şükela:  tümü | bugün
  • 1.87 boy ve 90 kilo ağırlığık altında ezilip ezilmeyeceğini merak ettiğim bisiklet. yeşilin her tonunu da çok severim.
  • aldım ama daha çok yeniyim, pedala elektrikli motorun yardımıile basmak harika bir hismiş, biraz deneyim sonrası burayı editlerim ama ilk olarak söyleyeceğim büyük şehirlerde herkes buna benzer seçimler yapmalı ki, trafikte canımız çıkmasın ayrıca sağlıklı hissedelim..
  • iki gündür kullanıyorum ve ilk deneyimlerimi, artı ve eksilerini belirtip neticeye geleceğim, ileride bisiklet ile ilgili biraz daha kapsamlı yazabileceğimi düşünüyorum.

    ----- eksileri:

    süspansiyon olmadığı için her türlü girinti çıkıntı sizi etkiliyor ancak bisiklet yollarında benim gibi çok giderseniz, çok fazla rahatsız edici durumla karşılaşmıyorsunuz, yollarda çok rahatsız etmese de kesinlikle yumuşak topraklı, kumlu, çakıllı yerlerde çok zor kontrol ediliyor, denedim. arnavut kaldırımı yollarda da baya dişleriniz vidalarınız dökülecek gibi hissettiriyor.

    beni rahatsız etmese de 22 kiloluk bir ağırlık bilhassa bayanlar için biraz fazla dediğim gibi benim için hiçbir sorun yok, ortalama kuvvette bir erkek için enfes.

    katlanması harika da olsa malesef birçok katlanır modelde olan, en son katlanma pozisyonun bisikletin tüm katlanan parçalarını birbirine sabitleyen bir aparat bulunmuyor, yani iki tekeri yan yana getiriyorsunuz ama tekerler üzerinde götüreyim derken bisiklet ikidebir açılıyor ya da tekerler ayrıldığı için dengesizleşiyor, tekerlekli bavul gibi taşımak zor oluyor, bunun çözümü var, ya tekerlek bağlantı demirlerine kilitleme mekanizması bulacaksınız ya da cırtcırtlarla, lastikle vs. benim yapacağım gibi bir çözüm bulacaksınız, o zaman bavul gibi ileri iterek heryere götürebilirsiniz, metro metrobüs otobüs vapur vs.

    büyük bagajlı arabalara rahatlıkla sığarken küçük bagajlı arabalar için biraz sıkıntı

    ön farı ayrı pilli bir far bunun yerine az güç tüketen aküye bağlı ledli bir far yapsalarmış arka stop gibi çok güzel olacakmış, ön farın pili biterse kullanamıyorsunuz

    suluk bağlantısı katlanır olması sebebiyle yok, ayna da yok, çanta bağlama yeri de yok ama bunlar için çözüm bulanilirsiniz yalnız bu sefer katlarken bunları çıkartmanız gerekebilir.

    hız göstergesi yok ve toplam km yi bilemiyorsunuz.

    frenler diyeceğim ama belki de servis yanlış ayarlardı, baya zayıf durduruyor, gerçi frenleri kendim ayarlayabiliyorum düzelteceğim, bakalım ondan sonra burayı editlerim.

    +++++ artıları

    kesinlikle yokuşta çok işe yarıyor, ben bayıldım, zaten en çok bu özelliği cazip diye almayı düşünmüştüm

    pedal desteği olması hem spor yaptırtıyor hem de gerekli durumlarda sizi kan ter içinde olmaktan kurtarbiliyor, zaten doğrudan spor amaçlı değil şehir içinde sağlıklı bir ulaşım aracı olması

    3200 tl lik fiyatı çıkartırsanız kesinlikle çok ekonomik, zaten iyi bir bisiklet alayım deseniz 1000-1500 tl arası bir para vereceğinize göre atla deve değil, en büyük masrafınız 4 senede bir alacağınız akü, fiyat olarak bilmiyorum ancak 500 ila 1000 tl arası deniyor belki 4 sene sonra fiyatlar daha da uygun olabilir, bu da size senede 125-250 tl arası hadi fren pedalı, ufak tefek tamiratı desen 200-300 tl demektir ki , motoru satıp bunu aldım, motorun bana senelik masrafı yakıt dışında bunun en az beş misli idi. araba da keza aynı masrafı yapıyor yine yakıt hariç. ne plaka ne ruhsat ne de vergi ile de uğraşmıyorsunuz.

    portatif katlanabilir olduğundan toplu taşıma kullanabiliyor, hatta uçakla otobüsle, gemiyle falan başka şehir, ülke nere isterseniz götürebilirsiniz, elektrik bulduğunuz heryerde yakıtınız hazır, cep telefonu gibi şarj ettiğiniz için hiç kimse sizden elektrik parası da istemiyor yani yakıt ev hariç bedava :) açması kapaması çok kolay sadece acemilik durumunda en fazla 1 dk içinde katlanıyor ya da açılıyor.

