şükela:  tümü | bugün
  • muğla bisiklet derneğinin bu sene 18-22 mayıs tarihleri arasında düzenlediği bisiklet turu, gökova pedallarımın altında turundan daha organize olduğu söylenir. bu turlar performans amaçlı olmayıp sadece gezi amaçlıdır, yani az çok bisiklet kullanan biri katılabilir.
  • 15-19 mayıs 2015 tarihleri arasında 9. 'su gerçekleştirilecek ve 335 katılımcı arasında trek 8.4'ümle yer alacağım tur. süre, katılımcı sayısı, toplam mesafe, organizasyon büyüklüğü bakımından türkiye'deki en önemli turlardan biridir. elbette performans amaçlı değildir fakat etap 2'deki %10 eğimli 3 km'lik bölümü tırmanabilmek ya da 80 km'lik 1. etabı tamamlayabilmek için kesinlikle (bkz: az çok bisiklet kullanan biri) nden fazlası olmanız gerekir. zira komite de konu ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmakta:

    --- spoiler ---

    tura katılmak isteyenlerin rotayı çok iyi incelemelerini, yeterli deneyim ve güce sahip olmadığını düşünenlerin haziran ayı içinde ve yine 5 günde bu turun yaklaşık yarısı kadar yol alınan “ailece gökova turu” programımızı tercih etmelerini rica ediyoruz.

    --- spoiler ---

    tur sonrası editi:

    1-yemek herkesin tadını kaçırdı.

    2-su konusunda uyarılar yapıldı fakat hizmet kötüydü. sonuçta tedarik edileceği açıklanmıştı, zor bir konu değil çözülebilirdi.

    3-yönlendirmeler eksikti. 2. gün karaincir (kamp alanı) sapağını kaçırarak datça'ya devam edenler oldu. 4. gün ören yaklaşımında yanlış yollara giren çok kişi olmuş bundan dolayı komite ile katılımcılar arasında ufak tartışmalar yaşandı.

    4-kamp alanlarından şahsi olarak büyük beklentilerim yok fakat wc ve duş sorunu yaşamak rahatsız etti.

    5-insanları anlamak mümkün değil. ''tur boyunca rampalarda bisiklet taşıma servisi verecek bir aracımız olmayacaktır.'' uyarısına rağmen ipini koparan gelmiş. şaka değil vites değiştirmeyi bilmeyen insan vardı. cinsiyetçi söylemlerden nefret ederim ama kızım delirdin mi sen? erkekler yine bok sürdürmemek için yardırıp çıktılar da, yokuşlarda kalan kadınların sayısı çok fazlaydı. biri araçtan indiğinde: ''resmen eziyet oldu yaa, ben buraya eğlenmeye geldiiiiim.'' dedi. öz güvenine kurban olduğumun şımarığı, o bisikleti kafana eklerim senin. tatil köyü mü lan burası.

    6-bir de 1 gece yatacakları toprağa milyon dolara alacakları arsa muamelesi yapanlar var. zaten bütün gün pedallıyoruz güneş ile bir derdimiz yok kurun çadırı sessizce zıbarın manyak mısınız? sanki çadırın cundasından denizi izleyerek cappuccino-havuçlu kek keyfi yapacak. ben şunu anladım: birinin çadırı denizden ne kadar uzaksa kişi o kadar aklı başındadır.

    7-resmi katılımcı sayısı 335 idi fakat sonradan eklenenlerle 350 civarı olmuş. 20-30 kişi de komite ve destek ekiplerinde vardı, biraz da abartsak 400 kişi eder. çok fazla. bu kadar insanla bu tür organizasyonlar yapmak zor. hatta imkansız. bu kadar oluyor işte. lavabo-wc-duş sırası bitmiyor. yemeklerde uzun kuyruklar oluşuyor. ayakta-yerde yemek yeniyor. tur sırasında öndekilerle arkadakiler arasında büyük mesafe-zaman oluşuyor. çuvallar öyle bir yükleniyor ki eşyalar zarar görüyor. 150-200 civarı iyi.
  • onuncusu bu sene 17-21 mayıs 2016 tarihlerinde düzenlenecek olan organizasyon. gün itibariyle yerlerimizi ayırttırdık; artık kışın alınan kiloları silkeleyip, kondisyon kasma zamanı.
  • insana tur bisikletciliğini sevdiren bisiklet olayı. yaptığım araştırmada orta zorlukta ve uzun turlar öncesi deneyim için ideal olduğunu okumuştum. nitekim 2015 yılında yapılan 9.'suna bir arkadaşımla katılmamızdan bir yıl geçmeden kendimizi türkiye turunda bulmamıza vesile olmuştur.

