şükela:  tümü | bugün
  • 2. dunya sava$inin ilk kaybedilen en guclu gemilerinden,
    atlantik de korsan stili dovu$leriyle butun herkesi pe$ine du$uren
    alman donanmasinin bismarck dan sonraki goz bebegi.
    doneminin en hizli sava$ gemilerinden biri.
    trajik kaderi ile montevideo limaninda kar$ila$mi$tir.
    tarihe de en medyatik sava$ ani olarak gecmi$tir.
    bir radyo spikerinin canli yayinla olan biten her$eyi limandan butun dunyaya dinletmesi unutulmaz bir ani olarak kalmakla beraber, gemisini limanda batiran kaptani da dunya da olen denizcilerin cenazesinde nazi selami vermemekle basina konu olmu$tur.
    gemisinin kaybindan 2 gun sonra monte video da intihar etmi$tir.
    kahraman adammi$, allah rahmet eylesin.
  • rio de plata nehrinin agzinda kendi kendini batirmi$tir, alman donanmasi'nin "cep zirhlisi" dedigi akinci sinifi gemilerdendir. ate$ gucu ve zirhi agir zirhlilardan daha zayiftir, asil amaci karde$ gemisi "admiral scheer" gibi muttefik konvoylarina saldirmak, sonra olay yerinden hizla uzakla$maktir. fakat rio de plata agzinda 3 tane ingiliz zirhlisi ile sava$mi$, kar$i tarafi agir yaralamasina ragmen kendisi de cok agir yaralanmi$, bu yuzden de intihar etmi$tir.
  • günümüzde tarih çevrelerinde hala kavga konusu olan gemi. ufacık tefecik boyuna bakmadan 6 tane 11" top taşıyan üç alman garibesinden en mehşuru.

    plata nehri açıklarında sıkıştırıldığında langsdorff ne yapabilirdi, doğru olanı mı yaptı, 11" toplar hedef izleme ve atış hızı açısından ingiliz kruvazörlerine göre çok mu yavaş kaldı. ingilizler tecrübelerini konuşturup iki yönden sürekli vur kaç taktikleriyle spee'nin hantal toplarının üzerine nasıl güzel gittiler. 8" top taşıyan exeter savaş dışı kaldıktan sonra 6"lik achilles ve ajax tehdit oluşturur muydu. bir sürü soru. manyak değilseniz pek ilginç gelmeyebilir.
  • ayrıcana, kont spee, yaşamış kanlı canlı bir insan. birinci dünya savaşı alman doğu kruvazör filosunun kumandanı. savaş başlar başlamaz o zamanlar düşman olan japon hakimiyetindeki sulardan sırra kadem basarak çok yerinde bir geri çekilme gerçekleşmiştir.
  • dördüncü nesil bir yazar.
  • cep zırhlısı olanını pek bilmem ama eksi'de yazar olanı gönlümüzde ayrı bir yere sahiptir. marktplaatz denen sahibinden.com un hollanda versiyonunda dutch parcalayarak kruidvart/blokker indirimli tren biletleri, bisiklet, tv pazarlıgına girişmesi ve bu ürünleri ucuza kapatmamızla saygımızı kazanmıştır. uzun bir aradan sonra dönüşüne hoş geldin diyor entrylerine yenilerini katması ümit ediyoruz.
  • 1. dünya savaşı sonrasında imzalanan versay anlaşması'yla, almanlar'ın denize indirebileceği maksimum gemi tonajı 10k ile sınırlandı.

    dönemde ortamdaki zırhlıların 35k ton civarı çektiği (abd - north carolina sınıfı; ingiltere - nelson sınıfı vs) ve hatta 44k ton civarı çeken zırhılıların da bulunduğu (japonya - nagato sınıfı) düşünülünce, 10k tonaj ancak irice bir kruvazöre denk gelmekte idi.

    almanlar, 1930'ların başlarında 10k tonaja nasıl bir gemi yaparıza kastılar ve az tonajlı, hızlı ve boyuna göre büyük toplu cep zırhılarından bir kaç tane ürettiler. bu arkadaşların iddiası kruvazörleri dövebilecek kadar iri, zırhılılardan kaçabilecek kadar da hızlı olmaktı. "zırhılılarla kafa kafaya gireriz", "boyumuz küçük ama diğer uluslar aptal ve bizim kadar iyi gemi yapamadığı için bizim 10k tonluk gemi elalemin 35k tonluk gemisini döver" gibi iddiaları yoktu.

    graf spee de bu zihniyet ile, anlaşmanın izin verdiğinden biraz daha ağırcana, 14k tonluk bir gemi olarak indi suya.

