şükela:  tümü | bugün
  • eloy'un dawn albumunun 12. $arkisi.

    where are my arms
    i'm missing you, can see through you
    i'm missing pain and movement

    where is the sun
    i dwell in you, know you're true
    my flesh dissolves in movement

    i'm gliding into light and knowledge
    across an everlasting pasture

    réveil mon soleil
    i dwell in you, know you're true
    my body is your movement

    a cause du soleil
    we're living here, we suffer dear
    let's start new life today

    we're gliding into light and knowledge
    across an everlasting pasture

    into the everlasting future! future!......
  • şahane bir vokal, şahane bir müzik. yaşın onlar basamağında dolandığı dönemlerin sonuna doğru tanışmıştık. sonra dinleye dinleye uyduruk teybin kafasını bozup çekme kaseti sardırdığımı hatırlıyorum. gerçi birçok kasetin akıbeti o olmuştu, uyduruk grundig ve sharp sağolsun. dijital ıvır zıvırlar çıktı da kurtulduk kaset kabusundan, iyi oldu.

    neyse gelelim bu alaman harikasına. o zamanlar sözlerin ne anlattığını uzun süre anlamamıştım. bakalım ne diyormuş: kollarım nerede? seni özlüyorum, gerçekte ne olduğunu anlıyorum, acıyı ve hareketi özlüyorum. güneş nerede? sende yaşıyorum, senin doğru olduğunu biliyorum. etim hareketin (devinimin) içinde çözülüyor. ebedi bir yeşillikte ışığa ve bilgiye doğru süzülüyorum. uyanış güneşim, sende yaşıyorum, doğru olduğunu biliyorum. bedenim senin hareketindir. güneş sayesinde, burada yaşıyoruz, çok acı çekiyoruz. bugün yeni bir hayata başlayalım. ebedi bir yeşillikte ışığa ve bilgiye doğru süzülüyoruz. ebedi bir geleceğe! geleceğe!

    bire bir çevirince bir tuhaf oldu. kahramanımız burada ölmüş ve hayalet haline gelmiş durumda. birbirine bağlı bir bütünün parçası olduğu için tek başına yeterince anlamlı gelmemesi normal aslında. albümü dinlerken neredeyse ruhani bir hava oluştuğu için daha metafizik düşünceler geçiyor insanın zihninde. artık imkansız ve anlamsız hale gelmiş ütopik düşünceler falan var. insanın vaktiyle bu denli naif düşüncelere kapılmış olduğunu fark etmesi iyi mi, kötü mü bu da ayrı bir mesele.

    belki biraz daha bilgi lazım. tüm albüm, ölümü, ölümün çağrısını, kahramınımızın güneşin doğuşuna dek yaşadığı tecrübeyi ve jeanne adlı sevdiğinden ayrılmak zorunda kalışını anlatıyor. kahramanımız korkularıyla, ölümle, ölümün çağrısıyla, şüpheyle ve kendi zihniyle boğuşur. sonunda iç sesini dinlemeye karar verir, yani savaşacak mücadele edecek, gün ışığına (aydınlanmaya) ulaşacaktır. bir yandan duyduğu metafizik sesler, bir yandan kendi iç sesi derken geceyarısı mücadele başlar. sonunda kendini mezarın içinde kıpırtısız ve ışıksız bulur. velhasıl en sonunda kahramanımız güneş, daha doğrusu güneşten bir parça yani ışık olur ve tan yeri ile beraber uyanır. anlarız ki mücadele ışıkla karanlık arasındaki ebedi mücadeledir. önemli olan fiziksel varlık değil zihinsel varlıktır falan. ulaştığı bu yeni bilgiyi jeanne'a aktarmaya çalışır. idealist (romantik) şairlerin varlığın maddede bir olduğu iddiasına/inanışına benzer şekilde, burada da varlık ışıkta bir oluyor gibi gelmiştir bana.

    güneş = jeanne = aşk gibi bir alt anlam da olması lazım yanılmıyorsam. pas tutmuşum iyice.
  • 25 yıldan fazla zaman geçmiş ilk dinleyişimden bu yana. halen ve hatta şu an yine dinliyorum.
    buyurun siz de dinleyin biraz eloy'umu:
    https://www.youtube.com/watch?v=fgcpz_4a5y8

hesabın var mı? giriş yap