şükela:  tümü | bugün
  • insanların farkına varmadan her gün karşı karşıya kaldıkları, garip ve anlaşılmaz bir biçimde kabullenip normal karşıladıkları zorunluluktur. herhangi bir mağazadan kıyafet alışverişi yaparken müzik dinlemek bir zorunluluk haline geldi, kimse de demiyor ki aga bu nedir. pantolon ihtiyacınız mı var, seçerken müzik dinlemek zorundasın. tişört almak mı istiyorsun, kafanın üzerindeki hoparlörlerden bangır bangır gelen müziği dinlemek zorundasın. en komiği de, müziğin sesini kısabilir misiniz dediğinizde görevlilerin yüzünüze uzaylı görmüş gibi bakmaları.

    ayrıca:
    (bkz: istanbul'da sürekli müzik dinlemek zorunda olmak)
  • tempolu müzik altında etraftaki itemlara koşmak, bir yandan da peşimizdeki görevlilerden sıyrılmak ile crimsonland'i hatırlatan durum.
  • eger hos bir klasik muzik caliniyorsa alisverisi eglenceli hale getiriyorsa ne hos ne ala olan durumdur. ancak, dan dan elektronik muzik ne bileyim ver ordan bilumum ergen pop muzik bangirtilarini, derhal terk ediyorum o dukkana bir daha giremiyorum zaten.
  • müzik, kültür ve ses şoku geçirmenin şansa bağlı olduğu istanbul ve benzeri kentlerde, kişinin yanında mutlaka kulak içi kulaklıklı bir adet mp3 çalar bulundurması zorunluluğunu bana aşılamış durum.
  • telif hakkından 2 gün müzik çalamayan bir markanın satışlarının anında düşmesinden dolayı kendine ait radyo açmak zorunda kaldığına şahit oldum. ayrıca aynı markanın mağazalarında binbir olay da oluyor şaka gibi:

    http://www.youtube.com/…are&list=pl9ec2f188f0e93693
  • müşterilerin haricinde, mağaza çalışanlarının da ciddi anlamda rahatsız olduğu, ama para kazanmak için çalışmak zorunda olmalarından dolayı seslerini çıkaramadıkları durumdur. baş ağrsı yapar. buna katlanmamak için (bkz: müziksiz mekanlar).