şükela:  tümü | bugün
  • diğer insanlarla beraberken özellikle arkadaş çevresinde haddinden fazla şen şakrak olmak, yanlız kalındığında ise yine "haddinden fazla" duygusallaşmak, ağlamalı zırlamalı filmler izleyip sanki kendin yaşamışsın gibi melankolinin dibine vurmak durumudur. sonrasında durup "arkadaş benim derdim ne? ne diye bu kadar zırlak oldum ben?" sorularıyla boğuşmak gelebilir. cevabı bulabilene aşk olsun.
  • gizli mi acık mı bilemiyorum.
    tek bildigim son iki uc haftadır gunde 15-20 saat uyudum. arada uyandıkca yemek yedim, sonra gene uyadım. arada da fırsatını buldukca agladım.
    uyanayım barem artık. -gulucuk-
    aldıgım kiloları vereyim, ders calısayım filan. -gulucuk-
  • atipik depresyonun alt türüdür.

    tipik (majör ve türevi) depresyonlar gibi "depresyon bu." diye bağıran bir tablo çizmez. işlevsellik çok az bozulmuştur. majör depresyondaki biri işi tamamen bırakıyorsa, gizli depresyondaki biri her hafta bir gün için aksatır mesela. majör depresif evden çıkmıyorsa gizli depresif ayda bir iki defa buluşma tekliflerini kabul edebilir.

    tipik depresyonu fark etmek yakınlar ve hasta için çocuk oyuncağıdır. farklılık, acı çok barizdir. en bilemedin, yakıştıramayan hasta ve yakınlar tarafından inkar edilebilir ama gözden kaçamaz. gizli depresyonda ise yakınların duruma uyanması imkansıza yakın, kişinin uyanması ise çok zordur.

    bazıları her zamanki gibi görünür bazıları ise her zamankinden de iyi. özellikle kişi bipolar/siklotimik/eğilimli ise manik savunmayı çok sık kullanır, kimileri hipomaniyi bir duygudurum olmaktan çıkarıp karakterinin parçası haline getirir, hastalıktan öncesi, doğal fıtratı da uçarı, neşeli, enerjik ise "when you see me laughing, i'm laughing just to keep from crying." durumunu anlamak iyice imkansıza merdiven dayar.

    (bkz: #58976663)

    tipik depresyonda kişinin sorununu depresyon olarak teşhis etmesi belki birkaç güne, haftaya mal olurken; gizli depresifin birkaç ay içinde anlaması için epey şanslı ve sağlam içgörülü olması gerekir, aksi takdirde birkaç yıl kafadan gider. hasta gizli depresyonun ne demek olduğunu bilebilir, hatta "öylesine" konu hakkında deli gibi okuma yapmış olabilir. bir sorunu olduğunun farkında da olabilir ama bir türlü bu iki olayı bağdaştıramaz. eldeki verilerle her şey çok bariz olmasına rağmen depresyona dair içgörü körleşme derecesine gelmiştir. aylarca saksıyı zorladıktan sonra kafaya dank edebilir.

    uzun süren bir açıktan depresyon sonrasında borç buradan ödenmeye devam edilebilir. bu durumda hasta depresyondan çıktığını zanneder ama aslında açıktan depresifken depresyonla yaşayamamaktır, gizliden depresifken ise depresyonla yaşamayı öğrenmiştir, çevresindekilerden saklamayı, en sonunda da kendinden saklamayı. ki kilit nokta budur. kendine bile çaktırmamak gerekir gizli depresif olmak için.

    aslında yaşama karşı duruş, duygular ve düşünceler değişmemiştir/tipik depresifle aynıdır. bu durumdaki hastanın yaptığı ise sık sık kafayı dağıtmak, depresyonu hissetmemek/hissettirmemek için hipomani maskesi takmak, kendini "hadi bunu da yap.", "bugün okula git, dönünce uyursun." "gelince sevdiğin x'i yaparız." şeklinde zorlamak, otomatik pilota almak, rüşvet vermek ve yaşama dair motivasyonu, devam edecek enerjiyi vereceğini bildiği tüm püf noktalarıyla oynamak, gün içinde duygusal hafızada iyi yer edinmiş film, dizi, müzik, kitap ve uğraş gibi materyalleri tam kilit noktalarda pazara çıkarmak, bu ve bunun gibi taktiklerle iç dünyayı manipüle edip kendi de dahil olmak üzere herkese bir "her şey yolunda." illüzyonu yaratmaktır.

