şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ba$kasinin bahcesinden meyve calmayi legalle$tirmek icin uydurulmu$ tamlama
  • nazardan korunma vergisi. bir tür açıktan verilen rüşvet tadında diyet.
  • günümüzde özellikle rejimlerde son derece geçerli olan hak. anne, abi ya da sevdicek muzır şeyler yediğinde otlanmak için bahane olarak kullanılır.
  • en son olimpos dönüşü eğirdir gölü civarında konakladığım sırada kovada gölü milli parkına doğru pedal sallarken yol üstü muhteşem elma bahçelerinde kullandığım hak... güneyde dilediğiniz zaman kullanabilirsiniz kimse size bişey demez, aksine ikram sayar, selam çakarlar..
  • gördüğün herhangi bir şey üzerinde iddia edebileceğin hak..
    genelde şehirlerarası uçsuz bucaksız tarlalardan koparılan birkaç ayçiçeğinin yol arkadaşlığına gebedir..
    ya da yan komşunun sizin bahçenize sarkan kiraz dallarından koparılan alda gizlidir..
  • kısmen; (bkz: masturbasyon)
  • şöyle ki, çiçek böcek hayvan seven kişisinizdir... ortada sazlık, böğürtlen çalısı, toz toprak varken kasmış 30-40 senede ancak nefes alabileceğiniz bir bahçe yetiştirmeyi becerebilmişsinizdir...

    bir yanda da deniz manzaramı engelliyor, güneşimi kesiyor, arabama yaprak döküyor, bilmemneme dokunuyor gibi tuhaf düşüncelerle kökünden kesilerek dımdızlık bırakılan sokaklarda bahçelerde yaşamaya alışmış insanlar güruhu vardır... işte bu gürühun fena halde göz hakkı bulunur sizin yetiştirdiğiniz otta böcekte... onlara allah tarafından sunulmuş haktır bu... öylesine uydurulmuş bir haraçtır... hatta bu grup çiçek çalmak günah değildir diye bir de motto uydurmuştur... "hoop usta ne oluyoruz?" diyecek olursanız pişkin pişkin, "ne var ki allahın çiçeği" derler...

    karşı komşunuz anlatır, siz yokken kızın biri bisikletle gelmiş torbasını ve telefonunu çıkarmış "anne bahsettiğin narları buldum" demiş sonra da işe koyulmuştur.. hatun sanki sultan süleyman'ın hazinesini ele geçirmektedir...

    adamın biri incire niyetlenmiş ancak boyu yetişmemiştir.. 15 dakika sonra oğluyla gelir, birbirlerinin omzuna çıkar hedefe ulaşırlar... ha bu arada 50 metre ileride manav vardır ama olsun göz hakkı bu.... pardon yani...

    başka bir kadın kapıyı çalar "haram olmasın diye" izin istemeye gelir.. dalından koparmayı severmiş de... inanır mısın, biz de valla ama işte pek fırsat bulamıyoruz.. malum göz hakkı... sonra o izinle artık sezonu geçirir...

    kan beyninize sıçrar geri göner.. bahçenin etrafını 2 metre yükseklikte tellerle çevirmeyi hatta tellere elektrik vermeyi düşlersiniz...

    hep merak ederim acaba bu insanların göz hakkı fasilitesi dönerci dükkanından veya kuyumcu vitrini önünden geçerken de işler mi...

    bir de kapkaç olayından neden bu kadar rahatsızız ki? sonuçta aynı kapıya çıkıyor...
  • görüldüğünde imrenilebilecek yiyeceklerden, görenlere verilen pay. *
    dedem derdi ki; göz hakkını önemseyin, ihmal etmeyin.. yoksa insanın nefsi kendini şaşırtır, günaha el uzatır, hırsız olur. olaya böyle bakınca tüm hırsızlık olaylarında hepimizin öyle ya da böyle payı olduğu ortaya çıkıyor. belki de doğrudur. kimbilir.
  • yolda yürürken gördüğün bir yiyeceğin tadına bakma dürtüsüyle etik duruma getirlmeye çalışılan bir hak..
    ayrıca,sadece yiyecekelrde değil,yolda giden mini etek giymiş daş gibi bir hatunun sexy bacaklarına bakma hakkıdır.
  • kendi kişisel doyumsuzluk ve arsızlığına kılıf arayan sözüm ona akıllı bünyelerin icad ettikleri gerçekte var olmayan hak. böyle bir hak tanımı olabilseydi, yolda gördüğünüz herhangi birine/birşeye fütursuzca dokunabilir, misal: istediğiniz bal dudaktan emebilir, dilediğiniz hoşunuza giden vasıtayı alıp gezebilirdiniz. soran olduğunda "ne var canım göz hakkı işte" deme şansınız varsa durmayın istediğinizi yapın..

    özetle:

    (bkz: yok böyle bişi)