şükela:  tümü | bugün
  • eski adı 'merdinek' veya 'merdinik' olarak geçen kasabamsı köy.
  • (bkz: nilufer göle)
  • ks. gelecek online linux egitimleri
    http://kurs.gelecek.com.tr/ adresinden erisilebilir.
  • hali hazirda askerlik yapmakta oldugum ve 8 ay beyaz, 3 ay ayaz, 1 ay yaz olarak tabir edilen, ilk kez ceviz büyüklüğünde dolunun sagnak bir sekilde yagdigini gordugum, taksi cagirdiginizda at arabasinin geldigi; ardahana bagli köyle vilayet arasi memleketimin topragi.
  • doğunun yemyeşil otları ve çam ormanlarıyla ve hırçın tabiatıyla göze çarpan, ama çoğunlukla hiç gidilmeyen, görülmeyen bir köşesidir. ardahan'a 45 km uzaklıktadır. nüfusu 10.000 civarındadır. içinde bölgenin ekonomisini büyük oranda canlı tutan göle garnizon komutanlığı da bulunur. halkın çoğunlukla yapacak işleri vardır. bu nedenle terör burada fazla destek bulmaz. hayvancılık yaygındır. özellikle de büyük baş yaygındır. göle'nin uçsuz bucaksız ve bitmek bilmeyen, bir o kadar da çeşitli ot florası sayesinde göle'nin sığırları dünyanın en mutlu ve sağlıklı sığırlarıdır. bu kadar çok ot olunca atlar da bu oranda çoktur. göle'de sürüyle at vardır ve bunlar ulaşım ve taşımacılıkta çok yoğun kullanılır. bu nedenle sokakları at pisliğinden geçilmez. 2005 yılına kadar bir kanalizasyonu bile olmayan ilçede yeni yeni birtakım düzenlemeler yapılmaktadır. köpekler bariz bir şekilde çoktur. ayrıca kazlar yörenin hayvanları arasında önem sırasında başı çeker. ayrıca ormanlık bir bölgedir ve ormancılık yaygındır.
  • sabah iştimasında nefesinizden çıkan buhar havada kristalleşip donuyor.. burda hayatta kalan bidaha üşümüyor..
  • bu ekşi sözlük kötü bir yer!
    göle cennetimdi benim, öyle olduğuna inanmak değil, öyle olduğundan emin olduğum yerdi... her taraf tezek kokarmış, at pislikleriyle doluymuş sokakları, kanalizasyonu bile yokmuş, yapacak bir şey bulunamazmış, köy gibiymiş, dünyanın en tuhaf yeriymiş...okuyunca şaşırdım, ne şaşırdım, dünyam yıkıldı desem yeri. dokunulmazları, sırça köşkleri varsa sözlüğe bakmamalı insan!
    doğduğum yerdi, başka bir yer görmemiştim ki göle nin tuhaf olduğunu bileyim. tezek kokusunu hiç almadım, içine doğduğun atmosferin başkalığını bilmez ki insan. suyu çeşmeden kovalarla omuz askılarına takarak taşırdı büyükler, dünyada herkesin suyu bu biçimde evine taşıdığını sanırdım herhalde ki, tuhaf gelmezdi.
    kazlar, arılar, inekler bizimle birlikte hayatın içindeydi işte, başka yerlerde onların olmadığını da bilmiyordum. her çocuk yumurtayı çatlatarak çıkan civcivi yuvasında izleyebilir sanıyordum. saklambaç oyunu yalnızca boyunu aşan otların içinde oynanabilir diye biliyordum, inekten süt sağılırken sırasını bekleyen buzağıya her çocuğun hüzünlü bir acımayla bakabildiğini düşünüyordum. sonbaharda biçilmiş otların altında yatak oluşu, binbir çiçek ve ot kokusunu solurken, dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar kara bir göğü ve yine dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar parlak ve büyük yıldızları saatlerce seyretmenin kimse için olağandışı olduğunu bilmiyordum.
    orman eteklerinden dağ çilekleri, lezzetli mantarlar toplamak ne kadar da doğaldı.
