şükela:  tümü | bugün
  • karşımdaki kişinin konuşurken göz teması kurmaması beni hep rahatsız etmiştir, kötü hissettirmiştir. tabi dik dik bakılması da hoş değil. dengeli bir şekilde göz teması kurarak konuşmak gerekir. bu şekilde karşı tarafa onu önemsediğimizi, dikkate aldığımızı gösteririz. hem de özgüvenli bir izlenim veririz. ve o da bizi daha iyi dinlemiş olur. nihayetinde sağlıklı ve düzgün bir iletişim sağlanmış olur. bu yüzden karşılıklı ilişkilerde göz teması çok önemsediğim bir detay.
  • illa küfür etmeye gerek olmayan insandır. bilerek bakmayanları tenzih ederek konuşmak gerekirse, bazı insanlar gerçekten istese de bakamıyor ya da bunun farkında değil. o yüzden biraz daha incelikli düşünmekte fayda var.
  • çok yoğundur, bir işe odaklanmış olabilir

    size değer vermediği için yüzünüze bakmıyor olabilir

    otuzbirci utangaç bir ergen olabilir.
  • (bkz: sosyal fobi)
  • tespit sıçma timinin bugünkü malzemesidir.

    100 tane sebebi var bunun, utanırsın, karşındakini sevmezsin, etkilenmek istemezsin, etkilemek istemezsin, kafanda başka bir şey vardır, ve saire.
  • zırcahilleriniz için bir kez daha yazıyorum; otistik spektrumda olabilme ihtimali kuvvetle muhtemel kişidir.
  • şahsen benim. kurmamak değil de kuramamak. uzun süre gözlerinin içine bakamıyorum bir insanın. arada bir etrafa, ellerime falan bakarım. çekingenlik sanırım biraz da.
  • bayılıyorum her haltı bilirmiş gibi analiz yapanlara. benim oğlum bu insan. annemin babamın bile yüzüne bakmam. ruh hastalığından ezikliğe, yalancılıktan otorite kurmaya çalışmaya kadar bin türlü şey sallamışlar. bunlar birileri için doğru olabileceği gibi benim için de hiçbirisi doğru değil. aslında bir sebebi de yok. konuşurken bir masada karşı karşıya oturmuyorsak kimsenin yüzüne bakmam. ara ara yüze atılan bir bakışla birlikte çoğu zaman etrafa balarım. hatta bir sürü anlam yüklenen şeyleri de yazayım ortam sakinse yere, duvara veya havaya bakarım. dediğim gibi ara ara konuştuğum kişiye bir bakış attığım olur ama bu bakış da tıpkı gözüne bakmayışım gibi gayriihtiyari bir bakıştır. yüz detaylarını incelemem.

    peki bilmişlerden biri bizim için ne buyurmuş? hemen söyleyeyim "eğer biriyle konuşurken gözlerinin içine bakip konuşunca içinizde derin bir rahatsızlık duygusu hissedip hemen gözlerinizi kaciriyorsaniz burada bir sorun olduğundan bahsedebiliriz. özgüven eksikliği, karşıdakine kendini yabancı hissetme, bulunulan ortamdan rahatsız olmak, suçluluk duygusu gibi faktörlerin bir ya da birkaçından bahsetmek mümkün." demiş. e peki güzel kardeşim ben bim'e** gittiğimde de kasiyerin yüzüne bakmıyorum*. şimdi bunda neyin suçundan veya neyin yabancılığından bahsedeceğiz? bir hocamız vardı ve adam ders boyunca tavana bakarak dersini anlatır çekip giderdi. sadece sorusu olan olursa o ilk "buyrun" deyişi ve ardından soruyu dinleyişi esnasında ilgili kişinin yüzüne bakardı. koca üniversitede profesör adam öz güven problemi mi yaşayacak? yoksa çocuğunun kol gibi kredi kartı ekstresini bize anlatırken bizimle birlikte bulunduğu ortamda rahatsız mı olacak? lisans dersi olsa bir nebze anlaşılır. böyle her şeyi bir soruna bağlamak asıl rahatsızlık bence.
  • benim bu.
    kurmamak veya kuramamaktan değil, unutuyorum.

    görsel algım ciddi seviyede düşük. yüz tanıma güçlüğü ve aphantasia ile cebelleşiyorum zaten. mimikler, göz hareketleri vb bilinçli şekilde incelemediğim zaman benim için pek bir şey ifade etmiyor.

    aksine karşımdakinin yüzüne bakarak konuştuğum zaman tüm o kaş çattı, dudağı gerildi gibi bilgileri işlemeye çalışırken konuştuğum konudan kopabiliyorum. zaten bilinçli olarak, "evet şimdi göz teması kurmalıyım" diye düşünmediğim zamanlarda aklıma bile gelmiyor.

    hatta bir sır vereyim, karşımdakini dinlerken ona gerçekten odaklanabilmek için mutlaka ikincil bir şey ile uğraşmak zorundayım. bu bir kağıda bir şeyler karalamak olur, dudağımı kemirmek, hatta bir elimin tırnağı ile oynamak... eğer ki gözlerimi gözlerine dikip sabitçe duruyorsun muhtemelen göz hizasından daha geride bir noktaya odaklanıp görüntüyü yok etmiş ve arka planda hayallere dalmışımdır.

    o yüzden rica ediyorum, insanları kolayca kategorize etmekten vaz geçin. herkes, her anlamda sizinle aynı değil.