şükela:  tümü | bugün
  • çoçuklarda ve gençlerde görülen ve gözün yorulması sonucu yakını,okuduğunu görememeye yol açan göz bozukluğu.

    bir yazıyı okurken başlangıçta sorun yokken, bir süre sonra göz yoruluyor ve okuyamamaya başlıyor.
    bu bir süre kişiden kişiye değişir ama benim için sabah daha uzun iken, gün boyu yorulan gözlerimle akşam daha kısa oluyor.
  • bende varmış bu göz rahatsızlığı. fakat doktor amcanın demesine göre 40 yaşına kadar müdahale etmiyorlarmış, 40 yaşından sonra ise tedavisi basit oluyormuş. gerçi hiç bir zaman yakını görmem ile ilgili sorunum olmadı. aksine gözlerim çok yorulunca uzağa bakınca bulanıklaşma oluyor ama doktor amcanın yaptığı testler gizli hipermetrop diyor, yani benim uzak sandığım şey aslında yakınmış. hayat ne garip lan.
  • bu ne lan diyerek göz doktoruna koştum. hard core bir muayene süreci geçirdim. o göz damlasını yemeyecektim ya neyse. sürecin nasıl geçtiğini bile anlamadığım bir zaman dilimi sonunda en son doktorun önüne bitap düşmüş şekilde otururken; gizli hipermetrop var sende tüm şikayetlerinin sebebi o dedi doktor. dedim helal olsun. ben de beyin kanserinden şüphe etmiştim hayatımı kurtardınız dedim; o araya baya bir goygoy gülüşme girdi falan. neyse gözlüğe alışma sürecinde akla karayı seçmiş olsam da harbiden adam haklıymış. 6 ay sonra kontrole gel dedi. gitmezsem benim mallığım olur zaten adam ne yapsın. ama cidden doktorun işine karışılmazmış. randevu saatinde sinirli girdim bir de içeriye. hastanede resmen gözümün canına okundu. sonra mı ne oldu. her şey artık mükemmel. görmüyormuşum dedim. ki hem yakın hem uzak gözlüğü ile hayatımın bu kadar kolaylaşacağını düşünmemiştim. okuyabiliyorum lan. 15 dakika sonra yazılar birbirine girmiyor monitör ışığı annemi öpmüyor. ha bir de ben biraz pahalıya kaçıp iyi cam taktırdım. plaka parlamasın dedim fark çıktı tabi. e çıkacak o kadar da. öndeki aracın plakasını okumadan araç kullanacak kadar mal değilim. onu da geçtim; parlayan camla şu monitöre bakarken bile gözüm sulanıyordu. o adama gidip sarılsam ayıp etmiş olmam ama herifin tüm esprilerine bildiğiniz mal baktım. göz bebeklerim olmuş anasının gözü kadar; gülme geliyor ama 10 saniye gecikmeli falan. tabi adam dedi uyu, gözüne güneş girmesin. nereye uyuyorum dedim; rayban'ımı taktım gözüme. ve bir kez daha dedim ki iyi ki 500 tl'ye acımayıp o gözlüğü almışım. en son eve giderken araba tutmuştu; sokağa kusmak adetim değildir dayanamadım çıkarttım. baygınlık geçirerek uyuduğumda saat gece 12 falandı. neyse ki artık yazarken, okurken, araç kullanırken, telefon ekranına bakarken, bilgisayar kullanırken gözlerim rahata erişiyor.

    keşke o muayene gününü doom'un sunucularının açıldığı tarihe denk getirmeseydik de ben de ertesi gün doom oynarken göz retinamdan kan gelerek bilgisayar başından kaçmasaydım. olsun biraz ucundan oynadım o da yeter. yeter ki gözcağızım sağlam kalsın.
  • bu sinsi hastalık yüzünden bir sene boyunca kitap okuyamadım ben. doktora gittim tabii ki ama her seferinde bir şeyin yok, diyerek beni sepetlediler. sonunda atakent net gözde özel bir makineyle bakan doktor sorunu çözdü. bir de sabahları muayene olunursa hastalığın belli olmayabileceğini söyledi. okurken bulanma, yazıları karıştırma gibi durumunuz varsa doktora öğle saatlerinde gözler yorulduktan sonra gidin der, gözlerinizden öper iyi okumalar dilerim.
  • dün doktora gidince anladığım, bende de olan rahatsızlık.
    genç yaşta yakın gözlüğü kullanır oldum. bir de damla tabii ki.