şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce : yapılan işe ara vermek, durdurmak.

    *abidin finally gave out at this weekend.
  • belli bir kıtlık var müzik endüstrisinde. kendilerini müzik dinleyicileri olarak ihtiva eden bir kesim, ipe sapa gelmez bok püsür ile eğlenmeyi müzik dinlemek sayarken, viraneler arasından sıyrılan sharon van etten gibi müzisyenler de bizleri bu gibi eserlerle tekamüle ulaşma sürecimizde destekliyorlar.

    belki gitarıyla, sözleriyle give out asla büyük kitlelere ulaşamayacak ama en azından bir kaçına ulaştı.

    o birkaçı aslında yeterli sayıydı...

    beyaz ışığa doğru...
  • dinlediğinizde hipnotize olabileceğiniz, çok sadece gitar notaları ve büyüleyen bir sesin varlığı ile birleşen sharon van etten şarkısı.
    bugün, bu saatte; yağmurlu bir bursa sabahında, bütün umutsuzluğumu ve gücümü bir araya getirip çok fark hissettirebilen bir şarkı.
    şarkının sonlarına doğru nasıl bir "it might be i always give out.." diyorsa benim gözlerimi doldurdu ve çenemi titretti.

    sözleri:

    what's with the eyes
    in the back of the room?
    the only ones shining,
    the only ones i'd met in years.

    it's not because i always look down
    it might be i always look out

    i'm biting my lip
    as confidence is speaking to me.
    i loosen my grip from my palm
    and put it on your knee.
    in my way, i say
    you're the reason why i'll move to the city
    you're why i'll need to leave

    you're the reason why i'll move to the city
    you're why i'll need to leave

    there was your breath
    on the back of my neck.
    the only one holding
    the only one i had felt in years

    it's not because i always hold out
    it might be i always hold on.
    it might be i always hold on.

    i'm biting my lip
    as confidence is speaking to me.
    i loosen my grip from my palm
    and put it on your knee.
    in my way, i say
    you're the reason why i'll move to the city
    you're why i'll need to leave.
    you're the reason why i'll move to the city
    you're why i'll need to leave.

    so what's with the eyes in the back of the room?
    the only ones trying
    the only ones i have let in years.
    it's not because i always give up
    it might be i always give out
    it might be i always give out
    it might be i always give out
    it might be i always give out
  • ing. 1. dagitmak, vermek.
    2. calisamaz hale gelmek, bozulmak.
  • üzerine sayfalarca yorum yapabileceğim ender şarkılardan biridir.

    şöyle de bir akustik kaydı vardır ki, en az albüm kaydı kadar başarılı bir iştir.

    https://www.youtube.com/watch?v=bczslhtg0my

hesabın var mı? giriş yap