şükela:  tümü | bugün
  • bunun çaptan düşmek ve hacimden düşmek şekilleri de vardır
    düşüş esnasında paraşüt kulanılmalıdır. kıç yarası olmaması açısından...
  • etrafındaki sevgiyi, ilgiyi yitirmek, eskisi kadar itibar edilmemek.
  • yaptığınız küçük bir hata ile bir anda her şey'in yerle bir olması ve kişinin / kişilerin gözünde tekrardan yükselmenin imkansız olduğu olay. bu olay gerçekleştiği anda kişinin ruh halini anlamak gerçekten imkansızdır. bir anda önem verdiğiniz kişilerin gözünde önemsiz bir ayrıntıdan dolayı küçülmek. çok yazık.
  • itibar zedelenmesi, hem de en zavallı tarafından. tamamen kişisel dürtülerin hakim olduğu bir toplulukta yaşamanın belki de en bireyci sonucu. mühim olan gözden düşen konumuna asıl sizin gelmemenizdir; hele ki gurur denilen ögenin farkındalığıyla yaşıyorsanız.. karşınızdakinin histerilerinin psişik taarruzlarla yön bulduğunu farkederseniz, behemehal haklı olan siz olursunuz. o sadece kişiliğinin patlamaz sandığı fünyesini patlatarak, hem kırmaya çalıştığı kabuğunun içine bin kafa daha fazla gömülür, hem de ayakta tutmaya çalıştığı nasırlı egosu fünye patladığında kan revan içinde ortalığa dökülür. tavsiye edilen, kişilikli olmaktır. ''herkes olamaz'' diye bir yargı varsa da, ikinci bir tavsiye ''kişilikli olanı korumak''tır.
  • etkisinin, hangi gözden düştüğünüze göre değişmesinden kelli, bazı durumlarda gökten düşmek gibidir;
    tuz - buz eder ruhunuzu.
  • ingilizcesini cok daha sevdigim deyim. ---> fall from grace
    cunku grace, gozden dusmek olayinda temel faktor olan, gozden dusene olan "saygi"yi yitirmenin birebir anlamini verir.
  • öyle garip birşey ki bu, herkes kolay kolay başaramaz. ama bir kez gerçekleşti mi telafisi de yoktur, imkansızdır. bir anda herşeyi sorgulamaya başlarsınız ve etrafınıza şöyle keskince bir bakış atarsınız. ''bunca zamandır gözümden düşmesin diye kendimi hırpaladığım kişi bu muymuş?'' diye. o kadar zamandır farkedip yüzleşemediğiniz gerçek tokat gibi çarpar suratınıza. önceden yüzüne dolu dolu baktığınız kişinin gittiğini ve yerine bomboş bir insanın geldiğini görürsünüz. ona karşı içinizdeki bütün heves kaybolmuştur artık, ufalmıştır.
  • bir insanı kırmak sonucu içine düşülen durum.
    bir saniye önce yanında vakit geçirilmek için zaman yaratılan kişiyken, bir saniye sonra sokaktaki en sıradan adamdan da sıradan oluverirsiniz. üstelik onlardan da beter bir konumdasınızdır gözünden düşülen kişi açısından. sokaktaki sıradan adam denenmemiştir ve hala şansı vardır, siz denenmiş ve şansınızı kaybetmişsinizdir.
    (bkz: bence artık sen de herkes gibisin)
  • gözyaşının kaderi.
  • bir insandan artık ona kızamayacak kadar uzaklaşmış olmakla başlayan kaçınılmaz süreç.