şükela:  tümü | bugün
  • google'ın reklam borsasıdır. reklam yayınlamak isteyen yayıncılar ile (bkz: publisher), bu reklam alanlarına takip olan alıcıları (bkz: buyer) buluşturur. yayıncılar internet siteleridir, alıcılar da reklam vermek isteyen markalar ya da bu markaların reklamlarını yöneten ajanslardır.

    bu alım/satım işleri 3 ana yöntemle gerçekleşir:

    1-herkesin katılabildiği açık arttırma (bkz: open auction)
    2- özel açık arttırma (bkz: private auction)
    3- öncelikli anlaşma (bkz: preferred deal)

    paranın çoğu açık arttırma üzerinden döner. yayıncı her reklam alanı için bir taban fiyat (bkz: floor price) belirler. alıcılar da o reklam alanı için tekliflerini sunarlar. alıcılar, sitenin taban fiyatını da, diğer teklif veren rakiplerinin de tekliflerinin ne kadar olduğunu bilmezler. tamamen kapalı usulde yapılan bir açık arttırmadır. eğer hiçbir teklif, sitenin belirlediği taban fiyatı geçememişse kazanan olmaz. eğer sadece 1 teklif sitenin belirlediği taban fiyatın üzerindeyse, kazanan kendi teklif ettiği fiyatı değil, sitenin belirlediği taban fiyatı öder ve reklamını gösterir. eğer birden fazla teklif, sitenin belirlediği taban fiyatın üzerindeyse, kazanan kendi teklif ettiği fiyatı değil, kendisinden sonraki en iyi teklif (bkz: second price) kadar para öder ve reklamını gösterir.

    örnekler ile detaylandıralım:

    örnek 1:
    site 300x250 desktop bannerının 1000 gösterimini en az 1 liraya satacak (bkz: cpm) şekilde kural koyar. (bkz: pricing rule)

    1. alıcı 1.5 lira teklif eder.
    2. alıcı 2 lira teklif eder.
    3. alıcı 10 lira teklif eder.

    3. alıcı açık arttırmayı kazanır ve kendisinden sonraki en yüksek teklif olan 2 lirayı öder.

    örnek 2:
    site 300x250 desktop bannerının 1000 gösterimini en az 1 liraya satacak (bkz: cpm) şekilde kural koyar. (bkz: pricing rule)

    1. alıcı 0.75 lira teklif eder.
    2. alıcı 0.50 lira teklif eder.
    3. alıcı 10 lira teklif eder.
    (bkz:
    )3. alıcı açık arttırmayı kazanır ve kendisinden başka taban fiyatı geçen olmadığı için, taban fiyat olan 1 lirayı öder.

    örnek 3:
    site 300x250 desktop bannerının 1000 gösterimini en az 1.01 liraya satacak (bkz: cpm) şekilde kural koyar. (bkz: pricing rule)

    1. alıcı 0.98 lira teklif eder.
    2. alıcı 0.99 lira teklif eder.
    3. alıcı 1 lira teklif eder.

    hiçbir alıcı taban fiyatı geçemediği için kimse kazanamaz. o reklam alanı boşa gitmiş olur, reklam gösterilmez. (sadece google adx kullanılıyorsa)

    tüm bu işler saliseler içinde gerçekleşir. siz sayfayı her yenilediğinizde bu açık arttırma tekrar başlar. yukardaki örneklerden anlaşılacağı üzere taban fiyatın doğru konması çok kritiktir. "çok para kazanayım" diye yüksek bir fiyat koyarsanız ve kimse bu fiyatı yakalayamazsa o gösterimden hiç kazanamazsınız. "madem öyle o zaman çok düşük koyayım" derseniz, aslında o alana 10 lira vermeye hazır olan birisine o alanı 10 kuruşa satarsınız. burada amaç dengeyi tutturmak ve maksimum geliri elde etmektir. kural koymazsanız %100 doluluk (bkz: coverage) sağlarsınız ve gün sonu 100 lira kazanabilirsiniz, ama mantıklı bir fiyatlandırma ile %50 doluluk ile 130 lira kazanabilirsiniz.

