şükela:  tümü | bugün
  • drew barrymore* ve kirsten dunst* benzeri, buyuyunce akranlarini pesinden surukletme potansiyeli barindiran cocuk oyuncu
  • sihirli annemdeki diğer küçük oyuncuların aksine yapmacık olmayan oyuncu.oyunculuğa devam eder mi bilmem ama ilerde başrol oynayabilecek bir yüze sahip kendisi.
  • orjan a sık gelen çocuk oyuncu...yaz tatilinin neredeyse tamamını diğer çocuklara ve büyüklere dizi setlerini anlatmaya mahkum edilmiş kızcağız...o ve sihirli annem fanatikleri, fareli köyün kavalcısındaki gibi geziyorlar!
  • yine bir fantastik dizi olan selenada oynayan oyuncu.görünen o ki çocuk oyuncuların büyüyünce çirkinleşmesi kuralına uymamıştır.
  • 12 yaşında bir çocuk oyuncu.
  • bir dönem lc waikiki'nin sürekli modeli idi. şimdi görünmüyor orada.
  • gerçekten başarılı olarak varsaydım, insan güzeli; fakat yaşı ilerledikçe şu türkiye medyası piyasasında bozmamasını umduğun kişisi.
  • travmaya sokmuştur beni dün itibariyle, tenimde yaşlanmışlık duygusunun soğukluğunu hissettim ilk kez...

    dün akşam bir arkadaşımla beraber muhsin ertuğrul'da sahnelenen şark işçisi oyununu izlemeye gittim. oyun henüz başlamadan evvel sağa sola bakıyor, bir yandan da ergenlik çağından kalma bir refleks olarak gözlerimle süzecek insan arıyordum. bu arayışlar ekoseli bir polar (?) giymiş tatlı bir kızcağız bulmamla beraber sona erdi tabii ki.

    hedefimi yanımdaki arkadaşıma gösterdim, "şu güzelmiş" minvalinde. o da hatun gözüyle baktı ve "biraz küçük abi" cevabını verdi. bu cevaptan sonra "nesi küçük, sen yaşlanmışın, çökmüşün vs" şeklinde karşı argümanlara giriştim ama bir yandan da dik dik süzdüğüm hatun bize doğru yaklaştığı için sesimi alçalttım. tam o sırada, kestiğim malum kız yanımdan geçerken, yanımdaki o arkadaş da boş bir kahkaha patlattı. o kahkaha malum olduğu gibi herkesin ilgisini çekti, kız da "acaba bana mı gülüyorlar?" minvalinde bakış attı.

    kahkahayı bertaraf ettikten sonra arkadaş bana dönerek, "lan bu senin kestiğin kız selena'da oynayan şu kız değil mi ahahahah?" diye acı acı güldü bana. evet acı acı güldü. "yok canım değildir, o olamaz" falan derken internetin yardımıyla o olduğunu, adının da gizem güven olduğunu öğrendik.

    meğer 94'lüymüş...

    (bkz: sözüm ki tek sana geçmez celladımsın ey zaman)

    edit: bu arada ünlü olmanın da ne kadar zor/kötü olduğunu farkettim az evvel. misal şimdi ben bu kıza baktım ettim ya, garanti o, sanki ben ona "ünlü" olduğu için baktığımı falan zannedecektir. piyuuuv.
  • bir büyümedi bu arkadaş, biz ölücez bu aynı kalıcak galiba.
  • aklıma diğer akranlarını getirdi tabi tabi;

    (bkz: ecem kanun)
    (bkz: ipek tugay)
    (bkz: kutay özcan)