şükela:  tümü | bugün
  • ingilizleri sevmem, bu da bi ingiliz ve üstelik boş, manasız, ilgisiz bi ingiliz'di.

    beşiktaş'ta 3-4 sezon çalışıp sanırım 3 kez şampiyon yapmıştı. beşiktaş'ın en parlak dönemlerinden biridir o dönem. ama kadro iyiydi... lakin daha sonra bursapor'da ve trabzonspor'da "mağluplar"ı oynattığı çok iyi bilinir. bursa'da yine bi kaç maç kazanmıştı ama bursaspor teknik direktörü olmadan da maç kazanabiliyodu o zamanlar.

    bu herif nerden baksan 7 yıl yaşadı türkiye'de, 3-4 tane türkçe kelime bilirdi. belki daha fazlasını bilir ama "prensip" altına sığınıp konuşmazdı. konuşmazdı çünkü tercüman'ın maaşından da yüzde alıyodu belki. çok soğuk bi adamdı, beşiktaş'tan ilk ayrıldığında "buruk" gitmişti, bi miktar üzüldüm diyebilirim ama daha sonra gitmesi için dua ettim, gitmesi için yemin ettim türk futbolunun iyiliğini düşünerek[ne ?]...
  • gün gelir (bkz: metin ali feyyaz) üçlüsü de bu adamın döneminde töremişler, doruğa ulaşmışlardır.
  • dil bilmez, iz bilmez, gülmeyi bilmez öküz gibi bi adamdı.doldur boşalt futbolunu benimsemiş akıl, zeka dolu bi adet bile taktikte görünmemiştir.süpper bi kadroya güvenerek ortalıkta dolanmıştır.japonyaya falan da gidip orda da çuvallamıştır.
    "i love you gordon!" diye şahsına yapılan bir tezahüratı vardır.ona da aldırdığını görmedim pek.
    çevirmeni de süpper dinlemeden anlamadan çevirirdi, güldürürdü.
  • sezonun yarısında kovulmuş, yerine daum gelmişti... bunun zamanında beşiktaş çok uzun süren 1 yenilmezlik serisi yakalamıştı... daha sonraları bir ara japonya'ya gitti, ordan da ayrıldı, kovuldu mu kendi mi gitti bilmiyorum... disipilinli 1 insandı...
  • elindeki kadroyu en kotu sekilde kullanmistir, bu adam yuzunden avrupada hic bir basari elde edemedik, transfer edilen yabancilarda cabasi, transferlerden komisyon aldigi soylenmistir. o kadro babamda olsa avrupa sampiyonu yapardi be.
  • amigo orhan bir kere buna çiçek vermek istedi. bu da neye taktıysa artık, almadı çiçeği. bu duruma sinirlenen amigo orhan çiçek demetinin gordon'un başında paralamaya kalkışmış, gordon kaçmaya çalışmış, beşiktaş idmanında neşeli görüntüler oluşmuştu. (aynı amigo orhan yıllar sonra da mustafa denizli'ye bir milli maç sonrası merdivenlerden uçarak kafa atacaktı. o görüntüleri televizyonda defalarca izleyen şanslı grubun içindeyim ben de)
  • yaptığı transferlerle ( ki eminim yönetiminde payı vardır ) hop oturtup hop kaldırmış ingiliz teknik adam. beşiktaş 6 buçuk sezon filan geçirip 3 kez şampiyon yapmasına rağmen bir les ferdinand haricinde transfer güzelliği olmamıştır beşiktaşa...
  • japonyada çalıştığı zamanda milliyet gazetesine röportaj vermişti. kıldır tüydür bişiler diyordu. bi de fotoğrafı vardı gazetede yanında kel bi adam, dikkatle baktım bi yerdem tanıyodum bu ibişi.. " aaa wilson " beşiktaşda bir kaç sene oynamış, fenere gol falan atmıştı, gerçi o zamanlar fenere 4 ten aşşağı atmıyoduk, taksiciler falamn " arkayı fenerliyelim edebiyatına başlamıştı, neyse uzun lafın kısası gordon amca kendine yamak olarak wilsonu almıştı. yapılan gereksiz transferler meğer gordonumun kankalarıymış.
  • aslinda oldukca iyi turkce konusan fakat nedense kullanmayan, kariyeri bittikten sonra ozel hayati ile ilgili yapilan bir roportajda aslinda ne kadar sevimli ve sempatik bir adam oldugunu gosteren, turk insanini iyi kavramis oldugunu dusundugum nitelikli, prensipli futbol adami.
  • uzun yıllar beşiktaş teknik direktörlüğü yapmış, yüzlerce maç sonrası demecinin hiçbirinde hakemden şikayet etmediği gibi "hakemlerden şikayet etmem. çünkü hakem hataları her takımın lehine ve aleyhine gerçekleşir ve bu hatalar sezon sonunda kendi kendini dengeler ve adaletsiz bir ortam oluşmaz." diyerek bugün atıp tutmayı çok seven çoluk - çocuğa doğru yolu yıllarca önce göstermiş futbol adamı.

    teknik - taktik bilgisi elbette uzmanlarımız ve otoritelerimizce yetersiz bulunabilir, ancak ısrarla ve kadroyu pek değiştirmeden uyguladığı sağlamcı 4 - 4 - 2 taktiğiyle fenerbahçe'ye karşı ezici bir üstünlük kurduğu, galatasaray'a karşı da bir çok maçı başa baş (toschak döneminin ezikliğinin tam tersine) oynattığı unutulmamalıdır. avrupa kupaları'nda başarılı olamamıştı, emeklilik yaşına yaklaştıkça da teknik direktörlük performansı düşmüştü. jupp derwall kadar olmasa da önemli bir isimdir yakın dönem türk futbolunda.