    psikosomatik belirtiler yani ağrılar, sızılar, sancılar; depresyonla alakasız gibi görünen yakınmalar olabilir. çoğunlukla kişi normal insanlardan ve tipik depresiflerden daha çok uyku ve yemek ihtiyacı hisseder. tipik depresif vitesi bazal metabolizmaya alıp çok az enerji harcar, normal insan ise normal viteste gündelik işlerini yaparken ortalama bir enerji harcar. gizli depresife gelirsek, normal hatta normal üstü bir aktivite gösterir, zihni onu bazal metabolizmaya davet ederken. hem gündelik işlerini halletmeli, hem herkesten daha aktif olmalı hem de kendini ve diğerlerini iyi olduğuna dair manipüle etmeli (durumu kendinden saklamak ve devam etmeye zorlamak, bu işin en zor kısmıdır) derken iki gruptan da daha fazla dinlenmesi ve beslenmesi gerekir, çünkü yakılan enerji fazladır.

    kendini oyalamayı, yönlendirmeyi, illüzyon yaratmayı bırakıp bir anlığına durur ve "şu an ne hissediyorum?" "hayat hakkında ne düşünüyorum?" "yaptığım bu şeyi yapmak gerekten içimden geliyor mu?" diye düşünürse aslında motivasyon, yaşama sevinci, haz gibi çoğu şeyi neredeyse kaybettiğini fark eder. işin gerçeği hiçbir şey yapmak istemiyordur, hiçbir şey hissetmiyordur, hayat anlamsızdır. bu farkındalığa varsa dahi birkaç dakika içinde kendini toparlayıp "devam edebilir" veya çoğu gizli depresifin geçirdiği haftada 1-2 gelen depresif ataklardan geçirir, birkaç saati/günü hiç olur, akşamına ya da ertesi güne hiçbir şey olmamış gibi devam eder. acı duygusu ya çok derinlere gömülmüş ya da silikleşmiştir. temel sorun apatidir. tipik depresif acı çeker, gizli depresif hissetmez. will denen nane ölümüne zayıflamıştır. yani istekten ve iradeden düşmüştür. bu yüzden savsak ve gevşek bir görüntüsü olabilir, hayatına devam etse de işte, okulda normal insanlar gibi başarı gösteremeyebilir.

    atipik doğasından ötürü, ara ara gerçekten eskisi gibi hisseder. yaşamanın, bir şeyleri arzulamanın, başarmanın, gerçeğinden bir mutluluğun, özgürlüğün ne demek olduğunu hatırlar. o anlarla genel ruh halini karşılaştırdığında ne kaybettiğini, içinden eksilenin ne olduğunu anlayabilir. aksi durumda eskiler çok eskide kaldığından elinde karşılaştırma yapacak bir veri olmaz ve "ben böyle değildim." diyemeyebilir. çevresindekilere eskisi gibi görünür ama eskisi gibi hissetmez. gizli depresyon yaşadığını fark edene değin de aslında eskisi gibi olmadığını yalnızca eski halini taklit ettiğini de fark etmesi namümkündür.

    fark ettikten sonra mı? bir psikiyatra görünüp paşa paşa ilaçlarını kullanmalıdır. "kapitalist sistem, ilaç şirketleri, içindeki güç, kendi kendine aşmak." diyen dalyarakları dinlememeli, içindeki gücün depresyonu yenmeye değil, berabere kalmaya yettiğini, elinden geleni zaten yaptığını, hayatın böyle de gittiğini ama hiçbir anlamı ve güzelliği olmadığını bilmelidir.

    edit notu: sakladığı depresyonunu, hayattan çekilme, her şeyi bırakma isteğini ve intihar eğilimini sıcak sıcak hissetmek isteyenlere öneri:

