şükela:  tümü | bugün
  • zeki mürenin yancısı idi.
  • anlattıkları muhtemelen doğru da mevzu bu değil. zeki müren'in bu hallerinden bize ne kime ne? adam hayatı boyunca başarıyla bu yüzünü gizlemiş, kimseye zararı olmamış kendi hayatını yaşamış. size ne bize ne amına koyayım ya.
  • eksisozlukte yer edinmek icin isimsiz cisimsiz bir medya haberi yaratmis sahsiyet.
  • bir göksenin'i çekiç ya da benzeri yardımcı aletler vasıtasıyla üzerine vurarak herhangi bir satıha saplama eylemi.
  • aklınca zeki müren'in (!)hiç bilmediğimiz(!) yönlerini anlatıp para kazanmaya çalışan kişi. hangi dost, dostu ölünce ona vurdurdu, buna çaktırdı diye anılarını anlatır ki? böyle dost olmaz olsun.
  • ismi bi garip. soyadı da manidar :/ bu ne lan?

    yazdığı kitabı alanlara almayı düşünenlere not: götünüze girsin o kitap.
  • selim ileri'nin cehennem kraliçesi (1980) adlı romanında "bülbülün" adıyla yer alan kişi. selim bey pek de olumlu hasletler yüklememiş kendisine; "kamuoyu çok yakından tanımıyor olabilir ama aslında ben selim ileri’nin 'bir cehennem kraliçesi' adlı romanına karakter olarak bile girdim. selim bey, beni bodrum’da zeki müren’le her gün bardakçı koyuna motorla gidip gelirken izlemiş. o kadar izlemiş ki en sonunda roman kişiliği haline getirmiş. o romandaki 'bülbülün' karakteri benim. ama orda kıskanç, bir gözü takma bir felsefe öğretmeniyim. romanda kendini 'bülbülün' diye tanıtan ama aslında hüseyin'im. göksenin-hüseyin: uyaklı. hece sayıları bile tutuyor. kötü bir karakterim. zeki müren daha sonra selim bey’e hesap sordu, 'sen benim arkadaşımı nasıl öyle tanıtırsın' diye. o da 'ben sanatçıyım, istediğim şekilde ele alırım roman kahramanını, orada bir karakter yarattım' dedi. romanda benden bahsederken, avaz avaz alaturka şarkılar okuduğumu yazıyor, hakikaten o zaman karayolu yoktu, biz zeki müren’le her gün bardakçı’ya gidip gelirken motor üstünde şarkılar okurdum. onları da izlemiş selim bey. roman kahramanı olacağımı hiç zannetmiyordum, olmuşum."