    peki bu gemi neden önemli?
    1. ikinci dünya savaşı'nda almanların pek gemisi yok. savaşın başında bismarck - tirpitz yapım aşamasında. 2 tane 30k tonaja sahip scharnhost sınıfı gemi var. sonrasında en "baba" gemiler, aslında hiç de baba olmayan bu cep zırhlıları. bu nedenle, hem almanlar, hem de ingilizler, var olan alman gemilerini her yönden abartma eğiliminde.
    2. graf spee'nin düşmanla cebelleştiği tarihte dünyada başka pek az olay oluyor. polonya düşmüş, savaş yok. almanlar henüz fransa'ya girmemiş, sınırda birbirine bakıyor askerler. millet "savaşta mıyız, değil miyiz, bu ne yaw" modunda. (bkz: phoney war) var olan haberlerinin öneminin abartılması durumu var.
    3. evlerde radyo var. millet ilk defa radyodan az lagli olarak savaş haberleri alabiliyor. tüm dünya ilk defa "graf spee nasıl limana kaçtı", "heyecanlı bekleyiş sürüyor", "ingiliz kruvazörleri bilmemne yapıyor" gibi haberlere maruz kalıyor.

    neysem. konu ilginç, kabul, ama graf spee'nin özelliklerini ve becerilerini abartmayalım lütfen. kendisi savaşta kahramanca savaşmış ve küçük boyundan beklenen becerileri göstermiş bir gemidir. ancak benzer şekilde kahramaca savaşmış ve küçük boylarından beklenen becerileri göstermiş yüzlerce gemi vardır ikinci dünya savaşında.
  • bu zırhlının ölümcül hatası exeter ı savaş dışı bıraktıktan sonra takip edip batırmaması olmuştur. peşine düşen 3 ingilizden en güçlüsü buydu. 20 dk içinde kıçındaki bir top hariç bütün toplarını imha etmişti exeter ın kalan top da gözle nişan alabiliyordu ancak. bunun yanında radyo ve yön bulma sistemlerini de harap etmişti. hatta exeter ın komutanı gemiyi falkland adalarına filika pusulası yardımı ile götürmüştür. o kadar kötü durumdaydı gemi. su almıştı ve yatayla açı yaparak ilerliyordu. hızı da çok düşmüştü. eğer peşine düşüp batırmış olsaydı diğer iki ingiliz de batan gemi ile uğraşacaklarından paçayı kurtaracaktı. daha sonra gemide olan üst rütbeli subaylar olanlara hiç anlam veremediklerini dile getirdiler zaten. çünkü langsdorff böyle bir hata yapacak adam değildi. ve lakin savaşı zırhlı köşkünde değil tamamen açıkta takip edip emirleri veriyordu. bir kez vuruldu. ardından bir daha vuruldu ve geri uçup bayıldı. 2-3 dk sonra uyandırıldı. gemideki bir kaç mürettebat burdan sonra langsdorff un biraz değiştiğini dile getirmişti. 2 küçük ingiliz kruvazöründen kaçarken bir tane 150 lik topu hariç bütün savaş aygıtları ve motorları çalışır durumdaydı. 20 tane tam isabet almıştı graf spee. tüm mutfaklar yok olmuştu. exeter in 203 lük topu gövde zırhında 2 metreye 2 metre bir delik açmıştı. bu delik tamir edilmeden okyanusa çıkmak intihar sayılırdı.

    tüm bunlara rağmen langsdorff un exeter i batırmama nedeni bana kalırsa tamamiyle hümanist tavrının bir göstergesiydi. o zamana kadar batırdığı gemilerin hiç birinden kayıp verdirmemişti. herkesi sağ salim teslim alıp ticaret gemilerini öyle batırıyordu. daha sonra gemisinde kaptanlarla muhabbet edip satranç falan oynuyordu. hatta uruguaya sığınırken esirlerden birine exeter ile olan savaşı anlatıp. onların ne kadar cesur ve gözü kara olduğundan bahsediyordu. her neyse muhtemelen langsdorff urugaya giderken gemisini batırması gerekeceğini çoktan biliyordu. ki veda mektubunda yazmış zaten. ingilizlerin kendisini bekleyeceği boğaz çıkışında su seviyesi çok düşük. olası alacağı bi isabette gemi batmayacak karaya oturacaktı. ingilizler de ele geçirecekti gemiyi. daha kötü senaryoya göre ise 1000 den fazla mürettebatı ile beraber batacaktı. langsdorff ne kadar kendilerine şans tanımıyorsa da aynı şekilde ingiliz kumandan da kendi şanslarının %30 civarında olduğunu düşünüyordu. tabii langsdorff ingiliz filosunun boğaz çıkışında kendini beklediğini sanıyordu. halbuki daha 5 günlük yolları vardı. graf spee i tamir için uruguay da en azından 15 gün kalmaları gerekiyordu. uruguay hükümeti ise sadece 72 saat izin verdi. ingilizler başta uruguay hükümetine karşı çıkıp 48 saatten fazla tutulmamaları gerektiğini savunsa da sonraki gün filonun 5 günlük yolda olduğunu öğrenince strateji değiştirip limanda tutulmaları yönünde baskı yaptılar. hatta limanda kalma süreleri artsın diye ingiliz ticaret gemilerinden birini 2. gün ortalarında yola çıkardılar. graf spee nin onu takip etmemesi için 24 saat sonra yola çıkması gerekiyordu kurallara göre. daha sonra uruguay hükümeti graf spee yola çıkana kadar hiç bir geminin demir alamayacağını duyurdu. geminin havaya uçurulacağını son ana kadar kimse beklemiyordu. 700 kadar mürettebatın gemiden ayrıldığını gördüklerinde kalan mürettebat ile ölüm görevine çıkacağını düşündü herkes graf spee nin. sonrasında motorları son kez çalıştı cep zırhlısının açığa gitti. 20 dk ya kurulan bombaların kronometreleri çalıştırıldı. geminin sancağı indirildi. sayım yapıldı ve en son gemiyi langsdorff terketti. 20 dk sonra ise bombalar patladı. gemi yavaşça battı. 1951 e kadar geminin üst bölümü hala suyun dışındaydı. yavaş yavaş çamura batıp o bölümde kayboldu.

