şükela:  tümü | bugün
  • güzide şehrimiz konyada doğmuş, büyümüş, yaşamış, köklü ailelerden gelen, konyanın örf ve adetlerinden uzaklaşmayan, daima konya ağzıyla konuşan kişilerdir.
    bu kişilerle aynı masada pilav yemek çok büyük bir zevktir.
    ahmet özdemiroğlu*, mustafa konyalı gibi değerli sanatçılarda goca gonyalıdır.
  • kültür olarak konuşmalarından yaşayışlarına belli özellikleri yansıtmalarından dolayı bu şekilde anılan, yerliler kadar sonradan göçle gelmişlere dek geniş bir yelpazede, eski konya kültürünün bir uzantısı olarak kalabilmiş olan gonyalıların lakabıdır. ister aile kökleri ta al-i selçuk zamanına dek insin, isterse geç dönemlerde muhacir olarak gelsin o kültürü yaşayan ve yaşatan çınarların, eski toprakların namıdır.

    yaramazlık yapan torununu "otura gidin gari gavur gidinin sıpaları" diye azarlar, sofrasından küflü peynir ile kakırdak'ı eksik etmez, evlerine gittiğinizde masa olmasına rağmen alışkanlık diye yerde oturup sinide yersiniz yemeği. aile yerine horanta kelimesini daha sık kullanırlar, age, yallı, aba, gı, essah gibi, ana maşallah, nörüyon gibi yerel seslenmeler ve söyleyişler de cabası. torunlar dipdibe birbirine girince "sekten kıçı dibi dibi oynarsınız ya" derler, sevdiği birine kısa boylu dedilerse "asma var üzüm verir dibine, kavak var karga sıçar boyuna" diyerek savunur. tanıdığı birisi ona arkası dönük oturduğunda "yedim tavuğun etini döndüm köylüye götümü gibi niye oturunda öyle" derler. maddi durumu kesatsa "elde erik yok golda goruk yok nasıl yapacaz ya" diye sitem eder. hiç bir işe koşup yardım etmediğiniz zaman "köşe gırlenti gibi ne oturursun ya" diye sitem ederler. bir yerde, davette aşırı kalabalık söz konusuysa ya da bir yerde her türden insan varsa "sen de gel, sen de gel; topal, eşeğe bin de gel diye toplayıvırmışlar elalemi gı" deyiverir. bedduası "dökülüp yirde galasıca"dan başlar "gittiği yirden dönmeyisice"ye dek uzanır. belalı, netamli bir tip görende "yedi gıranla barışık gavur gidi" diye bahseder söz konusu şahıstan. gelişigüzel toplanmış elbiselerle, eşyalarla dolu bohçalara "or.spu dürüsü gibi itmişsin" derler.