şükela:  tümü | bugün
  • doğuştan katarakt, miyop ve hipermetrop olduğumdan, bir mucize olmazsa hayat boyu takmak zorunda olacağım, 4 yaşında 12 numarayla başlayıp şimdilerde 5 numarada kullandığım, hayatımdaki olmazsa olmaz birkaç şeyden biridir gözlük.
    gözlük genel anlamda bazı olumsuz ve hoş olmayan durumları da beraberinde getirir. kataraktın bir sonucu olarak eğer gözünüzün içinde mercek yoksa, her yer bulanık görünür. bu nedenle de gözlük camı dışında kalan yan tarafları bulanık görürsünüz. bunun sonucu olarak da, kimi şeyleri görmek için gözlerinizle yana doğru bakmanız bir işe yaramaz ve mecburen kafanızı da o tarafa çevirmek durumunda kalırsınız. bu durum özellikle sınavlarda kopya çekmek, bir kıza bakmak ya da çaktırmadan birisini izlemek gibi gizlice yapılması gereken durumlarda oldukça sıkıntı yaratır.
    ikinci olumsuzluk ise gözlüğünüzü koruma içgüdüsüdür. tüm görme duyunuz bu alete bağlı olduğundan, özellikle sportif aktivitelerde son derece dikkatli olmanız gerekir. surata doğru gelen toplar, gözlüklü insanların kaçındığı ve hiç sevmediği şeylerdir. yıllar süren bu koruma çabası zamanla motor bir refleks haline gelerek, diğer bazı alanlarda da aynı tepkiyi verme durumu yaratabilir.
    örneğin televizyon izlerken, filmlerde ya da reklamlarda kameraya doğru hızla fırlatılan bir cisim, boş anınızdaysanız gözlerinizi kısmanıza neden olabilir. bu uzun yıllar boyu süren bir korunma içgüdüsünün yarattığı engellenemz bir motor reflekstir.
    diğer olumsuzluklardan söz edecek olursak, çok terlendiğinde gözlük sürekli aşağı kayarak insanı deli edebilir. ya da soğuk havalarda, içi tıka basa dolu ve sıcak bir minibüse bindiğinizde hemen buğulanarak, cüzdanınızdan çıkarmaya çalıştığınız parayı bile görememenize neden olur. bu durumda yapılacak şey, parmaklarınızla camları silmektir. ancak on saniye sonra tekrar buğulanacağından, genelde bu da bir fayda etmez.
    aynı zamanda gözlüğün boyutlarıyla alakalı olarak, genel surat ifadenizi değiştirmesi ve bir takım mimiklerinizin, gözlüksüzkenki anlamına ve etkililiğine ulaşamamasına neden olması da, gözlük takmanın olumsuzlarında sayılabilir. fotoğraf çektirirken, eğer gözlüğünüz parlamayan türden değilse, fotoğraflarınızın hiç birinde gözleriniz görünmez. bunu önlemek için; parlamayan ve mor ışığa duyarlı camlar kullanmanız, sizin yararınıza olacaktır.
    son olarak, güneşin çok parlak olduğu günlerde gözlük büyüteç etkisi yapar ve güneşi gözlüksüz insanlara göre daha parlak görmenize yol açar ki, bu da sürekli gözlerinizi kısmanıza neden olur. çok uzun süre gözleri kısmak ise, baş ağrısına neden olabilir.
    tüm bunların yanında, gözlük takmanın bazı avantajları da vardır. gözlük takma bahanesiyle halı saha maçlarında hiç kaleci olmama, rakip takımın kullandığı serbest vuruşlarda baraja girmeme gibi bir takım faydalar sağlayabilirsiniz.
    okul hayatında, özellikle de ilkokul ve ortaokulda kavgacı çocukların gözlüklü olduğunuz için size sataşmaması da olumlu bir diğer yandır.