    dere kenarında kilden oyuncaklar yapıp güneşte kurutmak, yarı beline kadar suyun içine girip, büyükler kızmasın diye kuruyana kadar eve dönememek her çocuğun hayatında var olan bir durum sanıyordum.
    karın uzun kaldığını biliyordum yerde. evet ama bunun ne sakıncası olabilirdi ki? bildiğim tek sakıncası, hayatımda ilk kez bana alınan bir yüzüğü tam kar yağmadan önceki gün bahçede düşürmüş olmamdır, ertesi sabah ortalığı kar kapayınca çooook uzun beklemiştim yüzüğü arayıp bulmayı. yoksa bütün okul sezonu boyunca çantaların üzerinde kayarak okula gitmenin nesi kötü olabilir ki?
    eğer bir cennet olmasaydı, yurdun her yanından, özellikle büyük şehirlerde yaşayan, okuyup yazmış tüm akrabalar neden sökün ederlerdi ki her yaz göle ye ve evimize? harika peynirlerimizi, ballarımızı, yumurtalarımızı yemek için değildi herhalde sadece.
    iklim ve coğrafya bizi eve tıkardı çok uzun günler boyunca ama sırf bu yüzden öğrenmiştik uzun sohbetler edebilmeyi, hikayeler uydurmayı, anlatmayı ve dinlemeyi. müziğe, saza söze bu yüzden düşkündük. ve insanlar bu nedenle çok sahiciydi, başka türlü o kadar uzun zaman göz göze bakılamayacağı için.
    yıllar geçti hala o kadar sevebilmeyi bilen insanlar görmedim. kurban olurum sana sözünü öyle gözlerinden ateş çıkarak söyleyen başka insanlar bulamadım bir daha.
    yeşil ve çiçekli çocukluğun cennet bahçesi göle.
    gitsem şimdi, ben de göreceğim kesin başkalarının gözlerindeki göle yi. ama ne gerek var? yeni bir cennet bulma olasılığın yoksa, geçmiş cennetine hiç dokunmamalı insan...
  • an itibari ile deli gibi bi' kar yağışı altında; kömür ateşinde ağır ağır demlenen kuzu etine rakının katık edildiği yerdir.
    daha eylül 27 ama kar yağıyor yeni rakı şişesi camdan bakıyor.
    ece ayhan affetsin;
    (bkz: kar örgütlenmektir bi' düşünün abiler)
  • kardeşimin görev yeri olması nedeniyle ve yeğenimi görmek için gittiğim ardahan ilinin (ki kendisi ancak ilçe kadardır) ilçesidir... ilçe midir, köy müdür kaldığım onbeş gün içinde anlamadığım yerdir. gidip görene kadar kardeşimin burada taze meyva sebze bulamıyoruz demesine karşın her seferinde nasıl olur yahu? dediğim, sonrasında da nasıl olabildiğini gördüğüm yerdir. zaten yaşayanların çoğunluğunu tayin nedeniyle orada bulunanlar oluşturmaktadır. askeri lojman, emniyet, adalet bakanlığı, hastane ve sağlık ocağı çalışanları.... göle'den çıkıp kars'a gitiğinizde medeniyete ulaştığınızı hissedersiniz birden... erzurum'a gidince de başka bir dünyada olduğunuzu hissederseniz göle'den sonra... ayrıca temmuz ayının ortasında ceviz büyüklüğünde dolunun yağdığı, kışlık montlarınızı giymek zorunda kaldığınız bir iklime sahiptir burası... ilçenin merkezinde yeşillik olmasa da dışına çıktığınız andan itibaren güzel bir doğa karşılar sizi... hayvancılıkla geçimini sağlarlar... dağlarda da, asfalt yolda da sürüleri görürsünüz... hatta asfalt yolda onbeş yirmi dakika siz yol verirsiniz bu sürülere... köylerinde gittiğiniz yemeklerde (uzaktan bakınca 10-15 hane kadar) bu güzel doğanın ürünleriyle beslenmiş olmaları nedeniyle o güne kadar yediğiniz en lezzetli eti yersiniz... görüntüsü hayal kırıklığı da olsa, oraları görmek güzeldir....
  • 341. dönem kısa dönem er olarak usta birliği için gideceğim yer.

    (bkz: topçu taburu)

    not: acemilik erzincan