    özetle elinizde 10 tane satmaya hazır mal olduğunu düşünün ama satamadığınız her malı da çöpe atacaksınız. tanesini 1 liradan satıp 10 lira da kazanabilirsiniz, tanesi 10 liradan 2 tanesini satıp, diğerlerini çöpe atıp 20 lira da. burada kurtarıcı; ikinci en iyi teklif (bkz: second price) mantığı olmasıdır. yani siz 1 liradan satmaya hazır olsanız da, birisi 10 lira verirken ikinci en iyi teklif 9 liraysa siz 9 lira kazanırsınız. stratejinize göre değişir ama genelde amaç; taban fiyatın, en yüksek fiyatın çok az altında ayarlanmaya çalışılmasıdır ya da ikinci en yüksek teklifin sizi kurtarmasını beklemektir. tabi bu açık arttırma günde milyonlarca kez yenilendiği için ve hepsinde ayrı alım talepleri olduğu için ortalamaya bakılır. yani bir açık arttırmada 10 lira verenden 9 lira almaya çalışırken, geri kalan 1 milyon açık arttırmada hiç o yükseklikte teklif yoksa gün sonu batarsınız.

    karmaşık olan yapı "open auction" olduğu için onu daha detaylı anlattım (gerçi detaylı dediğim bile aşırı detaysız. o taban fiyatı doğru bulabilmek için aylarca sürebilecek raporlama, bu raporları inceleme, ab testi yapma vb. gerekiyor) kısaca open auction'ı ve preferred deal'ı da anlatayım.

    private auction: aslında tüm mantık open auction ile aynı. tek fark buradaki açık arttırmaya herkes katılmıyor. alıcılar ile bu sefer açık bir sabit taban fiyat anlaşması yapıyorsunuz. yani alıcı sizin taban fiyatınızı biliyor. bu fiyat sizin open auction fiyatınızdan yüksek oluyor. (zorunlu değil ama aksi genelde mantıksız olur) burada sadece anlaşma yaptıklarınız kendi aralarında açık arttırmaya katılıyorlar. şöyle düşünün; elinizde 10 tane sanat eseri var. 20 tane zengin ile güzel bir salonda açık arttırma yapıyorsunuz. bu zenginler en güzel 5 sanat eserinizi yüksek fiyattan alıyorlar. geriye kalan 5 taneyi de gidip open auction'da satıyorsunuz. zengin alıcı daya yüksek ödüyor ama tam olarak istediğini alıyor. ucuza alayım diye open auction'ı beklerse o çok istediği eseri başkası kapmış olabilir.

    preferred deal: burada artık açık arttırma yok. alıcılar ile sabit bir fiyatta anlaşıyorsunuz. diyorsunuz ki "300x250 desktop bannerı sana 5 liradan satarım ve her istediğinde bu fiyattan alırsın". açık arttırmada aynı bannerı 1 liraya alabilir, private auction'da aynı bannerı 2 liraya alabilir ama riskli. diyelim ki o gün 1 milyon 300x250 alması lazım ama open auction ya da private auction'ı beklerse başkası kapabilir, preferred deal anlaşması varsa o banner hiçbir açık ya da özel açık arttırmaya girmeden önce bu kişiye gider ve isterse alır. hem istediği kadar gösterimi hiçbir risk olmadan alır, hem de açık arttırmada büyük bir kapışma olup fiyatı aşırı yükselebilecek bir bannerı sabit fiyattan almış olur. macerayı sevmeyenler için mükemmel.

    özetle bir banner ilk önce preferred deal yapana teklif edilir. almazsa private auction'da kapışılır, orada da kimse almazsa open auction'da kapışılır. siz "alışveriş sitelerinden çıkmayan, ürününüz ile ilgili, alım gücü yüksek vb." birisini kimseye kaptırmak istemiyorsanız elinizi cebinize atarsınız, o kadar kritik değilse altta kapışırsınız.

    umarım google adx'i fikir verebilecek kadar anlatabilmişimdir. aslında bu anlattıklarım google adx'e has şeyler de değil, genel olarak (bkz: programmatic) denilen şey böyle bir şey. google buradaki en büyük oyuncu o kadar. yoksa başka platformlar da var. konuyla ilgiliyseniz daha da çok araştırın, en dibine kadar inin, çünkü gelecek burada.

    haydi hayırlı tıraşlar...
  • dolar bazlı çalışılabilecek, bildiğiniz, çalıştığınız tavsiye edebileceğiniz var mı diye sormak istediğim reklam borsası.