şükela:  tümü | bugün
  • james bluntın güzel sesinden sakin ve dinlendirici bir sonu acı biten aşk hikayesi... özellikle ne kadar arabesk görünse de i'd be the father of your child sözü ile vuruyor...

    did i disappoint you or let you down?
    should i be feeling guilty or let the judges frown?
    'cause i saw the end before we'd begun,
    yes i saw you were blinded and i knew i had won.
    so i took what's mine by eternal right.
    took your soul out into the night.
    it may be over but it won't stop there,
    i am here for you if you'd only care.
    you touched my heart you touched my soul.
    you changed my life and all my goals.
    and love is blind and that i knew when,
    my heart was blinded by you.
    i've kissed your lips and held your head.
    shared your dreams and shared your bed.
    i know you well, i know your smell.
    i've been addicted to you.

    goodbye my lover.
    goodbye my friend.
    you have been the one.
    you have been the one for me.

    i am a dreamer but when i wake,
    you can't break my spirit - it's my dreams you take.
    and as you move on, remember me,
    remember us and all we used to be
    i've seen you cry, i've seen you smile.
    i've watched you sleeping for a while.
    i'd be the father of your child.
    i'd spend a lifetime with you.
    i know your fears and you know mine.
    we've had our doubts but now we're fine,
    and i love you, i swear that's true.
    i cannot live without you.

    goodbye my lover.
    goodbye my friend.
    you have been the one.
    you have been the one for me.

    and i still hold your hand in mine.
    in mine when i'm asleep.
    and i will bear my soul in time,
    when i'm kneeling at your feet.
    goodbye my lover.
    goodbye my friend.
    you have been the one.
    you have been the one for me.
    i'm so hollow, baby, i'm so hollow.
    i'm so, i'm so, i'm so hollow.
  • kıymetini bilemediginiz asklarinizi animsayarak aglayabileceginiz bir sarki. *
    //you'd be the father of my child//
  • insanın içini titreten bi şarkı belki de ağlatan.yapmayın böyle şarkılar daha ne kadar dayanılır bilinmez
  • benzer hikayeler yazmış insanları kendi yazdıkları hikayelerinden daha fazla - daha kötü- etkileyebilecek kadar yakıcı,yıkıcı bir şarkı bu.
  • gayet damardan bir şarkı kendisi.james blunt'un anlam veremediğim halde beni rahatsız eden sesine rağmen.içeriğiyle alakalı olsun olmasın dinleyenleri durultuyor nedense.şahsen beni en azından..
  • dünyadaki bütün askerler keşke james blunt gibi olabilse dedirten şarkılarından birisi.

    bir sabah kalkarsınız. daha sonra anlayacaksınız sevgiliniz mp3 indirmiş sinsice; koymuş gitmiş listenin içerisine. yagmurlu bir günde kalkıp bilgisayarınızı acarsınız. alışık oldugunuz bir sabah olacaktır diye beklersiniz. her sey aynıdır. sadece saatler bir saat geri alınmıştır. hepsi bu. daha sonra winamp'ı açar her zamanki listenizi dinleyeceginizi sanarak traş olmaya yeltenirsiniz. şarkının ilk sözleri ile kendinizi kesersiniz. farkedersiniz ki bu sizin koydugunuz bir sarkı degildir.
    sevgilinizin sabah süprizi.
    trası bırakır dagınık yataga dagınık bir şekilde gider ordan pencere önüne geçersiniz.
    yüzbaşı önünde selam durursunuz. tekmil verirsiniz. yzb. blunt da tekmilinizi alır. ve "rahat!" komutunu verir.
    rahata gecer ve aglarsınız.
    bir asker ne kadar aglarsa o kadar aglarsınız.
    bir erkek ne kadar aglarsa o kadar aglarsınız.

    sarkı hic bitmesin istersiniz. *
  • akilda seneler once simsiki sarildiktan sonra arkani donerek biraktigin sevgili, playlistte bu $arki ve de gecenin bu saati;gozlerden dokulecek bikac damla ya$in sihirli formulu gibidir, kesin ve etkili.
  • tom waits- martha ile beraber duyduğumda anında ruh halimi değiştirebilen ikinci şarkı. hatırlamak istemediğim bişeyleri hatırlatan parçalar..
  • her dinlediğimde "i know your smell" kısmısını defalarca loop'a aldığım şarkı... şarkının en içli yeri orası.. aniden kısılan sesiyle öyle bir söyler ki blunt o kısmı, bütün şarkı boyunca hissettirdiklerinin toplamını o cümlecikte özetler sanki... sevdiceğinin kokusunu bilmek böyle ifade edilebilir ancak yani..

    yok aşk adına aynı şeyleri yaşamadım, bilemem tabi, ama bir kokunun insana neler hatırlatabileceğini tahmin edebiiyorum.. öldüğüm güne kadar annemin kokusunu unutmayacağım mesela..

    (bkz: koku hafızası acıtır)

    bir adamın söylediği şu kadarcık laf, öyle bir söylenmiştir ki, neler neler getirir akla işte.. aşk acısı böyle bir şey olsa gerek diye düşündürtüyor, insanı fazlasıyla etkiliyor; korkutuyor, hüzünlendiriyor, bazen gülümsetiyor, öyle garip bir mod ki tek bir hisle ifade edemeyeceğim.. mükemmel bir yorum kısacası