    son olarak, eğer mor ışığa duyarlı ve parlamayan gözlük takıyorsanız, taksi ve dolmuşları kerhane atmosferine sokan mor ışıkları görmezsiniz. yani florasanı görürsünüz ancak etrafa yaydığı mor ışığı görmezsiniz. florasanı, sanki mor renkte bir keçeli kalemle çizilmiş tek bir çizgi olarak görürsünüz. tabi bu durum normal florasanlarda değil, sadece mor ışıklılar için geçerlidir.
    tüm bunlar değerlendirildiğinde, gözlük takmanın olumsuz tarafları doğal olarak çok daha ağır basar. zaten başlı başına gözlük takmak, bir olumsuzluktur. özellikle hayat boyu gözlük takmak zorunda olan kişiler, karizma yapmak amaçlı, sadece değişiklik olsun diye hatta daha zeki görüneceği fikriyle numarasız gözlük takan kişilere karşı derin bir uyuzluk, bir “uykusunda yanına yaklaşıp kafasına odunla vurup kaçma” duygusu hissederler.
    george costanza’nın dediği gibi bu; “sırf eğlencesine tekerlekli sandalye kullanmak” kadar aşağı bir davranış olmasa da, ona yakın bir şeydir.
    son olarak yazımı, jerry seinfeld’in stand-up’larından konuyu tam olarak özetleyen bir esprisiyle tamamlamak istiyorum.

    “kimi insanlar gözlüğün insana daha bilge ve akıllı bir hava verdiğini, gözlük takanların sanki sürekli çok önemli bilgiler, kitaplar okuduğunu düşünür. bu tamamen saçmalıktır. eğer bu böyleyse, işitme cihazı takanların da çok iyi müzikler, pek çok önemli şeyler dinlediğini mi düşünmeliyiz? hayır... onlar sağır! duyamıyorlar!”
  • bugün yaşadığım diğer bir olumsuzluğu da, çok ters bir anda sap vidalarının çıkmasıyla sizi zor durumda bırakmasıdır.
  • vidası gevşerse bir cam düşüp kırılır ve siz miyopsanız dünyaya tek gözünüzü kapatıp bakmak zorunda kalırsınız.. yağmurda görüşünüzü engellediğinden çıkartırsınız bu defa da mesafeleri ayarlamakta zorlanırsınız,çünkü ileri derecede miyopsanız nesneleri daha büyük görürsünüz, boyunuz kısaldı sanabilirsiniz.. burnunuzun alnınıza yakın kısmı dümdüz olur..ayrıca burnunuzun gözlüğe değen yerleri kıpkırmızı olur..
  • yagmurlu havalarda cevrenizdeki insanlarin 'ne o silicekleri evde mi unuttun' tarzi igrenc esprilerine maruz kalmak,
    kis aylarinda ev, otobus, vs gibi kapali mekanlara girince camlarin bugulanmasi ve bir sure etraftan kopmak, sisli hayallere dalmak.
  • kimi zamanlarda gozluklu oldugu halde kar$isindakine apansiz kafa atabilen ve sevgilisiyle atesli atesli opu$ebilen ki$iler de mevcuttur.
    (bkz: edgar davids)
  • gözlük takan insanlar nedense illaki bir kez gözlüğünü kırar, illaki bir kez yüzünü yıkarken gözlüğü çıkarmayı unutur, illaki bir kez banyoya gözlükle girer, illaki bir kez parmağını gözlüğüne sokar ve illaki bir kez çerçevesiz gözlük alıp her seferinde gevşeyen vidalarını sıkmakla uğraşır, tüm bu uyarılar ilk gözlüğünü alırken kendisine yapılmış olmasına rağmen...
  • yağmurda asla doya doya ıslanamamak.gözlüğü çıkarırsınız birşey göremezsiniz,takarsınız yine birşey göremezsiniz.o zevk bir anda zehir olur...
  • soguk havalarda bugu yapan gozlugun goru$u engellemesi ve dallama* japonlarin israrla rezistansli gozluk camini icat etmemeleri.
  • headbang sırasında yarattığı zorluklar da eklenmeli.
  • yüzünüze top geldiğinde burnunuzun üstünde mor bir çizgi oluşması da olasıdır.