    önce illüzyonu kırın. gerçekten mutlu olup olmadığınızı sorgulayın, neyi neden yaptığınızı, akşamki arkadaş buluşmasına, yarınki derse gerçekten gitmek isteyip istemediğinizi sorun kendinize. yorgun musunuz, bıkkın ve sıkılmış mısınız, gelecek sizi heyecanlandırıyor mu, her gün duş alacak, uyuyacak, yemek yiyecek olmak size nasıl hissettiriyor, (rutine bağlamaktan, monotonluktan bahsetmiyorum, gayet basit aktiviteleri hayatının sonuna dek milyonlarca tekrar ve tekrar yapacak olma düşüncesi) yaşamın çabalarınıza değdiğini düşünüyor musunuz, bunları bir gözden geçirin. gizli depresif iseniz boşluk ve sıkıntı hissedeceksiniz. tüm bunların ardından hayatın böyle bir şey olma, bunun bir depresyon olmama ya da depresyonsa dahi hemen hemen herkeste olma, yaşı ilerleyen herkesin coşkuyu kaybediyor olma ihtimalini, hiçbir zaman düzelemeyeceğinizi, yılların böyle sürüp gideceğini düşünün.

    sonrası "iyi de böyle yaşanmaz ki." "böyle olacaksa hiç olmasın." "yaşamam daha iyi." "buna yıllarca devam edemem." "o kadar gücüm yok." "değmez."
  • kibir kıvılcımının insan psikolojisindeki alevlenişi ile birlikte; yangın yerine "olay mahalli" kaosu yakıştıramama hastalığı.

    depresyon, maske altında cayır cayır birikmiş enkaz olarak durmakta ve "ben" holiganlığı mazoşist bir çırpınışla; acıdan haz devşirircesine perde ardında. düşüşlerin kaçışından bir düşüşler bataklığı, anlamsız ve burnu havada yapay bir zırh ardı. maske, artistik mutluluğun depresyon etiketi ve kabulleniş gayesi biçmeyen korku ile pasif duruşlar harmanı.

    depresyon, iç dünyanın yaşadığı derin bir zelzele ve sükunet merhalesi kişinin kabülü ile yol alır. zelzelenin derinliğini maskelemeye çalışmak, her ne kadar ben ile kibirsel bir denklem olsa da... çaresizliğin içinde olanların da imdat olarak gördüğüdür. insan ruhu çok yönlü bir pusula ve maskelerin sebebi sadece "kibir" değil, "aidiyet açlığı", "kabulleniş", "kırıklık" ve sair duygu hâli.

    maske: suret perdesi ve kalb ile suret uyuşmazlığı. dudakların kenarında asılı akıl yapımı kıçı kırık gülüşler, gözün derinliğinde pusu kurmuş çığlıktan bakışlar. maske ruhun astarı ve yürek üzerinde incecik bir hüzün tabakası. sahte mutluluk maskesi mutsuzluk perdesi ve depresyona maske kılmak; kâh kibir kâh zorunluluk. kibir ise ahmaklık ve zorunluluk ise çaresizlik.

    çaresiz ahmaklık, kibirden zorunluluk.

    "depresyon batıdan ithal ettiğimiz, ithal bir üründür..." kim demiş bu sözü unuttum, ama kafamda inşa edip unutmadığım şey: ne doğu kalır ne batı, insan yaşadığı zaman çırpınışını.

    maskeler yazgımız ve depresyon ırak olsun bizlere. kim bu hâlin içerisinde, şifâ diliyoruz benliğine. maske yazgı ve o her daim alır eline sazı...

