şükela:  tümü | bugün
  • a house at the bottom of a lake adlı josh malerman kitabının türkçe ismi. ithaki yayınları'ndan mart 2017'de çıkmıştır. yazarın ilk kitabı kafes kadar gerilim içermemektedir ancak yine de gerilim, gizem, aşk, erotizm hakim kitaba. kitabın içeriği ile ilgili bir yorum yazmayacağım ancak kitabı okurken kitabın tamamen metaforik, alegorik bir eser olduğunu düşündüm. kitabı bitirdikten sonra da fikrim değişmedi. kafamda dört dörtlük oturtamasam da kitabın alegorik bir kitap olduğunu düşünüyorum. kafes bir ölçüt olarak ele alınırsa bu kitap kafes'ten bir tık altta kalmakta bana göre. ancak kesinlikle çok sürükleyici ve güzel bir kurgu.
  • kitapta bahsi gecen ev gerçekten gölün dibindedir.
  • kafes gibi konusu iyi fakat konunun işleyişi kötü olan kitap.
  • kafes 'ten aldığım heyecanın 10'da birini alamadığım vasat altı kitap. sürekli bir şey olmasını bekledim ama hiç bir yere varmadı. zaman kaybı malesef.
  • son zamanlarda okuduğum en berbat kitap.
    dili çok basit, olayların işlenişi çok sıradan. bir sonraki sayfada ne yazdığını tahmin etmek için aynştayn olmak gerekmiyor.
    sürekli bir şey oldu olacak diyorsunuz ama bir halt olduğu yok. vırt diye bitiyor. kısacık kitap zaten.
    filmi çekilse yarısında çıkarım.
  • yazarın ilk kitabı olan kafes'i çok beğenerek okumuştum. bu yüzden ikinci kitabını da okumak istedim. keyifle okudum ama pek beklediğimi bulduğum söylenemez. ortalama bir kitap oldu benim için. yazarın sonraki kitaplarına da şans vermeyi düşünüyorum.

    gölün dibindeki ev: 5/3

    (bkz: a house at the bottom of a lake)
    (bkz: josh malerman)
  • yemin ederim hayatımda okuduğum en berbat kitap ki ben ne kitaplar okumuş insanım. anlatımda sürekli bir gizemli olma çabası, sürekli cümleleri, kelimeleri tekrar etme, bir beklentiye sokup hiçbir şey vermeme. 180 sayfa civarı ve oldukça kısa bir kitap aslında ama süründü resmen elimde. kitabı okurken sanki yazar kulağımın dibinde sürekli fısıldayıp da gizem yaratmaya uğraşıyordu. dev bir ruhi çenet videosu izlemiş gibiyim. ne aşk romanları, ergen kitapları okudum da böyle berbatını görmedim. bir yayınevi bu kitabı nasıl basar, hiç mi okumadınız? ya da yazarla anlaşma yaptınız da mecbur mu kaldınız bu saçmalığı yayınlamaya? ithaki de zamanında az reklamını yapmadı bu kitabın, şimdi de kırmızı piyano diye bir kitabı parlatıyorlar, önünden bile geçmem. bu kitabı okumayın dostlar, zamanınıza yazık.
  • okuduğum zaman pek memnun kalmadığımı söylersem yeridir. kitabın kapağı ve ismi merak uyandırıyor işin gerçeği. fakat içeriği vasat ne yazık ki. o kadar nahoş bir etki bıraktı ki kahramanların ismini bile hatırlamıyorum desem yeridir. kitabın başlığını ben açacaktım aslında ama kayda değer hiç bir şey olmadığı için vazgeçtim. romesuz juliet benden daha fazla hayal kırıklığı yaşamış ve kızmış belli ki. bence de kitabı almayın.