şükela:  tümü | bugün
  • berbat hissederken "iyiyim" demek gibidir yapay bir gülümseme eşliğinde: alışkanlıktan.
    rafta dizili 35 çeşit ojeye rağmen renksiz ve bakımsız tırnaklar gibidir: üşengeçlikten.
    "geçti galiba" derken kendini yenileyen sevimsiz bir grip gibidir: önemsememekten.
    dinlemedim sanarken ezbere bilinebilen bir şarkı gibidir: en derinlerden.
    tokken ve hiç sevilmediği halde yenen bir dilim kakaolu kek gibidir: boşluktan.
    mum ışığında okunmaya çalışılan kargacık burgacık bir yazı gibidir: çaresizlikten.
    hepsinden ve senden de ötedeki başka bir sen gibidir: yabancılaşmaktan.

    yok gibidir: varken.

    (bkz: yavaş yavaş delirdim kimse fark etmedi)
  • çizgi filmlerde uçurumdan düşen karakterlerin başına gelene benzer bir durummuş bu. ayaklarının altında zemin olmadığını farkedene kadar yürümeye devam ederler. farketmeseler düşmeyecekler. ama farkettikleri an : güümmmm !!
  • yalnızken, ve tum maskelerini çıkarmışken farkına vardığın birşeydir. dışardan tamamen iyimser, hatta fazla iyimser görünen insanlarda rastlanır. çoğu buna sahip olduğunu bilse bile tam tersi davranmakta ustalaşmış kişilerdir..
  • atipik depresyonun alt türüdür.

    tipik (majör ve türevi) depresyonlar gibi "depresyon bu." diye bağıran bir tablo çizmez. işlevsellik çok az bozulmuştur. majör depresyondaki biri işi tamamen bırakıyorsa, gizli depresyondaki biri her hafta bir gün için aksatır mesela. majör depresif evden çıkmıyorsa gizli depresif ayda bir iki defa buluşma tekliflerini kabul edebilir.

    tipik depresyonu fark etmek yakınlar ve hasta için çocuk oyuncağıdır. farklılık, acı çok barizdir. en bilemedin, yakıştıramayan hasta ve yakınlar tarafından inkar edilebilir ama gözden kaçamaz. gizli depresyonda ise yakınların duruma uyanması imkansıza yakın, kişinin uyanması ise çok zordur.

    bazıları her zamanki gibi görünür bazıları ise her zamankinden de iyi. özellikle kişi bipolar/siklotimik/eğilimli ise manik savunmayı çok sık kullanır, kimileri hipomaniyi bir duygudurum olmaktan çıkarıp karakterinin parçası haline getirir, hastalıktan öncesi, doğal fıtratı da uçarı, neşeli, enerjik ise "when you see me laughing, i'm laughing just to keep from crying." durumunu anlamak iyice imkansıza merdiven dayar.

    (bkz: #58976663)

    tipik depresyonda kişinin sorununu depresyon olarak teşhis etmesi belki birkaç güne, haftaya mal olurken; gizli depresifin birkaç ay içinde anlaması için epey şanslı ve sağlam içgörülü olması gerekir, aksi takdirde birkaç yıl kafadan gider. hasta gizli depresyonun ne demek olduğunu bilebilir, hatta "öylesine" konu hakkında deli gibi okuma yapmış olabilir. bir sorunu olduğunun farkında da olabilir ama bir türlü bu iki olayı bağdaştıramaz. eldeki verilerle her şey çok bariz olmasına rağmen depresyona dair içgörü körleşme derecesine gelmiştir. aylarca saksıyı zorladıktan sonra kafaya dank edebilir.

    uzun süren bir açıktan depresyon sonrasında borç buradan ödenmeye devam edilebilir. bu durumda hasta depresyondan çıktığını zanneder ama aslında açıktan depresifken depresyonla yaşayamamaktır, gizliden depresifken ise depresyonla yaşamayı öğrenmiştir, çevresindekilerden saklamayı, en sonunda da kendinden saklamayı. ki kilit nokta budur. kendine bile çaktırmamak gerekir gizli depresif olmak için.

