şükela:  tümü | bugün
  • bu ulkede gösteriş ekmek gibi su gibi ihtiyactir insanlara.
    oyle öğretilmiştir.
    cocukluktan anne babalar, biraz da yoksulllugun ezikligiyle, kendi anne babalarindan miras alip cocuklarina miras birakmislardir bu ugursuzlugu.
    mutlulugun tezahuru de dogal olarak gosterise sabitlenmistir.
    ne kadar cok gosteris o kadar cok mutluluk.
    marka kiyafetler, albenili aksesuarlar, avuc ici kadar yemekler, oturulmayan odalarin oldugu buyuk evler, krediyle odenen son model arabalar, uc maasi su bile tuketmeden mideye indiren ne boka yarayacagi anlasilmayan telefonlar...
    yeter mi yetmez.
    mutluluga ulasmanin hedefleri de vardir.
    anne babalar vitrine guzel kizlar yakisikli, basarili erkekler koymakla mukelelftir.
    kizlarin hedefi zengin koca bulmak erkeklerin hedefi kisa yoldan zengin olup zengin avcisi kizi tavlamaktir.
    ask filmlerinde bir donemin klişe konusudur zaten, fakirken aldatilan, terk edilen kisinin bir yolunu bulup zenginlesip intikam almasi.
    mutluluk, zenginliktir bu ulke insanına gore.
    zenginlik de gösteristir.
    kelebek buyuklugunde bir markasi olan kotu almak icin birkac gun simitle beslenir universite ogrencimiz.
    modelli bir araba almak icin gezmekten, eglenmekten feragat eder abimiz.
    araba koyacak g.t kadar park yeri olmayan sehirlerde üç kişilik ailelerin sadece ise gidip gelmek icin koca koca arabalara yillarini satmalari gerekir.
    icinde arama yapacak lira bulunmayan elmali armutlu telefonlara uc maas kurban edilir.
    bu memlekette gösteriş ekmek gibi su gibi ihtiyactir.
    gösteriş mutlulugun kanıtıdır.
    bu ülkenin insani mutlulugu zenginlik bilmez de zenginliği mutluluk bilir.
    bu ulkenin insani bu yüzden ne mutlulugun zengini olur ne de zenginlikle mutluluk bulur.
    brzh