    maskeye duyulan eseften ve necis ikilemden "depresyon" aldı istihkak, içimizde yine maskenin tasası, bitmez tasa etmiş bizi istimlak.
  • hep hissettiğim ve patlama noktalarında gizliliği falan kalmayıp, doğrudan anamı siken durum. benim olayım biraz daha farklı tabi. ben paranoyak olduğuma kesinlikle kanaat getirdim artık. bu paranoyaklık durumunu önceden kafam aşırı yüksekken (lsd, mescalin) yaşardım sadece. nasıl güzel başlarsam başlayayım sonunda mutlaka kendi kendime sesli bir şekilde yardırırken buluyorum kendimi. neyse efendim sonra sadece ot içtiğim zamanlarda bile yaşar oldum bunu. vay efendim şunlar benimle alakalı birşeyler söylüyor. bu bana bunu dedi çünkü şu haraketim göze batıyor. bu benden şunu istiyor çünkü sebebi şu falan. artık gün içinde de bunu yapmaya başladım. iş, arkadaş ortamı, ilişki falan herşey de sıçmaya başladım. bunun sebebi zamanında aşırı kimyasal kullanmakta olabilir tam olarak bilmiyorum. ama içimdeki bu paranoyak sesi ne yaparsam yapayım susturamıyorum artık. herşey düzenli giderken bile mutlu olamıyorum. iki saat mutlu geçirdikten sonra kendi kendimi yargılamaya başlayıp, herşeyin sahte olduğuna ikna ediyorum kendimi. şu an türkiye'den 5.000 km uzakta, yan odada 2 haftadır fena kavgalı olduğum kız arkadaşım var. kimseyle konuşamıyorum, hayatımda hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim. artık sevgiliyi insanları falan siktir ettim, ergenliğimden bu yana yaptığım herşeyi sorguluyorum dört duvar arasında. delirmek üzereyim. özet geçmem gerekirse, eğer bunu en ufak hissediyorsanız ona göre yaşamaya çalışın. bir amcam ve uzaktan bir kuzenim akıl hastası amk. şimdi onun tribindeyim ben de mi deliriyorum diye. eğer sıkıntın varsa dikkat et kendine. bilmediğin bokları marjinal olucam, şöyle ortamlarda takılıcam diye içme. bak pırlanta gibi çocuğum amı götü dağıltıyorum şu an.
  • zaten depresyona meyilli bir halk iken anayasa değişikliği, elimizden kayıp giden laik düzen, iş hayatının canımızı çıkarması,hayattan beklentileri tavan yapan biz insanların ufak şeylerle mutlu olmayı çook önce bırakması ve peşinden gelen tatminsizlik, ocak-mart arasında artış kaydeden nişan dönemi ve yalnız kalplerin instagramla imtihanı gibi gibi sebeplerle içinde olduğumuz durum. hayır bir de pms dönemleri diye bir olgu da varken bize her gün pms diyerek etrafta dolaşmamız da hiç yardımcı olmuyor.

    birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan şu günlerde yapacağımız en güzel şey sağlığımızın yerinde oluşuna şükretmek sanırım.
  • kişinin kendine zarar vermesi ve intihara kalkışması gibi olumsuz sonuçlara meyil hazırlayabilecek kadar tehlikeli ve ciddiye alınması gereken bir depresyon çeşidi olan gizli depresyonda “farkındalık ile erken teşhis” bir hayli önem taşıyor. gizli depresyonun tedavisinde, diğer depresyon türlerinde uygulanan tedavi teknikleri kullanılıyor. terapistler tarafından tedavi edilen gizli depresyonla başa çıkabilme yolunda ilk hedef, kişinin hayatında ve özellikle ikili ilişkilerinde nelerin eksikliğini hissettiğini bulmaya yönelik oluyor. bu süreçte kişinin kendisi kadar ikili ilişkileri (cinsel hayatı, davranım biçimi ve iletişimi) de önem taşıyor. çünkü istemsiz olarak maskelenmeye çalışılan depresyon ikili ilişkilerdeki davranış, tutum ve iletişim değişiklikleri ile daha rahat ortaya çıkabiliyor. ikinci olarak ise depresyonun kişinin hayatına ne kadar girdiği bulunmaya çalışılıyor. kişi ikili ilişkilerini, ev ve iş hayatını sürdüremeyecek durumda ise ve ağlama nöbetleri oluyorsa psikiyatri uzmanına yönlendirilerek ilaç tedavisine başlanıyor. psikoterapi ve ilaç tedavisi ile kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olunuyor. gizli depresyonun ne kadar zamandır olduğu, kişinin entelektüel yeteneği ve yaşı, cinsiyeti veya çalışıyor olup olmadığı terapinin süresini belirliyor.
  • depresyon gibi depresyon yaşarken görmezden gelince de mi gizli depresyon oluyor.
  • depresyondaki insanların günlerini hep yatarak geçirdiği ve normal günlük yaşantılarını devam ettiremedikleri düşünülür. herkes depresyonu aynı şekilde geçirmiyor. bazı kişiler depresyonda olduklarının farkında bile değildirler.