    aslında yaşama karşı duruş, duygular ve düşünceler değişmemiştir/tipik depresifle aynıdır. bu durumdaki hastanın yaptığı ise sık sık kafayı dağıtmak, depresyonu hissetmemek/hissettirmemek için hipomani maskesi takmak, kendini "hadi bunu da yap.", "bugün okula git, dönünce uyursun." "gelince sevdiğin x'i yaparız." şeklinde zorlamak, otomatik pilota almak, rüşvet vermek ve yaşama dair motivasyonu, devam edecek enerjiyi vereceğini bildiği tüm püf noktalarıyla oynamak, gün içinde duygusal hafızada iyi yer edinmiş film, dizi, müzik, kitap ve uğraş gibi materyalleri tam kilit noktalarda pazara çıkarmak, bu ve bunun gibi taktiklerle iç dünyayı manipüle edip kendi de dahil olmak üzere herkese bir "her şey yolunda." illüzyonu yaratmaktır.

    psikosomatik belirtiler yani ağrılar, sızılar, sancılar; depresyonla alakasız gibi görünen yakınmalar olabilir. çoğunlukla kişi normal insanlardan ve tipik depresiflerden daha çok uyku ve yemek ihtiyacı hisseder. tipik depresif vitesi bazal metabolizmaya alıp çok az enerji harcar, normal insan ise normal viteste gündelik işlerini yaparken ortalama bir enerji harcar. gizli depresife gelirsek, normal hatta normal üstü bir aktivite gösterir, zihni onu bazal metabolizmaya davet ederken. hem gündelik işlerini halletmeli, hem herkesten daha aktif olmalı hem de kendini ve diğerlerini iyi olduğuna dair manipüle etmeli (durumu kendinden saklamak ve devam etmeye zorlamak, bu işin en zor kısmıdır) derken iki gruptan da daha fazla dinlenmesi ve beslenmesi gerekir, çünkü yakılan enerji fazladır.

    kendini oyalamayı, yönlendirmeyi, illüzyon yaratmayı bırakıp bir anlığına durur ve "şu an ne hissediyorum?" "hayat hakkında ne düşünüyorum?" "yaptığım bu şeyi yapmak gerekten içimden geliyor mu?" diye düşünürse aslında motivasyon, yaşama sevinci, haz gibi çoğu şeyi neredeyse kaybettiğini fark eder. işin gerçeği hiçbir şey yapmak istemiyordur, hiçbir şey hissetmiyordur, hayat anlamsızdır. bu farkındalığa varsa dahi birkaç dakika içinde kendini toparlayıp "devam edebilir" veya çoğu gizli depresifin geçirdiği haftada 1-2 gelen depresif ataklardan geçirir, birkaç saati/günü hiç olur, akşamına ya da ertesi güne hiçbir şey olmamış gibi devam eder. acı duygusu ya çok derinlere gömülmüş ya da silikleşmiştir. temel sorun apatidir. tipik depresif acı çeker, gizli depresif hissetmez. will denen nane ölümüne zayıflamıştır. yani istekten ve iradeden düşmüştür. bu yüzden savsak ve gevşek bir görüntüsü olabilir, hayatına devam etse de işte, okulda normal insanlar gibi başarı gösteremeyebilir.

    atipik doğasından ötürü, ara ara gerçekten eskisi gibi hisseder. yaşamanın, bir şeyleri arzulamanın, başarmanın, gerçeğinden bir mutluluğun, özgürlüğün ne demek olduğunu hatırlar. o anlarla genel ruh halini karşılaştırdığında ne kaybettiğini, içinden eksilenin ne olduğunu anlayabilir. aksi durumda eskiler çok eskide kaldığından elinde karşılaştırma yapacak bir veri olmaz ve "ben böyle değildim." diyemeyebilir. çevresindekilere eskisi gibi görünür ama eskisi gibi hissetmez. gizli depresyon yaşadığını fark edene değin de aslında eskisi gibi olmadığını yalnızca eski halini taklit ettiğini de fark etmesi namümkündür.

    fark ettikten sonra mı? bir psikiyatra görünüp paşa paşa ilaçlarını kullanmalıdır. "kapitalist sistem, ilaç şirketleri, içindeki güç, kendi kendine aşmak." diyen dalyarakları dinlememeli, içindeki gücün depresyonu yenmeye değil, berabere kalmaya yettiğini, elinden geleni zaten yaptığını, hayatın böyle de gittiğini ama hiçbir anlamı ve güzelliği olmadığını bilmelidir.

