şükela:  tümü | bugün
  • basrolünün hep
    (bkz: esekherif)'e verilmesini istemişimdir.
  • basvurmama ve rolu alacagima kesin gozuyle bakiyordum ki, (bkz: orlando)'ya vermisler rolu.
  • başrolünde sigourney weaverın oynadığı, hayatını afrikadaki bi goril ailesiyle ilgili araştırmalara vermiş bilimkadınının gerçek hikayesini anlatan film.
  • kiyimi surmekte olan dag gorillerinin hikayesi.
  • (bkz: jane goodall)
  • muhteşem doğa görüntüleri olan, hayvan sevgisini doruklara çıkaran acıklı film.
  • tam adı gorillas in the mist: the story of dian fossey olan film. klişe bir hikayesi olsa da insanı ağlatabilen bir filmmiş kendisi.
    goriller ve afrika'daki insanlar arasındaki seçimi goriller olarak yapmış bir kadının öyküsü. zira bir birleriyle çatışan iki grup bu. hadi goril ticaretini ve öldürülmelerini geçtim, fakirliklerinden bir parça da kurtulabilmek için en azından bu bölgeye turist çekmeleri gerkmektedir. fakat dian'ın gorillere olan sevgisi öylesine aşmıştır ki bunu bile kabullenmez. filmde bu çelilşkiye de değinilmiş fakat duygusal yapıyı bozmamak için olsa gerek biraz üsütün körü geçilmiş. fakat suçun yine beyaz adam* da olduğunun altı çizilmesine rağmen, afrika'daki kabile üyeleri de bir nevi canavarlaştırılmıştır.
    diğer yandan, filmde hep kendi seçimlerini erkeklere bağlı olmdan yapmış güçlü kadınlar görüyoruz ki bu açıdan takdir edilesi. fotoğrafçı sevgilisini ne kadar sevse de onun teklifine karşı çıkması ve gorillerin bulunduğu yerde yaşamaya ne pahsına olursa olsun devam etmesi sevindirici. kötüler hep erkekler: ticaretini de yapan, öldüren de onlar. gorillere şefkatle yaklaşan, afrika coğrafyasını seven ve onla barışık yaşayanlar da hep kadınlar. gerçi filmin sonlarına doğru dian biraz tırlatıp erkekleşiyor, erkek dünyasına karşı çıkabilmek için ama bu da kabul edilebilir geldi bana.
  • fil dişi, tilki kürkü, fok bişisi şeklinde uzayıp giden listede goril eli ve kafası da olduğunu öğreten film. bu eziyete maruz kalan gorilleri incelemeyle başlayıp obsesyona doğru sürüklenen kadının hikayesi de bu filmde anlatılıyor.
    yine de afrika'nın özeti gibi, beyaz adam'ın para gördüğü yerde siyah adamın acımasız katile dönüşmesi.
  • yaban hayat fotoğrafçısı süha derbent 'in evrim ağacıyla yaptığı sohbet esnasında bahsi geçmişti bu filmin. çok merak ettim ve hemen izledim.

    konusu:
    --- spoiler ---

    gorillerin dünyada yeni keşfedilmeye başlanmasıyla dian fossey'in national geographic ekibiyle ruanda'ya araştırmaya gider, orada bu hayvanlara aşık olur ve oraya yerleşir, bir yandan araştırmalarına devam ederken, bir yandan da goril avcılarıyla savaşır.
    dian fossey 'in goril sevdası iyice takıntılı boyuta gelince, avcılarla olan savaşın dozu iyice artar ve sonunda avcılara yenik düşer. 1985 yılında yüzünde pala darbeleriyle ölü bulunur.
    --- spoiler ---

    kendimi kadının yerine koyduğumda takıntılı olmasını anlayışla karşılayabiliyorum. çünkü dünyada ilk defa goriller bilimsel olarak inceleniyor, ve bunu sen yapıyorsun. dünyada bu hayvanlara ilk defa sen bu kadar yaklaşıyorsun, hayvanın davranışlarının kitabını yazıyorsun adeta. bir canlıyı keşfediyorsun resmen. hem de insan ırkına çok yakın olan bir canlıyı. kedi köpek gibi bir canlı değil sonuçta. bu hayvanla bir iletişim var ortada, dokunuyorsun, bakışıyorsun. ve bunu dünyada ilk kez sen yapıyorsun. bence bu çok büyüleyici bir şey. o yüzden bu kadar takıntılı hale gelmesi bence çok doğal.

    gelelim filmle ilgili detaylara.
    filmi izlerken acaba gerçekten oralarda mı çekmişler filmi, onlar gerçek goriller mi diye hep aklımdan geçti. film bitince araştırdım. filmle ilgili öğrendiğim bir kaç gerçeği burada da paylaşayım.

    -evet film ruanda'da, dian fossey'in karisoke araştırma merkezinde çekilmiş. ve filmdeki gorillerin hepsi, gerçek gorillermiş.

    -filmin yapımcısı dian fossey'in yazdığı anı kitabının film haklarıyla ilgili görüşmek için gittiği sırada, dian fossey buluşmadan saatler önce ölü bulunuyor.

    -dian fossey'i canlandıran sigourney weaver gorillerle ilk tanışmaya başladığı zamanlarda, dişi bir gorille fazla yakınlaşması sonucu erkek goril atağa kalkmış, ve sigourney weaver aynı filmdeki gibi yere eğilip itaat ettiğini göstermiş. erkek gorilde yanından geçmiş gitmiş. ve bu erkek gorilin ismi pablo imiş. dian fossey'in zamanında baktığı, araştırdığı gorillerden birisiymiş. ve pablo bu filmde de rol almış.

    -filmde yaralanan ve ölen gorillerin hepsi, kostüm giymiş oyuncularmış.

    -5 dalda oskara aday olmuş ama hiç birini alamamış.

    -film çekildikten 20 yıl sonra sigourney weaver tekrardan ruandaya gider ve filmdeki gorillerle tekrar görüşür, hatta pablo bile ordadır. bbc de bunu belgesele çevirir, hatta belgeselin seslendirmesini de o müthiş sesiyle david attenborough abimiz yapar.
    belgeseli merak edenler için de belgeselin ismi: gorillas revisited

    sonuç olarak dian fossey 'in verdiği mücadele gerçekten bir film çekilmeyi hak ediyormuş, iyi ki de çekilmiş. böyle güzel insanların ileride de hatırlanması gerekiyor bence.

    not: gorillere karşı siz de bir ilgi, sevgi duymaya başladıysanız netflix'in virunga belgeselini de izlemenizi öneririm.