1. mûsikisi ve ebru gündeş'in ümmü gülsüm'e yakınsatmaya çalışdığı yorumu ve ses tonu/rengiyle tamı tamına bu topraklardan neş'et eden bir ilham ve hissi gücün yüzeye çıkışı, tezâhürü. sözlerinin beş para etmeyecek kadar klişe ve yavan olması dışında bazı medhiyeleri vallâh hak ediyor bu şarkı. sözleri mevzuunda da tabi mûsikisini hazırlayanların çok daha başka insanlar, sözü yazan kişinin de çok daha başka dünyânın insanı olduğunu bilmek yeterli oluyor durumu garipsememek için.

    şarkının enstrümantal kıvamını türk-şark çalgıları olan kanun, bağlama(elektro), darbuka gibi şâh damara dokunan enstrümanlara dayandırmış olması dinleyiciyi başlar başlamaz bir yerlerinden yakalamakda ve ona ne olursa olsun kaçamayacağı bir türk-şark geçmişini, mazisini hatırlatmakdadır. velev ki o bunu fark etmesin. bu ve bunun gibi halka hitâb eden pop müzik ürünleri(diğerleri kendine müslüman, kardan adam) adnan saygun gibi, suna kan gibi fransız'ın, ingiliz'in müziğine köle olmuş türk müziğini yıllarca avrupa'da yerin dibine sokmuş, dede efendi ve ıtrî gibi türk müziğinin everest tepesi isimler adına düzenlenmesi düşünülen konserleri yasaklatmak için kendine kıyarcasına utanç verici bir çaba içine girmiş yüz karalarının ruhlarını muazzeb etmekdedir. ve sırf bu yüzden bile takdire şâyândır.