şükela:  tümü | bugün
  • heart wants what the heart wants olarak çevrilebilecek kalıp.
  • (bkz: shit happens)
  • "it's heart, you know. it may settle on a flower or maybe shit."
  • ''it's the heart. sometimes it can lead you to ince, sometimes rte.''
  • gönül kelimesinin başka dillerde tam karşılığı olmadığı için pek mümkün olmayan çeviri.
  • (bkz: love is blind)
  • "it's soul baby. it can perch on a weed or a shit."
  • tercümesi olmayan sözdür. çünkü müslüman olmayan ecnebi memleklerin lisanlarında 'gönül' kelimesinin karşılığı yoktur. en fazla kalbin karşılığı vardır. çünkü kalbi dünyaya duyuran hz.isa'dır. sevgiyi sembolize eder. onlarda isa'dan sonrası olmadığı için gönül kavramıyla tanışamamışlardır. bu yüzden türküleri de yoktur. enstrümanları gitar, piyano gibi metalik aletlerdir. gönül telini titretemezler, komaları bilmezler.

    ancak müslüman kavimlerde hz.muhammed'in duyurduğu 'gönül' kavramı bilindiği için tüm bunlarla birlikte sevgiden sonra gelen ve ondan daha üstün olan 'aşk' kavramı bilinir. bu yüzdendir ki tüm alimler bilhassa yunus emre, mevlana gibi büyükler daima aşktan, uçmaktan, sevgilide yok olmaktan vb mefhumlardan bahsetmişlerdir eserlerinde.

    not: işbu entry tüm islam kültürü ve hz.peygamberin getirdiği güzellikleri hatırlamak ve özellikle gönül kavramına dikkat çekmek amaçlı yazılmıştır. pratikte yaşanan ortadoğu coğrafyasının cehaletini, ahlaksızlıklarını ve dahası kendilerine hediye edilen islamiyet dininin ne kadar doğru yaşanıp yaşanmadığı kısmını kapsamamaktadır.
  • the fucking heart can make every great blunder.