şükela:  tümü | bugün
  • kendi gözünüze damlatmaya çalışırken yalnızlığınızı gözünüze sokandır.

    (bkz: tek basina yasamanin dezavantajlari)
  • göz damlası ortalama olarak 15 gün içinde tüketilmesi gereken bir icattır. "yapay göz yaşı" olarak da adlandırılır ya da tümevarıma başvuruyorum.

    ilk günler birileri damlatmanıza yardımcı olacaksa da, zaman geçtikçe ilgileri azalacak kendi başınıza kalacaksınız. başlarda gözünüz açıkken damlatmak kolay gibi gelebilir. fakat refleksleriniz o kadar gelişmiştir ki beyninizin elinize "zamazingoyu sık!" emri vermesiyle, elinizin damla deposunu sıkması arasında geçen süre içinde gözkapağınız kapanacak, damlanın gözkapağınızın üzerinden akıp gitmesine kendiniz bile şaşıracaksınız.

    bir yere rahatça uzanın. gözkapaklarınızı kapatın. gevşeyin. şimdi kuş cıvıltıları duyuyorsunuz. ee şey.. damla şeysini alın, kapalı gözkapaklarınızın tam birleştiği noktaya damlatın. akabinde gözlerinizi açın ve hızla kapatın. açıp kapatmaya devam edin, yapay gözyaşı damlamız yayılarak hedefe ulaşacaktır. afiyet olsun.
  • eczaneden alırken boş bulunup "aç karnına mı, yoksa tok karnına mı damlatacağız" diye sorduğum, akabinde lafı çevirip işi espriye vurduğum ilaç çeşidi. (bkz: yuzgoz olmak)
  • ucunu delmeden gözünüze damlatmaya/damlattırmaya çalışmayın. en az 10 dakika damalsın diye bekliyorsunuz lan çok stresli bi' şey.
  • tek başına damlatamadığım sevimsiz ilaç ,birde tam damlatılırken bende garip bir korku hissi oluyor.on dakika arayla ikinci damlaya geçildiğinde gözümü açmamakta diretiyorum.bana verilen ilaçlardan olabilir ama gözü acıtıp,yakmasıda ayrı bir konu.
  • gozden damlayan. (bkz: gozyasi)
  • bir çeşit tedavi aparatıdır. ne var ki kullanımı çok zordur.acemi kullanıcılar gözlerini tedavi etmek yerine kör olma olasılığı ile karşı karşıya kalabilirler.özellikle cocuklar için, iğneden sonra ki en korkulan hededir.
    göz damlasını henüz doğru dürüst kullanmayı öğrenememişken bir de göz kremi çıkardılar ki o daha beter.göz kremi için damlanın biraz koyu kıvamlısı diyebiliriz.ancak gözüne damlattığın anda, sanki bir avuç kum gözüne kaçmış gibi hissedilir.
    göz damlasının ve göz kreminin, yutulabilir veya içilebilir türlerini icat etmek üzere genç ve yetenekli bilim adamlarını göreve çağırıyoruz.
  • insanlar bunun bir farmasötik form olduğunu algılayamıyor. yani tıpkı tablet, ampul ya da şurup gibi bir ilaç ihtiva eden solüsyon. insanlar göz damlası diye bir ilaç var sanıyor. adam gelir, bir majezik bir dolven bir de göz damlası diye sipariş verir. kafasındaki taksonomide göz damlası ile majezik aynı hiyerarşik düzeyde. zannediyor ki göz damlası tek çeşittir. doktorlar, eczacılar falan renkli şeyleri sevdiği için farklı farklı şişelerde değişik isimlerde göz damlalarını yazıp raflara diziyorlar.
    adam soruyor göz damlası var mı? hangisi diyorum. göz damlası işte diyor. ne için diye sorunca göz için diyor. a öyle mi? ben götüne sokacaksın sanmıştım.
    benzeri bir durum topikal ilaçlar için de var ama o bu seviyede bir mallık değil. bütün kremler aynı sanan insan tipi kozmetik sektörü sayesinde bitti galiba. ama bu göz damlası tayfası daha uzun süreler devam edecek gibi duruyor.
  • tatbiki esnasında çok dikkatli olunması gereken ilaç. zira damlatma mesafesi arttıkça, göze düşen her damla, mike tyson'ın yumruğu gibi bir etki yaratıyor. olabildiğince göze yakın noktadan damlatmak lazım.
  • rachel green nefret eder, tırsar, kullandırabilmek için şiddete başvurmak gerekir.

    (bkz: friends)