şükela:  tümü | bugün
  • şeker hastalığının açıkca belirtilerinin olmaması, sadece seker yuklemesi ile anlaşılması durumu.
  • şeker, çikulata gibi zararlı maddelere bağımlı olan çocuklardan annelerin şeker saklaması.

    - hayrinüsa, misafire şu gizli şekerlerden ikram etsen...
  • tokluk kan sekerinin yuksek olmasi ile ortaya cikan, sinsi ve tehlikeli bir seker hastaligi
    (bkz: tokluk kan sekeri)
  • alakalı olarak; (bkz: hypoglycemia)
  • açlık kan şekerinin normal çıkması nedeniyle genelde tecrübesiz doktorlarca atlanabilen hastalıktır. sürekli tatlı yeme krizleri yaşar ve çikolata canavarı haline gelirsiniz. sık sık hipoglisemi nöbetleri gelir. şikayetlerinizi anlattığınız doktorunuz, açlık şekeri tahlilinizin gayet normal olması nedeniyle "bir şey yok" deyip sizi gönderir. bu durum bir iki sene devam eder. bir gün farklı bir doktora gitmeye karar verirsiniz. "tokluk şekeri ölçülmedi mi hiç" diye şaşkın şaşkın yüzünüze bakan yeni doktor bu tahlili de ister. açlık şekerinizin 90 civarında çıktığı tahlilde, gayet sıkı bir kahvaltıdan iki saat sonra şekerinizin 50'ye düştüğünü öğrenizrsiniz. ve şu bilgiler dağarcığınıza katılıverir: sorun tatlı yedikten sonra pankreasın aşırı çalışması, aşırı insülin salgılaması ve bu nedenle kandaki şekeri hemencecik tüketmesidir. bu nedenle tatlı yedikten sonra şekeriniz hızla yükselir ama 2-3 saat sonra da pat diye düşer. buraya kadar bir problem yok. önemli olan nokta şudur: eğer pankreas böyle gudik bir hızla çalışmaya devam ederse bir süre sonra yorulacak, insülin üretimini durduracak ve siz de ömür boyu insüline bağlı diyabetli olacaksınız. bu nedenle tatlının tamamen kesildiği bir rejim uygulanır, aynen bir diyabetli gibi ve hipoglisemi nöbetleri de azalmış olur. sık sık bir şeyler atıştırmanız gerekir... doktorum tahlillerin önemini şöyle anlatmıştı: "açlık şekeri yalnızca diyabet hastalığının başladığını haber veriyor, ama tokluk şekeri ile kişinin diyabet hastası olacağını önceden haber verip tedbir alma imkanı sağlıyor. en azından diyetle pankreasın çalışması dengelenip diyabetin oluşum süreci geciktiriliyor hatta bazen hasta ömür boyu diyabet olmadan idare edebiliyor."
    yani ailemde yok falan demeyip kendinizde bir gariplik varsa tokluk şekeri ölçtürün mutlaka. hele genetik yatkınlık da varsa aman dikkat
  • gizli diyabetin tam tip2 diyabete dönüşmeden önce 9-12 yıl gibi bir süresi var, bu sürede düşük kalorili-düşük yağlı bir diyetle haftada 150 dk'dan az olmayacak orta tempolu egzersiz (haftada 5 gün en az yarım saatlik hızlı tempo yürüyüş mesela) hayat kurtarıyor, diyabeti geciktiriyor, hasta olup olmamak biraz da bu kişilerin elinde yani. ilacın kan şekerini düşürmede ve insülin direncini kırmada egzersizin faydalarına yaklaşamaması da, nasıl yanlış bir hayat tarzı sürdürdüğümüzü açığa çıkarıyor aslında. biz oturduğumuz yerde baklavaları götürüp üstüne bir hap yutarak diyabet illetinden kurtulalım istiyoruz, ilaç şirketleri de bundan milyarlarca dolar kazanmak istiyor ama minicik hücrelerimiz "no pain no gain" diye diretiyor.
  • tıp dilindeki adı glukoz tolerans bozukluğu'dur
  • 5 saatlik şeker yüklemesi gibi sıkıntılı (sıkıntılı çünkü fazla haraket etmek, sigara, su içmek felan yasah!) bir işlemin ardından bünyemde barındırdığımı öğrendiğim yeni problemim. erken teşhisin mühim olduğu söyleniyor. pek ihmale gelmemesi gereken rahatsızlık.
  • sigortanız varsa özel bir hastanede 20 tl'ye yaptırabiliyorsunuz bunun testini (ogtt). eğer akrabalarınızda şeker hastalığı varsa yaptırmanızı özellikle öneririm. misal olarak; benim babam, babaannem ve halam tip 2 diyabet. bu hafta yaptırdığım test sonucu öğrendim ki bende de şu an için bozulmuş glukoz toleransı söz konusu yani ilerleyen yıllarda dikkat etmezsem tip 2 diyabetle uğraşmak zorunda kalacağım... açıkçası ortalama yaşam süresi 85 yıl olan sapasağlam bir anne tarafı varken, baba tarafından gelen bir başbelası yüzünden vücudumu erken bitirmeye niyetim yok... yaşasın spor ve sağlıklı yemekler...