şükela:  tümü | bugün
  • " insanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçeminde olan gözbebeğinin çapı,irise gelen ışığın miktarına göre değişir. karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. yakına bakarkende küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. uzağın payına karanlık düşer. zaten karanlığı kimse yakında görmek istemez.

    âşık olunca da büyür göz bebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka [göz bebeğim!] diye hitap edilir."

    elif şafak "mahrem" isimli romanından 4. basım mart 2001 metis yayınları
    (bkz: kaynak göstermeyen kamer genc olsun)
  • (bkz: gözbebeğim).
  • aynada dik dik bakınca hiç kendini küçültmeyen, aksine büyüyen bir şey bu. ayrıca büyüdü mü küçülmüyor da kolay kolay. ya bakarken yalan söylüyorum, ya da çok hoşlanıyorum kendimden ondan.
  • ışıkta, sıcakta ve soğukta hacimsel kasılmalara gark olan bebek. *
  • sevdiceği tanımlamak için de kullanılır.. en hassas, en kıymetli şeydir sonuçta insanın bedeninde, bi yerde..
    bazen büyür göz bebekleri.. aynaya bakınca sevdicek görülür içindeki yansımada..
    sevgi, bi yerde.. iki kişinin göz bebeklerini, birbirlerine baktıklarında ayna olarak kullanabilmesidir de zaten..
  • (bkz: mahrem)
    (bkz: elif safak)
  • hosa giden bir seye bakildiginda yuzde 45'e kadar buyuyen boncuk tanesi..
  • yıllar boyu görmek için çabalanan göz içindeki yuvarlak sey. sihahtır dediğim gibi yuvarlaktır, ısığa tepki verir.
  • aslında varolmayan, ama olmayan varlığıyla da gözün görmeyle ilgili en önemli kısımlarından olan yuvarlak hiçlik.

    gözün güzelliğinin renk vurgusuyla ön plana çıkarıldığı:
    "zeytin gözlüm sana meylim nedendir..."
    "yeşil gözlerinde sevda, yeşil gözlerinde bela..."
    "mavi mavi masmavi, gözleri boncuk mavi..."
    "senin en güzel yerin, kahverengi gözlerin..."
    "kara kaş altında ela göz olsam..."
    "bir yar sevdim albino, evet evet kalbin o..." gibi onlarca şarkı-türküde ve şiirde bahsi geçen; aslında gözün iris adı verilen kısmıdır. melanin adı verilen koyu renkli pigmenti içerme oranına göre, irisin rengi kişiden kişiye değişir. ne kadar çok pigment varsa, siyaha o kadar yakın olur göz rengi. albinolarda hiç pigment bulunmadığı için, bölgedeki kan damarlarının yoğun desteğiyle kırmızımtrak görünür.
    işte, çoğu canlıda -ufak sapmalarla- daire şeklinde olan irisin ortasında bir delik vardır ki, biz buna göz bebeği diyoruz.
    yani, gözün renkli kısmı olan irisi şeklen bir cd'ye benzetecek olursak, bu cd'nin ortasındaki delik göz bebeğidir.
    yani, göz bebeği hiçliktir.
    ama görmemizi sağlayan mekanizma da bu hiçliğe borçludur çalışmasını.
    gözün görmede öncelikli rol oynayan kısımlarının en dışta olanı, kornea adı verilen şeffaf tabakadır. yani; gözümüzün dıştan elle dokunabildiğimiz kısmı, kontakt lenslerin kontakt halinde olduğu saydam dokudur kornea. bunun altında, içeride "ön kamara" adı verilen ve saydam bir sıvı içeren boşluk bulunur. işte hemen bu boşluğun arkatarafında göz bebeği yer alır ve bu boşluğun gözün iç kısmına bağlanmasını sağlar. göz bebeğinin gerisinde de arka kamara, başka saydam sıvılar ve göz merceği (lens cristallina) bulunur. tüm bu saydam tabakalar, göze gelen ışığın çeşitli kırılmalar sonrasında retinaya kadar ulaşmasını sağlar.
  • iki göz bebeği birbirinden bağımsız olarak büyüyüp küçülemez. yani diyelim ki ışığa bakıyorsunuz ve göz bebeğinizin normalde küçülmesi gerekir ışığa baktığınızda. ancak tek gözünüzü kapatırsanız, göz bebeğiniz karanlığa tepki vererek büyüyor. velakin açık olan ve ışığa maruz kalan da büyüyor. ikisi birden büyüyor yani. yeterince açık anlattım aslında neden hala ikisi birden o da, bu da bilmem ne diye kendimi anlatamamış gibi anlatmaya çalışıyorum anlamadım. büyüyo işte açık olan da. ışık olmasına rağmen. büyüyo büyüyo. ışık geliyo ama o gene büyüyo. niye böyle bi deney yaptım ben peki? hiçbir fikrim yok. öyle baktım işte aynaya. baktım göz bebeğime. küçüktü. dedim ulan bu niye küçük. dur şu gözümü kapıyım büyüyecek mi. çektim bi anda. hop küçüldü. sonra bi daha kapadım biraz beklettim. bi baktım açık olan da büyüyo. sora gözüm bozulcak ülen dedim açtım. pıt küçüldü. böyle de tatlı bi şey göz bebeği. işte öyle.. ya, ya. bitiremedim amına koyim.