    turla ilgili görüntü, izlenim ve gps kayıtlarımızı sitede paylaştık:

    http://www.ekolojikbisiklet.com/…isiklet-turu-2015/
  • organizasyonu düzenlemeye çalışan dernek yöneticilerinin gün ve saat kavramını bilmeden, katılmak isteyenleri yanlış yönlendirdikleri ve zamanlarını çaldıkları ticari bisiklet turu.
  • biz bişey yaptık çok da güzel bişey yaptık. xii gbt nefisti. organizasyonda çok eksik var fakat siz kendi göbeğinizi kendiniz kesecek yalnızca turun imkanlarından yararlanmaya bakacaksiniz. 330 liraya jandarma polis arabasının eskortluk yaptığı ambulansin takip ettiği 4 gece kamp 5 gün 3 öğün yemek yol boyunca arada bar meyve ikramı sürekli su ikmali yapılan datça bodrum feribotuna bedavaya binilebilen bir başka bisiklet turu varsa hep beraber gidelim.
    hayatımı 2 ye ayırdım gbt öncesi ve sonrası...
    13. sü editi: yine mi çok guzeliz...
    13. uğursuz dedik 14. uğursuz oldu yapılamadı. nalet olasıca firüs...
  • bisiklet dünyasına yeni adım attığım günlerde, bir bisiklet dostundan duyduğum ve harika yorumlarıyla süslediği. bir buçuk ay öncesinden kayıt yaptırman gereken aşırı talep olan ve 6 saat gibi kısa bir sürede tüm kontenjanın dolduğu organizasyondur.

    bir cesaret kayıt yaptırdım ama birçok acaba vardı içimde.
    muğla-marmaris-datça-bodrum-akyaka rotalı 4 gece kamp konaklamalı 300 km'lik 5 günlük bir yola iki teker iki pedal üzerinde çıkma kararıydı bu.

    ilk deneyim olunca ilk adımda zor oluyormuş. her yol ilk adımla başlar. benim yolculuğumda böyle başladı.

    öyle güzel bir coğrafya ki gökova istediğin kadar gez dolaş o rotanın sele üzerindeki keyfini başka türlü alman mümkün değil.

    az değil 300 küsür katılımcı var. her beş km'yi farklı insanlarla pedallasan bile okadar çok hikayen oluyor ki gerçek zenginlik bu olsa gerek. yol üstündeki meyve ağaçlarından yediğin dutu, kayısıyı, üzümü , inciri saymıyorum bile...

    her tur sonunda istanbul cehennemine geri döndüğümde, bütün gemileri yakıp pılım ve pırtım ile geri dönüp, temelli yerleşme düşüncemi, sindirip öldürmek için de az çaba harcamadım. umarım bir gün bu çabalarım karşılıksız kalır da bu cehennemden kurtulurum.
  • muğla bisiklet derneğinin geleneksel olarak her yıl düzenlediği , gökova körfezi rotalı turdur. 2019 mayıs itibariyle 13.'sü tamamlanmıştır. tur 5 gün sürmektedir. her gün sonunda önceden ayarlanmış bir kamp alanına varılır, çadırlar kurulur. sabah yola çıkmadan kamp alanında veya yakın bir yerde kahvaltı yapılır, öğlen önceden belirlenen bir yerde öğlen yemeği ve akşam yine kamp alanı veya çevresinde bir yerde akşam yemeği verilir.
    tur öncesinde herkese o yıla özel yaptırılmış formalar verilir. bu arada biz bisiklet sürerken çadır , çantalar vs ne olacak diye düşünüyorsunuzdur muhtemelen. sabah kalkıp çadırınızı topluyorsunuz ve diğer tüm malzemelerinizle birlikte derneğin önceden vermiş olduğu çuvala yerleştirip kamyona veriyorsunuz. kamyon bir sonraki kamp alanına bütün malzemeleri götürüyor.

