şükela:  tümü | bugün soru sor
  • themepark esareti altında olan mmo dünyasına, renk katıcak muazzam bir sanbox yapım aşamasında! gloria victis şu an pre-alpha'da olmasına rağmen potansiyeli muazzam.

    yeni bir uo geliyor sanırım.
  • potansiyeli çok yüksek oyun. dev batırmazlarsa bu başlık altı bir kaç sene sonra dolar taşar.

    şu anda pre-alpha olan ve çıkınca muhtemelen free to play olacak olan oyunu çok erkenden denemek isterseniz (değer bence) 10 dolar karşılığına kayıt olarak oynayabilir, 15 dolar verirseniz steam üzerinden de oynayabilir ve üstelik ost'sine sahip olabilirsiniz.

    http://gloriavictisgame.com/donation

    oyun da şuna benziyor efem: http://www.youtube.com/watch?v=hicrzbgx6si
  • oyun şu an olarak alfa statüsünde. içinde düzeltilmesi gereken hatalar var ama türk kullanıcılar için en önemli mevzu oyun türkçe

    türkçe bir değerlendirme için: https://www.youtube.com/watch?v=ay-dr0x4low
  • an itibariyle oyunu satın almaya karar verdim, bikaç gün indirim için beklicem.
  • cumartesi gecesini pazar sabahına bağlayan saatlerde steam'den yaklaşık 20 liraya satın aldığım oyun.

    hemen ilk izlenimlerime gireyim.

    kısa bir tutorial ile başlıyoruz, ilk intiba sıkıcı, binlerce mmo'nun tıpkıçekimi bir oyun olduğu yönünde.
    sonrasında ufaktan knight online tadı veren kale önü görevleri yapma, lord of the rings online esintisi yaşatan craft material toplama aşaması geliyor. 15 senedir şunu yapmaktan sıkılmadım derken materyal toplamanın bu oyun özelinde esasen çok da sıkıcı olmadığını kavradım çünkü günlük görevler ve deedler bir şekilde sürükleyici kılmayı başarabilmiş eylemi. bir de her kaynak için uygun silah ya da alet var, bu alet edevat ile hasadınıza bonuslar alabiliyorsunuz, eğlenceli. topladığım hasat ile şehre döndüğümde yaklaşık 1-2 saat craft işi ile uğraştım, bir-iki level atladım. oyun henüz alpha aşamasında olduğundan sanırım +1 hatta +2 item oluşturmak çok da zor değil.

    zaman geçtikçe yabanlığa çıkıp kendi seviyemin üzerindeki moblar ile dövüştüm. yay ile nişan almak garip şekilde eğlenceli. oyunun dövüş mekaniği aslında komik derecede bozuk, buna rağmen diğer mmolardan farklı olmasından olsa gerek bağımlılık yaratıyor.

    saatler sonra (10-15 level arası) yanlışlıkla kendi milliyetimden birini öldürdüm. daha doğrusu o bir canavar ile savaşırken yardım edeyim diyip yanına gittim, devasa sopası yaratığa vururken bana da çarptı ve bir hasımlık durumu oluştu. hemen baltamı çıkarıp bir iki parçasını aldım gencin, yan yan kaçmaya başladı... altımızdaki kanyona attı kendini, sürüklene sürüklene nehre kadar indi. hiç durur muyum hemen yayımı çıkardım, sislerin arasındaki silüete 3-4 tane sıktım. sırf eğlencesine " ne olacak şimdi " mentalitesi ile denediğim için hepsi kafadan vurdu... aslında öldürmek istemiyordum ama vurdukça eğlendim ve gaza geldim. en son bi ağacın arkasına geçip saklanmaya çalışıyordu benden, ben sağa geçip nişan aldıkça sola kaçıyor, sola geçince sağa atlıyordu. sıkılıp yanına kadar gittim, o sırada " eaaah al ulan al allah mısın ulan!" tarzı saldırıya geçti gencimiz. ama benim sağlık barı onunkinin en azından üç katıydı. ikiye bölmem çok zor olmadı... ne yalan söyleyeyim o sırada bir hüzün çöktü içime, kendimi onun yerine koydum... ama işte rol yapma dünyasının acımasız doğası tabi ki hemen loot yapayım dedim ve bi kaç eşyasını aldım...

    oyun benim için burada başladı, köye döndüğümde muhafızlar beni öldürdü ve bir adada uyandım; sürgün adası... ismimin altında kocaman "criminal" yazıyordu. bu ada ile ana kara parçasını kocaman bir deniz ayırıyordu, yani haritadan gördüğüm buydu. neyse doğduğum kamptan denize kadar koştum, bi 20 dakikamı aldı bu işlem. sonra karşıya, anakaraya yüzeyim derken bi kaç defa boğuldum. en sonunda bi yol buldum (adanın kuzeybatısından), bu sefer karşıya geçip düşman npc yada oyuncuları öldürerek repütasyon kasmaya çalıştım... kaç defa denedim, kaç saatimi aldı bilmiyorum. kale kapılarını kırarak açmayı denedim olmadı, gizlice sıyrılıp düşman gardiyanları kesmeyi denedim aniden toplanıp beni yok ettiler, olmadı, olmadı efendim, artık bir sürgünüm.

    bir rol yapma oyunu benim için survival oyununa dönüşmüştü. sürgün adasındaki mobları öldürerek deneyim kazanmayı planlıyorum, zaten üç dört level atlayarak 19'a dayandım. bazen sıkılıp karşı kıyıya yüzüyorum, tabi bunun için tüm perkleri ayarlayıp çırılçıplak soyunmam gerekiyor. karşıya geçtiğimde de gözüm dönmüş oluyor, kime rast gelirsem ya repütasyon verirse diye kıyıyorum canına. işin en kötü yanı sürgün adasında armorsmith, weaponsmith gibi dost npc'ler yok. oyunda da tamirat önemli bir yere sahip, aletlerinizi tamir etmezseniz etkinliklerini yitiriyorlar... koskoca balta ufaldı, erpüdü artık hasar vermiyor doğru dürüst.

    böyle bir oyundur işte, bağımlılık yapıyor.
  • bu gün itibari ile başladım. eğer oynayan arkadaşlar varsa özelden yazarsa sevinirim.
  • bir kaç saat deneme fırsatım oldu. hayatımda hiç bir oyun beni bu kadar hayal kırıklığına uğratmamıştır ciddiyim. dövüş mekaniği tam bir rezalet, hiç bir keyif ve mantık yok. adete knight online'da bıçak sallar gibisiniz. görevler bir o kadar sıkıcı. grafikler 2005'den kalma. kısacası tam bir hayal kırıklığı. bir daha bir şans verip oynar mıyım bilmiyorum.
  • yaklaşık 1 senedir satın almış olduğum. ara ara bakıp ne durumda diye kontrol ettiğim oyundur.

    ortalama haftada 2 güncelleme geliyor. şu an 0.8 sürümünde ve dev team ın dediğine göre büyük bi geliştirme yapılmış son güncellemelerde, indiriyorum bakıcam tekrar ama bildiğim birşey varsa o da hala eksik olduğu.

    (bkz: çıkmadık candan ümit kesilmez)