şükela:  tümü | bugün
  • günes gözlügü kullanmayan bir kisim insan kisinin bünyeye yerlesmis sabit refleksi. yillar yili gözleri kismaktan mutasyona ugramis bölge kaslari sebebiyle puslu havalarda da kisik gözle bakmaya devam ederler. büzüsen kaslar yüzünden kaslari çatiktir ayrica, gündüz gece öyle dar bir kadrajda bakarlar dünyaya. eksi bir yüz ifadeleri vardir. pek gülmezler, nadiren sadece gülümsedikleri görülür, o da öyle belli belirsiz, ne idügü belli olmayan bir dudak hareketinden ibarettir..
  • goz kisildiginda mercek olarak calisan kismin basinc ile genislemesi sonucu goz bozuklugunu az da olsa gidermesi ile gozluksuz net goruntu yakalanabilmesi ve bu durum sonucunda gozluk kullanilmamasi
  • bi de bunların gözlük takıp da "gözlerim bozuk hocam benim,göremiyorum arkadan tahtayı." bahanesiyle ön sıralarda oturma isteğinde bulunanları vardır.
    e insana "madem göremiyosun, o gözlükleri hangi akla hizmet takıyosun?" diye sormazlar mı; sorarlar tabi....
  • (bkz: cem uzan)
  • sınav esnasında ondeki kagıdı daha net gorebilmek amacıyla hafifce ayaga kalkan ogrenci hareketi.
  • çift etki için gözler kısılırken şakaklardan elle ileriye doğru baskı yapılır, böylece merceğimiz 2 eksenden de sıkıstırılmıs olur.
  • fotografta bu olaya alan derinligi veyahut depth of field adı verilir.diyaframın* kısıldıkca netlıgın artma durumudur
  • (bkz: dof)
  • (bkz: james dean)
  • gelgelelim, gozluk takilirken de yapilan bir eylemdir. gozunuzun daha da bozuldugunun en baba habercisidir, doktorunuza gidiniz.

    biz miyop arkada$lar icin gozluk icine gozluk koymu$, bir cozum getirmi$tik bu duruma. onceden belirttigim gibi, inci gibi yazan insanlarin kagitlarini okumakta bu yontem daha etkili olmu$tur.