    bu arada tura katılım ücreti 400 tl'ydi. tüm bunlar için oldukça düşük bir rakam. düşük olmasında tabi sponsorların payı var. etkinlik carraro sponsorluğunda düzenleniyor.

    günlük rotalar bisiklet kullanım durumunuza göre biraz zorlayıcı olabiliyor lakin doğa, deniz , muhabbet ile o yokuşların bile nasıl geçtiğini anlamiyorsunuz. turda yaklaşık 300 kişi oluyor ve tur sonunda neredeyse hepsi ile arkadaş oluyorsunuz . biz arkadaşlarla 13.gbt'ye katıldık ve gerçekten çok güzel insanlar tanıdık. şimdiden 14.gbt için planlar yapmaya başladık:) ilgilenenler , merak edenler facebookta gökova bisiklet turu sayfasını inceleyebilir.
  • bu turu güzelleyenler organizasyonun ne olduğunu bilmiyor.

    öncelikle belirteyim, 400 tl edecek, katılmaya değecek bir organizasyon değil. katıldığı söylenen 300 kişiden toplanan para, 120bin tl. karşılığında sunulanlar: dört günlük çadır kamp alanı ücreti, üç öğün yemek, feribot ücreti, tüpçü kamyonetinden bozma “süpürge”, bu “süpürge” kamyonetin açık kasasında taşınan ve güneş altında tatlı tatlı ılıyan damacana su, bi tane forma, bi tane çuval, birkaç mandal, bi de çorap. haklarını yemeyeyim, bir iki defa glikozlu hurma da verdiler.

    bisiklet organizasyonlarında en mühim konu, yol güvenliği ve sağlık hizmetidir. zorlu rampaların aşıldığı, katılımcılarının büyük kısmı orta yaş üzeri olan bir organizasyonda ambulans olur arkadaş. hadi onu geçtim, marmaris-akyaka arasında ana yolda ilerleyen, yarım metre yanından tır geçen, %7 eğimli rampa tırmanan katılımcının yol emniyetini alırsın, almalısın. madem salacaksın milleti kendi haline, o zaman organizasyon yapıyorum deme.

    yolda karşılaştığımız polisler, organizasyondan bihaberdi. hatta bazıları çok şaşırmış ve tedirgin olmuştu. öncü yok, artçı yok...

    rota maymunlar cehennemi seti gibiydi. hiç öyle tatil yöresi isimlerine kanıp gitmeyin. denize girecek adamakıllı vakit yok, tur rotası desen, paso anayol. görev bilinciyle pedal çeviriyorsun. asfalt sıcağı yemekten soldum. nadiren trafiğe kapalı orman yoluna girdik. su yok, eskort yok, yemekler vasat. whatsapp grubundan konum gönderip, "aha yemek şurada yenecek, şurada kamp yapılacak" yazıp bıraktılar. marmaris meydanda eline telefonu alıp da, konumu gönderilen restoranı bulmaya çalışan, birbirine yön soran bisikletçileri hatırlıyorum. bir organizasyon yapıyorsan, belli yerlerde ekibi toplarsın, güzergahı aktarırsın, geribildirim alırsın. hiçbiri yoktu. el yordamıyla, üçer beşer gruplar halinde ilerledik.

    bunları yazmamın temel sebebi şu: organizasyon ekibinde heyecan görmedim. ya bıkmışlar ya da katılımcılar bu yetersizliğe tamah ettiğinden, geçmiş yıllarda yaptıklarının üstüne bir şeyler koyma ihtiyacı hissetmemişler. sponsor bulmamışlar/bulamamışlar mesela. 300 kişi gelmiş yahu, bu organizasyona destek verip eğlenceli ve daha kaliteli kılmak isteyecek bin tane gönüllü bulunur. ya hadi hepsini geçtim, bisiklet organizasyonu dediğin bisikleti sevdirmek, spora vesile olmak, güzel anılar bırakmak için yapılır. benim gördüğüm şu ki, bisikletle askeri intikal yapma işine bunlar bisiklet turu diyor. bir müze, sevimli bir köy meydanı, güzel bir koy falan ekle rotaya, arada insanlar biraraya gelsin, eğlensin. hiçbiri yoktu. pedallamaktan susuz kalıp da çeşme arayan adam vardı ama.