    edit notu: sakladığı depresyonunu, hayattan çekilme, her şeyi bırakma isteğini ve intihar eğilimini sıcak sıcak hissetmek isteyenlere öneri:

    önce illüzyonu kırın. gerçekten mutlu olup olmadığınızı sorgulayın, neyi neden yaptığınızı, akşamki arkadaş buluşmasına, yarınki derse gerçekten gitmek isteyip istemediğinizi sorun kendinize. yorgun musunuz, bıkkın ve sıkılmış mısınız, gelecek sizi heyecanlandırıyor mu, her gün duş alacak, uyuyacak, yemek yiyecek olmak size nasıl hissettiriyor, (rutine bağlamaktan, monotonluktan bahsetmiyorum, gayet basit aktiviteleri hayatının sonuna dek milyonlarca tekrar ve tekrar yapacak olma düşüncesi) yaşamın çabalarınıza değdiğini düşünüyor musunuz, bunları bir gözden geçirin. gizli depresif iseniz boşluk ve sıkıntı hissedeceksiniz. tüm bunların ardından hayatın böyle bir şey olma, bunun bir depresyon olmama ya da depresyonsa dahi hemen hemen herkeste olma, yaşı ilerleyen herkesin coşkuyu kaybediyor olma ihtimalini, hiçbir zaman düzelemeyeceğinizi, yılların böyle sürüp gideceğini düşünün.

    sonrası "iyi de böyle yaşanmaz ki." "böyle olacaksa hiç olmasın." "yaşamam daha iyi." "buna yıllarca devam edemem." "o kadar gücüm yok." "değmez."
  • herkesin kendisi için kurduğu bir ideal imgesi vardır. bu imge aynı zamanda bilinçli ben'i de kapsar. depresyon en genel anlamıyla bu imgede yaşanan bir kırılmadan kaynaklanır. kişi, kurduğu benle gerçekliği arasında sıkışır kalır. benlikte oluşan çatlaktan bilinçdışında biriken korkular, endişeler ya da bastırılmış arzular sızmaya başlar. artık depresyona girilmiştir, fakat henüz farkına varılmamıştır. benlik bilinçdışından gelen saldırılardan korunmak için kapanmayı seçer ve sürekli olarak ketlenmeye başlar kişi. sahir zamanda keyif alarak yaptığı şeyleri yapamaz olur, sevdiği hiç bir şeyden eskisi gibi tat alamaz. nedensiz bir hüzün, melankoli ya da karamsarlık içinde yüzmektedir. "neden" diye sorması yetmez çünkü bilinçdışı denilen bölge, insanın görmek-duymak istemediklerini depoladığı gizli evrenidir. oradan gelen bir baskıyla o kadar da kolay yüzleşilmez. benlik bütünlüklü, üretken ve yaratıcı enerjisini dışarıdan gelen saldırılardan korunmak için harcayıp durur ve sonunda kişi kendini sürekli bir yorgunluk, çöküntü içinde bulur.

    aslında bir yere gizlenmez depresyon. sadece henüz kronikleşmemiş, insanın hayatını çözümsüz bir noktaya getirmemiştir. zira onun da zamanı vardır.
  • '"ee sustun. hadi anlat da gülelim." insanları'na kapak olsun, katalog olsun dediğim hal ve eda. açıp açıp okusunlar, allah'ından bulsunlar. oh be rahatladım.
  • gizli tükeniş,kişinin farkında olmadan,içinde bir ırmağın kuruması.
  • diğer insanlarla beraberken özellikle arkadaş çevresinde haddinden fazla şen şakrak olmak, yanlız kalındığında ise yine "haddinden fazla" duygusallaşmak, ağlamalı zırlamalı filmler izleyip sanki kendin yaşamışsın gibi melankolinin dibine vurmak durumudur. sonrasında durup "arkadaş benim derdim ne? ne diye bu kadar zırlak oldum ben?" sorularıyla boğuşmak gelebilir. cevabı bulabilene aşk olsun.
  • minoru, majoru derken; illa bir şekilde depresyonda olduğunuz hissini yaratmaya çalışan depresyon türü. kateleptik özellikli depresyon, melankolik özellikli depresyon, distimi, bipolar derken herkesi zorla soktular depresyona. ha sizde bunların belirtileri yoksa; gizli depresyon.

hesabın var mı? giriş yap