şükela:  tümü | bugün
  • aslı "gökten indiği varsayılan kitaplarla devlet yönetilmez" olan atatürk'ün sözüdür. devletin dini islamdır maddesi kaldırılırken sarf etmiştir.
  • yanlıştır, doğru bilgi için: "... fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz."
    kaynak

    edit 2017: başlığı açan provokatör yıllar önce öldüğü için yazılanlar havada kalmış. her şeyin doğrusunu öğrenelim lütfen. atatürk'ün bilgin çizgisinden ayrılmayanlara da selam olsun.
  • ne kadar tam veya ne kadar eksik (yanlış değil, eksik) bir beyanattır bilemem; ancak son derece doğru bir beyanattır, orası kesin. insanın önünde ilim ve fen gibi gerçekler dururken, gökten indiği sanılan kitaplarla ve bilgilerle yaşanılmaz, böyle şeylerle devlet kurulup yönetilemez.
  • yüreğime atatürk sevgisini en derin şekilde yerleştiren cümledir. zamanının ötesinde bir öngörü, müthiş bir zeka.

    huzur içinde uyu.
  • atam demişse doğrudur.

    (bkz: laiklik)
  • doğrusunu yanlışını siktir et de mustafa kemal paşanın iman etmediğini açıkça kanıtlayan sözdür.
  • ata'nın söylediğinden bağımsız bir şekilde değerlendirmeli, onu bu tartışmaya katmamalıyız. gerçek şu ki kuran gökten inmedi. bir insan tarafından yıl be yıl, günün koşullarına göre yazıldı. zaten bir taslağı vardı ve ticari gezilerde bu taslağa ulaşıldı veya bunlar dinlendi. o taslak da büyük olasılıkla yunanlı düşünürlerin fikirlerinden ilham alınarak hazırlanmıştı. kuran'da felsefi gelen şeyler buralardan derlenmiş olabilir. dönemin ticari, sosyal, ailevi olaylarını bir kişiyi merkeze alıp düzenleyen bölümleri de açık bir şekilde insan elinden çıkmıştır ve bir kutsallığı yoktur. türkçesini okuyup da bir şey hisseden, anlayan varsa gelip anlatsın. mesela ahzab suresi nedir, neyi, kimin için düzenler? neden kutsal kitaplar (?) hep aynı coğrafyadan çıkar da güney amerika'nın yerlileri, allah'ın bu emirlerinden yüzlerce yıl boyunca haberleri olmadan yaşar ve ona karşı gelir. en basitinden, reglken ilişkiye girerler ki canım kutsalım kuran'da yazıyor; reglken ilişkiye girmeyin diye... (bakara-inek 222)
  • bir din tacirinin müridi olmaktan gurur duyan yobazitonun isine gelmeyecek sozdur. zaten baslamis bile havlamaya ..
  • herhangi birşeyi yönetmek için akıl'a, nous'a logos'a ihtiyaç vardır.
  • cumhuriyetimizin kurucusu gazi mustafa kemal atatürk'ün:

    "... fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz."

    cümlelerine gönderme yapılarak, biraz da çarpıtılarak sarf edilmiş ifade.

    kusura bakmayın ama atatürk dedi diye eleştirmeyecek değilim. belki boş bulunarak sarf ettiğini veya yanlış bir kanıda olduğunu düşünüyorum bu konuda. zaten bir fikir üzerinde düşünmeden, sırf önemli biri öyle diyor diye tasdik etmemek de sanırım atatürk'ün türk milletine yeniden öğrettiği faziletlerdendir.
    gökten inen kitapla kod da yazılmaz, uçak da kullanılmaz. ama ahlaki ölçütler her iş için gereklidir. onurlu, ahlaklı, şerefli bir insan; bir pilot, bir cumhurbaşkanı, bir işçi, bir asker, bir doktor, bir çiftçi olmak bana göre çok önemlidir ve bunun kaynağı da esasen ilahi metinlerdir. şahsen ben bu metinlerden birinin hakikaten kainatın yaratıcısı tarafından yeryüzüne indirildiği kanısındayım.
    evet direkt olarak bir ilahi bir kitap, nasıl devlet yönetileceğini uzun uzadıya anlatmayabilir. ama sizinle bereber vatan kurtaracak kadınıyla, erkeğiyle, kızıyla, kızanıyla mücadele edebilecek nesiller yetiştirebilir. evet onu diyorum: o kitabın yetiştirdiği nesiller olmasa anadolu işgalden sadece türk oğlu türk olduğu için kurtulamazdı mesela.

    edit:
    arkadaşlar atatük'e ait olan tam metin konusunda uyardı.

    edit2:
    inançsız insan ahlaksızdır veya onursuzdur demiyorum asla. bu duyguların kaynağı ilahi metinler yani tanrı buyruğudur. humanizm gibi seküler ahlak anlayışlarının da çıkış noktası ilahi metinler olsa da, bunlar referans noktası olan tanrı inancını ve mutlak adaleti reddettiğinden, nesilden nesile sürdürülebilir ahlaki sistemler değil, vicdani yanılsamalardır bana göre.