şükela:  tümü | bugün
  • bir ara yeni şafak'ta televizyon sayfasında yazıyordu.
    hiçbişey adlı bir öykü kitabı var.
    çok içten bir dili vardır.
    gazi iletişim mezunu sanırım.

    bir cebin ağzından anlattığı bi öyküsü vardı, oldukça eğlenceliydi..
  • modern edebiyatımızın en ilginç yazarlarından.
    metinleri, bir gelin böceğinin doğallığı ve zarafetini yansıtır.
    kitapları: hiçbişey, günlerin gölgeleri, ruh yordamı.
    metinleri kara mizahla yüklü yazar, ikili ilişkilerde tam bir akl-ı selim mümessili, hatta abidesidir.
    en sarsıcı esprileri, en sakin ifadelerle patlatır.
    yeni hikaye kitaplarını heyecanla bekliyoruz.
  • gönül adami, bazi yazilarinda icinizi titretir.. saskin saskin bakakalir hüzün yükünü omuzlanirsiniz okuduktan sonra.. bir baska sevimliligi vardir, sanki cekingen bir izlenim biraksada konusurken, muhabbetine doyum olmaz..
    gercek hayat dergisinde sakli ülke isimli bir sayfasi vardir okumaya deger.
  • eşinin ismi vildan imiş bu çiçeği burnunda damadın.
  • ismet özel in, zekasına göre bu çocuk buralarda harcanıyor gibisinden bir ifadesini hatırladıgım, hiçbişey adlı kitabın yazarı.
    hakan albayrak ile birlikte gerçek hayat ı kurdu, sonra onunla birlikte derginin yönetiminden çekilse de hala bu dergide yazmaya devam ediyor.
    eskiden, yeni şafak ta arka sayfada yazdıgı yazıları çıkardı.yeni şafak in mükremin abisi gibiydi.
  • odtü kavşağıyla eryaman arasında mekik dokuyan dolmuşçu abimiz..
  • böylede güzel bir konusma yapmis duygu küpü insandir..

    "siz hep mahzun ve güzel kaldınız. dünyanın gittikçe kararan portresinde, çirkinliği şekil lendiren bir çizgi olmaya razı olmadınız.
    herkes köşe bucak kendi ruhundan kaçarken, siz kendi'nizden başka bir şey olmayı kabullenmediniz.
    içinizden geldiği gibi olmak, size anlamlı görünen bir hayatı buluncaya kadar aramak istediniz.

    en zor sorulara muhatap oldunuz, en dirençli ve masum cevapları verdiniz.

    siz hep mahzun ve güzel kaldınız. çağın bu dönemecinde, hiçkimsenin karşılaşmadığı sorulardı sizin önünüze sürülen sorular.
    lafın döndürülebileceği, anlamın eğilip bükülebileceği, dilin kıvrım kıvrım kıvrılabileceği bir imtihanda değildiniz.
    bir bıçağın sırtı kadar keskin bir noktada verdiniz cevabınızı.
    teorik kuytuluklara kaçacak, politik fırdöndüler çevirecek ya da mantıklarınıza takla attıracak kadar zamanınız yoktu.

    zaten sizin kaçmaya niyetiniz de yoktu. dimdikti başınız ve soru sahiplerini çıldırtacak kadar net duyuldu yüreğinizin sesi:

    allah büyüktü ve o ne dese o olurdu. zamanı, geleceği, hayatın önceden bilinmeyen çizgisini elinde tutan o'ndan başkası değildi. bu bildiğiniz en değişmez gerçekti.

    siz, mahzun ve güzel, bu gerçeğin arkasında durdunuz.

    kaba kuvvetin koca dünyasına karşı yapayalnız kalmadı göze aldınız.
    horlandınız, aşağılandınız, dövüldünüz ve sürüklendiniz. etrafı saran zifiri suskunluk içinizi yakıp kavursa da, bundan bir şikayet manzumesi çıkarmadınız.
    gerçek mazlumlar gibi davrandınız, ezilmenin ticaretini yapmadınız.

    siz hep mahzun ve güzel kaldınız-halinizden hiç eksilmeyen zarafetinizle; gücün dümen suyunda kaybolan bütün yapılan, bütün sahte gelecek mühendislerini, bütün koca adamları, bütün kirli numaralari yüzleri kızarıncaya kadar tokatladınız.

    vakarınızla, bütün belkemiksiz iddiaları açığa vurdunuz. zihninde de göğüs kafesindekine eş bir kalp taşımayanları karanlık bir telaşa düşürdünüz.

    çağın geveze lisanı karşısında dili tutulanları, damarlarında kol gezen aşağılık kompleksini yenemeyenleri, saklayan her kırbaçta kılıktan kılığa girenleri ve en önemlisi göbekli iddialarla ortalıkta dolaşıp hayat hakkında bir tek gerçek cümle kuramayanları kendi çirkin yüzleriyle başbaşa bıraktınız.

    hiç yalpa yapmadınız, hiç kıvırmadınız, halinizi hiç tartışmaya açmadınız.

    yaşadığınızı ve var olmaya devam edeceğinizi, yaşayan ölülerin bile duyacağı bir sesle haykırdınız. başınızdaki bin yıllık örtüyü çıkarmadınız.
    siz hep mahzun ve güzel kaldınız.

    îçlerindekine ihanet etmemeyi başarmış siz onurlu insanlara selam duruyorum."
  • melankoli yazilari cok iyidir gökhan özcan'in,
    "ne oturmayi severim ne kalkmayi, yatmakta büsbütün iskence.. keske havada asili bir madalyon olsam.."
  • "bir kirlangic bir elektrik diregine konar. bir görüste sevdalanir elektrik diregi kirlangica. bir an sonra yerinde duramaz, ucar kirlangic.
    ucamadigini o zaman farkeder elektrik diregi...
    ask kanatsizliktir bazen.."
    gökhan özcan
  • "pardon! kendinizi parcalamayi keser misiniz lütfen, ben sizi bölünmez bir bütün olarak seviyorum" gökhan özcan