, dedem babama, babam amcama amcam bana söyledi bunları, şimdi ben de 90 üstü doğumlulara mı söyleyeyim? hayır gevezeliğin kimseye zararı yok da hakikaten vakit kaybediyoruz bununla.

    ben y kuşağı denen nesle mensubum. gayet commodore 64 ü falan gördüm. resmen atari salonunda, sokakta büyüdüm. taso bilye derken eve girmedim, evet. tamam da bir bilgisayar icat oldu da sokağa çıkmıyor diye bir jenerasyona ebleh muamelesi yapılamaz yaa. yani bugün genetik mühendisliği okuyan adamlar da 90'larda doğdu. onlar da bilgisayar başında büyüdü. ne arkadaşım, bu işte belirleyici olan taso oynamış olmak mı? ne tasosu amına koyayım yaa... o öyle bir furyaydı geldi geçti. yaşam biçimleri, alışkanlıklar, öncelikle nasıl bir kitleyi yargılamanıza sebep oluyor anlayamıyorum. yok 90'larda doğanlar iletişim kurmakta zorlanıyormuş çünkü televizyon, bilgisayar bilmem ne... bizim dönemimizde ağzımıza sıçan popüler kültür ürünleri yoktu yani öyle mi?

    yahu 50'lerden 60'lardan beri hiçbir şekilde gençler üretime katılmayan, sadece tüketen pozisyondalar. dünyanın amına koyan tuhaf sanatsal, kültürel yönelişlere kapılıp topluluğa bir şey kazandırmalıyım, gidip bir şey üretmeliyim diyen yok. anlamıyorum ki 80'lerde doğan adamlar ne bok olmuşlar da 90'larda doğanı yargılıyorlar. ulan insanlık tarihi 200.000 sene. seninle o adam arasında 10 sene var. sen kimsin? sen, insanlık için ondan daha mı faydalıydın? başka bir şey sorayım, onlar eblehse bunda bir önceki neslin suçu yok mu, bu iş tarihsel sebeplere dayalı değil midir? hayır sen kimsin bana onu söyle? dünya tarihinde, insanlık tarihinde senin yerin ne? atari mi oynadın? bu mu ulan kriter? teallaam yaa...

    insanlığın gittikçe aptallaştığı doğrudur ama koca koca adamların bundan 20'li yaşların başındaki insanları sorumlu tutması düpedüz gerizekalılıktır. insanlık boka sarıyor ama bütün suç dünyaya gözlerini yeni açmış gençlerin. vay be... her zaman yaşlılar konuşur gençler ölür zaten!

    ben kendim de 91'liyim diyen at gibi kız gördüğümde oha küçükmüşsün diyorum. hele 93'lü falan, off... bir şey söylüyorum mutlaka. fakat hatırlıyorum, bana hiç 82'li, 83'lü insanlar böyle davranmamıştı. bana hep sen küçüksün anlamazsın dendi ama sizin kuşağınız mal denmedi. bakıyorum da adamların özgüveninin amına koyuyoruz resmen. halbuki fiziksel olarak da zihinsel olarak da benim geçirdiğimden farklı bir süreç geçirmiyorlar. ne suçları var bilgisayar diye bir şey gelişti diye?

    asıl biz mallığımıza yanalım bence. mirc denen şeyin şu an yüzüne bakmıyor, kullandığımıza utanıyoruz. adam en azından bilgisayar, internet gibi olayların kullanımlarını biz düzene soktuktan sonra gelip, daha sağlıklı, daha bilinçli bir şekilde kullanmaya başladı. en sağlıksız ortam facebook evet. o da bir nesli gerizekalı yapmaz kusura bakmayın. yaparsa siz gerizekalının dik alasısınız.

    nostalji başka şey, modemin çevirme sesini hatırlamak, liseli çocuklara siz bunları bilmezsiniz şanssızsınız demek başka şey, siz salaksınız demek başka. ortada bir salaklık varsa 100 senedir falan topluca boka batmışız. hele hele aramızda 10 yaş olması hiçbir şeyi değiştirmez. saçmalamayın.

    not: liseye giden kardeşim var, her gün etmedik hakaret bırakmıyorum. ben de az gerizekalı değilim. ama doğruya doğru...
  • yakın bir tarihte çiplenmek üzere gönüllü kuyruğa girecek kıvama getirilmiş zavallı nesildir aynı zamanda.
  • kapitalist yozlaşmanın yanında meb de yeni nesilin aptallaşmasında büyük rol oynamıştır.
    öyle bir eğitim politikası izledilerki 6. sınıfa gelen çocuk düz yazı yazmayı bilmiyor.