    çok şık cidden bakan bir daha bakıyor, ayrıca herkese örnek oluyorsunuz, millete fikir vererek korkunç trafiği ve zehir salan araçlardan kurtulmak için bir fikir de veriyorsunuz. büyük şehirlerde herkesin kullanması gerekiyor.

    70 km dense de kullanıma göre 50-60 km gidiyor, tabi daha net diyemiyorum çünkü ilk şarjım yani eksi olarak belirttiğim hız göstergesi ve km sayacı olmadığı için net hesaplayamıyorum ancak baya uzun yokuşlarla birlikte ilk şarjı ile en az 40 km yaptım ve tek çizgi şarjı duruyordu. yani 10-15 km daha gideceği belliydi. bakalım bir gösterge alabilirim.

    pedal boşta döner gibi gittiğiniz için bence bir motor gibi, bunun yanında yokuş kalkış desteği sayesinde, yokuşlarda dengesizce pedal basmamanızı sağlıyor, bu özelliğini düz yerde kullanırsanız motor gibi de oluyor, tabi bu şekilde sık kullanmanın motora bir zararı var mı bilemiyorum. zaten amaç pedal destekli kullanmaksa bunu düşünmeyin.

    alışınca insanların arasından kıvrılmak çok kolay, büyük tekerli bisikletlerden kesinlikle daha kıvrak ve trafikte daha dar yerlerden geçebiliyorsunuz.

    şu an için uzun gelse de bence 5 saatte şarj olması da çok iyi , tabi gönül ister on dakikada şarj olsun ama mesela biraz yol yaptınız şarjının yarısını bitirdiniz ve bir kafede oturdunuz iki üç saat şarja takın tekrar ful şarj gezebileceksiniz , bu süre bile sınırda da olsa şimdilik işe yarayan pozitif bir özellik.

    aküyü açsanız dahi motoru aktif edebilmek için anahtar gerekiyor, bu da bir avantaj aslında yani aklımdan geçirmek bile istemem ama ola ki biri çalmaya kalksa motoru açamaz bu da kolay hızlanma şansını azaltır, şanslı iseniz yakalarsınız, motor her durumda açılıyor olsa bu biraz dezavantaj, ayrıca anahtarsız çalıştırma ihtimali de yok, yedeklide olsa anahtarı kaybetmeyin yanınızda taşıyın.

    ==== sonuç

    kesinlikle aldığıma 2 günde çok memnun kaldım, umuyorum bu kadar sürede beni memnun eden bu bisiklet ilerde şükela moda sokar, eksileri beni hiç rahatsız etmiyor, sadece çıtayı yüksek tutmak açısından önemli, ileride eminim belirttiğim eksiklikler yeni modellerde kalmayacak, büyük şehirde yaşıyorsanız, katlanabilir elektrikli bisikletler, geleceğin taşıtı, en önemli alternatiflerden, benim gibi hele yokuşlarla boğuşan biri iseniz, kesinlikle tercih edebilirsiniz, verdiğiniz her kuruşa değiyor, kışın toplu taşıma ile kullanırsanız kesinlikle çok hırpalanmazsınız, soğuktan, yağıştan çok etkilenmezsiniz, işinize gidip gelmek eğer cidden mesafeler uygunsa ve metro, metrobüs vapur gibi ana toplu taşıma sistemlerine yakınsanız enfes bir ulaşım aracı, hatta mesafelere ve zamana takmıyorsanızda zaten elektrik desteği sizi çok rahatlıyor, ayrıca spor yapıyor olacaksınız, bundan güzel bir nimet olabilir mi..

    edit: 1,5 ay oldu sayılır, 500 km yi devirdim, çok dik yokuşlarda da test ettim, biraz bacak gerekiyor bunu bilin ama orta derece yokuşlar gayet rahat , motorsuz galiba neredeyse imkansız olacak diklikteki yokuşları ve mesafeleri çıkabilmek içimi rahatlattı, zincir atmıyor sorun kalmadı, ara ara yağlıyorum herhalde çözümü buymuş, normal viteslerde 4 ve 2. viteste biraz ses geliyor ama bu vites ayarı ile alakalı sorun çıkartmıyor ayar yapılınca geçeceği kesin, gidonda çat çut bağlantılardan ses gelebilir ben de geliyor, ara ara vidaları kontrol etmek gerekebilir, bazı yerleri ufaktan yağlamak gerekecek bunlar kesin çözüm olduğu için içim rahat, malzeme kalitesi üst düzey olmasa da gayet iyi. suluk için şasede keşke hazır vida yerleri olsaymış dedim, katlandığı için eklememişler ama bence konabilirmiş, halen memnunum , eğer akü ömründe ve motorda bir sorun olmazsa kesinlikle ömür boyu memnun kalacağım.

