şükela:  tümü | bugün
  • i$ini yaptiracak kadar parasi olmamak (bu arsanin tabusunu, adami göremedigimden alamadim)

    görme eylemine istem di$i gelen engel sonuçu, beyne resmin ula$amamasi.
  • bilardoda bir topu diger topa carptiramama olayi...
    misal...
    uc top... beyaz topa oynuyoruz, uc bant cikip sayi alicaz*... ince ayar yapiyoruz... derken, ani bir ilgi alaka kaybi sonucu* derin bir cit sesi esliginde topu goremiyoruz...
    (bkz: gorememek)
    (bkz: circular reference)
  • pool bilardo'da karot (bkz: snooker) sonucu hedeflemesi gereken topun önünde diğer toplar olduğu için o topu hedefleyememek..
  • rize'de birini görmek istememek anlamına gelen bir deyim, evet deyim.
    cümle içinde kullanalım:
    bu adamı da hiç göremem : bu adamı hiç sevmem, görmek istemem, 40 yıl görmesem aramam.
    aslında hiç görememek olarak kullanılır.
  • kulağının dibinde dört çılgın ramazan davulcusunun jam sessionıyla gümbürdetilerek ilan edilse de, büyük puntolu ve dostane olmayan harflerle hatrı sayılır büyüklükte bir tribün pankartına yazılmış olarak tam karşında açılmış olsa da, arthur dent'in bir sabah uyandığında dişlerini fırçalarken banyo penceresinden gördüğü kocaman ve pek de dost canlısı sayılamayacak sarı makinaların niyetlerini çıkartamaycak kadar ahmaklaştığındaki gibi bir ruh durumundaysan aylarca yapamayabileceğin şey.
  • geometri sorusu çözmeye çalışan yavrucağın, hocasına göre gerçekleştirdiği eylem.
  • bu şehrin en güzel tarafı seni görememek.

    görme biçimi** aynı zamanda bir görememedir, görmeme* biçimidir. görme biçimi görmenin mutlak olamayışının bir anlatımıdır.

    (ilk giri tarihi: 26.8.2018)

    (bkz: görmezlikten gelmek), görmezden gelmek
  • vazgeçebileceğim en son duyu görme duyusudur. bütün bir ömrü karanlıkta geçirme fikri her zaman için korkutmuştur.