    başkalarına mutlu görünüp, yüzünde daima bir tebessüm varken içten içe acı çekerler. gizli depresyon olarak da bilinen maskeli depresyon genelde fark edilmez. bundan muzdarip kişiler duygularını önemsemez ve onları hep hasıraltı ederler.

    maskeli depresyonun en belirgin özelliği üzüntüdür. yüzdeki gülümseme ve dıştan görünüş kişinin gerçek duygularını saklamak için arkasına sığındığı bir savunma mekanizmasıdır. bir kişi mutsuz sonla biten bir ilişki, ailevi sebeplerle yaşadığı türlü iç sıkıntılar, kariyeriyle ilgili yaşadığı zorluklar ya da hayatta kendisine doğru bir hedef belirleyememiş olma gibi sebeplerle üzüntü yaşayabilir. bu üzüntü aynı zamanda sürekli devam eden sıkıntılar, hiçbir şeyden zevk almama, her şeyin anlamsız gelmesi ve hayatta bir şeylerin yolunda gitmediğine dair olumsuz başka bir duygu da olabilir.

    maskeli depresyonun diğer sık görülen belirtileri huzursuzluk, korku, öfke, yorgunluk, sinirlilik, umutsuzluk ve çaresizliktir. bu tür ya da diğer klasik depresyondan muzdarip kişiler aynı zamanda uyku problemi de yaşayabilir, keyif veren aktiviteler yapmaktan mutlu olmayabilir ve libido seviyelerinde düşüş gözlemleyebilirler. herkesin tecrübe ettiği şey farklıdır. bu belirtilerin bir tanesini ya da birkaçını yaşamak mümkündür

    maskeli depresyonu anlamanın başka bir yolu da onu bir maske gibi düşünmek. maskeli depresyondan muzdarip kişiler dış dünyaya yaşadıkları bu sorunla ilgili en ufak bir ipucu vermezler. bu kişilerin genelde tam zamanlı bir işleri vardır, bir evin ve ailenin sorumluluklarını yerine getirirler, spor yaparlar ve nispeten aktif bir sosyal yaşamları vardır. maskelerini taktıkları sürece, insanların arasında her şey mükemmel hatta bazen kusursuz görünür. bununla birlikte bu kişiler maskelerinin altında, üzüntü, panik atak, düşük özgüven, tatminsizlikle ortaya çıkan keyifsizlik, hayatı rutin bir alışkanlık olarak algılama ve hedefsizlik, uykusuzluk ve hatta bazı durumlarda intihar düşünceleriyle mücadele ederler.

    kendinizi boşlukta hissetmenize sebep olan şeyin ne olduğunu inkar ettiğiniz ya da onun varlığını kabullenmekten kaçındığınız sürece, yaşadığınız problemi çözmek neredeyse imkansız hale gelecek. depresif duygu ve düşünceler gerektiği şekilde ele alınmadığı zaman, bunlar üst üste yığılır ve daha kötü hale gelirler. önemli olan bu duygu ve düşüncelere ulaşmaktır.

    mutsuzluğunuzu gizlemek için takındığınız gerçek ve içten olmayan bir gülücük içinde bulunduğunuz ruh halinin daha da kötüleşmesine sebep olabilir. özellikle duygularını saklamak, kadınlar üzerinde erkeklere nazaran daha büyük bir baskı oluşturabilir.
  • garip bir isimlendirme.

    (bkz: distimik bozukluk)

hesabın var mı? giriş yap