    edit2: 10 km lik yağmur altında sürüş yaptım hiçbir sorun çıkartmadı.
  • suratınızda saçma bir gülümsemeyle yokuşları çıktığınız yaklaşık iki haftalık kullanım sonrası son derece memnun olduğum elektrikli bisiklet
  • büyükada yokuşlarında denenmiş ve başarılı olmuştur. büyükadanın aya yorgi hariç tüm yokuşlarında bisikletten inmeden kullanma lüksü yaşatmıştır. zenginlik güzel şey azizim. parasını veriyorsun senin yerine başkası pedal çeviriyor.
    çok detaylı incelemesini yapacak kadar kullandım. 100+ km (200'e yaklaşmış tekrar kontrol ettim) yaptık maşalah kendisiyle. bir takım kronik sıkıntılarını da farkettim ve müdahale ettim. wd40 güzel bir icat. kronik sıkıntıları şöyledir:
    - sele. inanılmaz rahatsız. 30 tlye bir sele aldım popom şarkı söylüyor resmen. bu hafta daha pahalı bir sele alıyorum. (selle royal). orjinal selesini kullanmayın.
    -gidondan ses gelmesi. gidondan bir süre sonra çık çık tık tık bir ses geliyor. nedeni ikiye katlanan gidonun çalışması. ikiye katlayıp içindeki çapağı alın. işiniz bittikten sonra güzelce wd40 sıkın.
    -viteslere geçerken sıkıntı: 3-4-5 arası cır cır ses gelmesi. 1 e ya da 7 ye atmama sıkıntısı. vitesteyken sürtünme sesi gelmesi. çözümü basit. vites değiştiricinin kablosunu takip edin. elle ayarlanabilen bir somunumsu göreceksiniz. onu biraz gevşetin ya da sıkın. artık vites geçişleriniz sorunsuz! fazla gevşetmeyin ya da sıkmayın sıkıntı yaşarsınız. sürtünme sesi kesilince işlem tamamdır.
    - zincir atması. durup dururken 7. viteste kaptırıp 20-25 km/sa hızla giderken zincirin şak diye atması. ayna koldan atması hem de. sinir bir durum. yerine takmak çok zor. zincir koruması var onu çıkartmaya çalışmayın. onsuz da takılabiliyor. zincir atması iki bisikletimizde de meydana geldi. . çözümünü zinciri germekte buldum. şimdilik mekanizma üzerinden yaptım. mekanizmada arka kısımda bir parlak vida var. onu sıkıyorsunuz iyice. sorun çözülüyor. yanlışlıkla h ve l vidalarıyla oynamayın. zinciri elinize alırsınız. daha aşağıda dik duran bir vida. arka tarafa doğru bakıyor.
    -frenler: bir süre sonra gevşiyor bu meret. tehlikeli olabilir. ben alyan ile sıkarak ayarladım memnunum. bir bisikletimizde de cık cık cık fren sürtme sıkıntısı vardı. onu da hafif gevşeterek çözdüm. frenlere wd40 sıkmayın. ben yanlışlıkla sıktım galiba arka fren artık çalışmıyor. yine de ada yokuşlarında falan çok sorun çıkarmadı. siz sıkmayın!
    -bisikleti katlarken ufak tefek kadro çiziklerine neden olunuyor. decathlonun katlanan bisikletinde bu yoktu ama bunda var. çözümü basit. değdiği yerlere şeffaf koli bandı yapıştırıyoruz. gereken miktarda yapıştırın fazlası rahatsız eder.
  • belgrad ormanlarında toprak yollarda, çok zorlu çamurlu patikalarda da denenmiştir, küçük dev adam maşallah, beraber gittiğimiz iki mtb'nin (biri yine elektrikli olan alpan modeliydi) lastikleri patladığı halde benimki sapa sağlam parkuru bitirmiştir, birçok yerde hiçbir şekilde elektriği kullanmadım, yani vites sistemini de her şekilde test ettim gayet yeterli, sadece komdisyon gerekiyor, yaklaşık 2500 km oldu, bu kadar sürede eksi olarak fren papuçlarının dandikliğini gördüm onları da kaliteli bir şeyle değiştirince sorun kalmıyor, aklımda tek soru işareti lastiklerdi onlarda test edildi, kenda marka lastikler bence gayet başarılı.