şükela:  tümü | bugün
  • hoşgelmiş yeni bir ekşi sözlük yazarı.
  • önce ailenin en küçüğü olarak aramıza katılan ve biz koca eşeklerin yediği haltlar yüzünden hep papara yiyen, sonra küçük kuzen olan ve en sonunda da gerek tarzı, gerek kemale eren yaşı ve gerekse benim gibi şahane bir insana benzemesi (peheyy) neticesinde vazgeçilmez biricik kuzen mertebesine bir numerodan erişen kedili, geveze, güzel, björk gibi, şirinli gibi, bir de üstüne mühendis çıkacak olan bıcır bıcır bir kişidir bu grace talker.

    "durumu mümkün olmayan insanlar", "en kısa fırsatta" gibi güzide terimleri de türkçemize katmış olan bu şahıs kitap ödünç verdiğim yegane insandır ayrıcana.
  • bana duygu seli yaşatan, belkide uyandıran yazar...
  • arizona dream'in hastalıklı hatunu, marla singerdan sonra en güzel sigara içen karakter.
  • mükemmel insan. kitapsever insan. gelecek nesli düşünen insan.

    kitap bağışı konusunda sesimi duymuş, yardım eli uzatmıştır. çalıştığım okulun kütüphanesine bir koli kitap göndermiştir :)) sağ olsun, her şey gönlünce olsun.
  • eskişehir de yaşayan sözlük yazari
  • şanlıurfa siverek taşhan ortaokuluna da o upuzun ellerini uzatmış, yardımsever insan. öğrencilerim için voleybol topları ve ip gönderdi.

    böyle insanları tanıdıkça hayata daha bir ılımlı bakabiliyorum. sağolsun, varolsun.
  • mesaj yollanamayan yazar. bu sebeple başlık altını seçtim şu entrysi (bkz: #57723172) ile ilgili konuşabilmek için.

    kediler beslediğiniz yere gelir genelde, sizi orada bekler. eğer her akşam evinizden iki sokak aşağıya veya kapıyı görmeyeceği bir köşeye peşinizden götürüp orada besler severseniz sizi orada beklemeye başlayacaktır.

    bizim apartmana dadanan bir kedi vardı (yani apartman çevresinde baktığım 7'ye yakın kedi var, ama bir tek bu giriyordu), komşuların paspaslarına işemiş, yan gözle bakıp "şu kediyi de ormana bırakalım" tarzı konuşmalar geçiyordu ne zaman insanların yanlarından geçsem.

    ben de mama verme lokasyonumu değiştirdim. kapının girişine yakın bir yerde veriyordum, şimdi 100 metre aşağı yürüyor ve orada veriyorum mamalarını. hem kedinin apartmana dadanması kesildi, hem binadakilerin sesleri.

    tabi bunu yapmayı tercih ederseniz, kediyi alıştırdıktan sonra yüzüstü bırakamayacağınızı da bilmeniz gerekir. orada aç bilaç oturup yolunuzu gözleyebilir zavallı. o yüzden günde bir, olmadı gün aşırı besleyebilecekseniz bunu uygulamayı deneyebilirsiniz.
  • baba ocağından ankara'ya uçmuş ve yakında uçuşu resmiyet kazanacak kuzu kuzen. uzak kaldık ve derinlemesine konuşamadık epeydir, eksikliğini özellikle bu aralar çok hissediyorum.

    düğünü var yakında. lan ne düğünü, minicik bir şey o daha, dondurmalı oyuncağı yüzüne çarptım diye zırıl zırıl ağlayan bir minik kız çocuğu o daha! dün babamlar domino oynuyordu, biz de odada kuduruyorduk, ne zaman büyüdü de evlenecekmiş, ne acelesi varmış, daha okulu yok mu onun, yaşı tutuyor mu gibi şeyler düşünüyorum hala. kocaman kadın oldu, mühendis oldu oysa o hokka burnunu yediğimin küçük kızı. ne zaman büyüdün kız? ne zaman büyüdük? hayır ağlamıyorum, gözüme toz kaçtı.
  • mesaj kutusu dolmuş yazar.