    katılımcıların büyük kısmı bu yazdıklarımı fark etmemiş olabilir. 40 yaş üstü, emekli, bisikleti gurur meselesi haline getirmiş, "ben daha ölmedimci" tipler boldu. bunları kessen gıkı çıkmaz. erkekliğe b.k sürdürmemek adına rampalarda götünden de solusa, yine de çıkar. o yüzden de tamahkar bir güruh diyebiliriz. bir de rota zor olunca, organizasyona laf etmez, ettirmezler. dedim ya, birçokları için bu tur bir apolet olmuş. tuhaf bir ayrıntı daha: ilk defa bir bisiklet organizasyonunda bu kadar çok elektrikli bisiklet gördüm. bu da ses çıkarmamalarında etken olabilir.

    kısacası, bisikletten keyif almanızı sağlayacak bir organizasyon değil. sonsuz rampa seven, performans için rota arayanlar gidebilir. hoş, performans turu yapmak için de o kadar yol gitmeye gerek yok.
  • bu seneki organizasyonu korona sebebi ile yapılamayan, sembolik olarak 3-4 kişilik bir çekirdek ekip tarafından turlanarak bitirilecek olan tur. eylül için bir yoklama yapılmıştı ama fikir olarak mı kaldı emin değilim.

    2015’de 9.sunda bulunduğum, bana göre parasına kesinlikle değen ama kar amacı gütmeyen ve gönüllü olarak yapılan bir çalışma olduğu için beklentinin hizmet manasında çok yüksek tutulmaması gereken bir organizasyon. tabldot yemek hazır, konaklama yerileri hazır ve zaten turun ilk günü broşürlerde yazılıdır. bizde trafiğe açık ve de eskortsuz bir sürüş yaşandığını hatırlamıyorum ama 400 kişilik bir ekibin de 60-70 km boyunca tabii ki de kopmadan tek grup halinde ilerlemesi imkansız. 20 km sürüp günün geri kalanını minibüste geçirenler de vardı gelenler arasında, başlangıç noktasına istanbul’dan ankara’dan bisikletiyle gelenler de, profiller çok değişik. kimisi öncü grupta erken çıkar kopar gider rampalarda, sonra öğlen yanından geçer çünkü aşağı kendini bırakıp tekrar rampa yapmak istemiştir. o bakımdan herkes dikkat etmeli sürüşüne.

    ben bodrum, datça, akbük ve de çubucak’daki kamplarda denize girdim mayıs’ta, gayet de güzeldi. artı bodrum ve datça’da merkeze inip isteyen istediği gibi takılmıştı. kamplarda her akşam sahilde gitarlı takılan öğrenci grubu da vardı, e daha ne olsun? bence muhakkak denenmeli.

    favori rotalarım akbük-akyaka arası sahil şeridi, bodrum-yalıçiftlik arası kısım ve de akyaka-çubucak arası kısımlar olmuştu.

    ilk defa bu tarz bir işe gireceklere tavsiyem aynakol ve arka kaset dişlilerine bakabilirler, datça yokuşları gerçekten insanı sınıyor, ben 22-33-44 aynakol ve 11-34 kasetle gitmiştim 26 jantla, epey rahat tırmanmıştım. mtb’ye 1.50 lastik + aliminyum yol maşası da eklemiştim, lastik seçimi çok iyiydi ama o aliminyum düz maşa yolun titreşiminden bileklerimi bitirmişti 5 günde çünkü asfalt genelde mıcır üstüne zift atılan cins, yani kaymak değil, o bakımdan ya darbeyi biraz daha iyi sönümleyen karbon ya da normal yaylı ön amortisör daha iyi olabilir eğer mtb’niz varsa. yazdıkça yazasım geliyor valla, benim görüşlerim bu şekilde.

    yapandan, gönüllü olarak hem gündüz normal katılımcılar gibi rotada bisiklet sürüp hem de akşam kamp yerlerinde koşturan öğrencilerden, sponsorlardan, emek edenlerden allah razı olsun.

hesabın var mı? giriş yap