    hitler langsdorff un kötü bir karar verdiğini düşünüyordu. çıkıp savaşıp hiç olmazsa düşmana zarar verebileceği görüşündeydi. ve lakin graf spee nin sadece 45 dk lık mühimmatı kalmıştı. ondan sonra silahsız kalacaktı. bir de ele geçirilme meselesi var tabii. zaten langsdorff bir gemiyi yapmanın kolay olduğunu ama 1000 tane mürettebatı yetiştirmenin o kadar da kolay olmadığını söylemişti yardımcılarına. verdiği kararın ne kadar doğru olduğu bir kaç yıl sonra anlaşıldı. graf spee nin ikinci kaptanı bir u bot a komutan olarak gitti ve. atlantik te 70 bin tonluk ticaret gemisi batırdı. geri kalan mürettebat da bismarck ve tirpitz gibi büyük zırhlılar da görev aldı sonradan.
  • langsdorff öncelikle centilmen bir subaydı. bu bilinen bir gerçek ki aldığı ingiliz esirler de bunu doğruluyor ve hakkını veriyorlar. lakin graf spee'nin kaderi açısından bazı hatalar yaptığı su götürmez.

    öncelikle küçük ve nispeten zayıf gemisinin alabileceğinden daha fazla risk alıyor.

    bunun yanında ingilizler tarafından tüm atlantik boyunca aranırken gemiye ışıkla arama tatbikatı yaptırmış, kendisini gören bir şilebi düşman olduğunu tespit edemediği gerekçesiyle batırmamış ve geçip gitmesine izin vermiştir. düşünün batırılmak için aranan bir gemi okyanus karanlığının ortasında tüm o devasa projektörleri ile ışık gösterisi yapar gibi ilerliyor.. haliyle kilometrelerce öteden tespit ediliyor.

    dolayısıyla bu norveç şilebi fırsat bulduğu ilk anda graf spee'nin koordinatlarını londra'ya ulaştırmıştır. ingilizler'in gönderdiği gemiler zırhlı değil, biri ağır kruvazör exeter ve beraberindeki iki hafif kruvazördür.

    graf spee'nin etkili menzili 22 km idi. dolayısıyla kruvazörler ona ateş edemezken, o kruvazörleri ateş altına alabilirdi.

    langsdorff burada bir ölümcül hata daha yaptı ve dönüp kruvazörlere yaklaşmaya başladı. böylece hem kruvazörlerin ona ateş açabileceği mesafeye giriyor, hem de onlara cepheden yaklaşarak arka taretini kullanma imkanını kaybediyordu. tek ön ve tek arka taretinde toplam 3'er top bulunan gemi bu durumda sadece 3 topunu kullanabilmekteydi.

    yakın çatışmada graf spee'nin yalnızca bir yöne, aynı anda bir gemiye ateş edebildiğini bilen ingilizler onu iki yandan araya aldılar. graf spee bildiğimiz anlamda bir dreadnought ya da battleship değildi. anlaşma hükümleri çerçevesinde dizayn edildiğinden zırhı hasar almayı kaldıramıyordu. dolayısıyla zırh eksikliğinin bedelini ödemeye başladı. bu kaderi battleshipler kadar ağır silahlı olan ama hız için zırhtan kısan battlecruiserlar da yaşamıştır. o dönemde atış kontrol sistemlerinin de gelişmesiyle, gereğinden az zırhlı olmakla hiç zırh barındırmamak arasında artık fark yoktur. yine de graf spee ağır kruvazör exeter'i yaralamayı başardı, sonuçta daha büyük silahlara sahipti.

    langsdorff dönüp kaçsa kendisinden daha hafif ve hızlı olan kruvazörler onu bir şekilde yakalardı. ama onlardan uzaklaşacak şekilde bir manevra yapıp aradaki mesafeyi tutabildiği kadar açık tutmaya çalışması ona zaman kazandıracak, kruvazörler arayı kapatıp ona ateş açmaya başlamadan önce kendisi onları ateş altında tutabilecekti.

    muhtemelen kaçarsa kruvazörlerin kendisine saldırmayacağını, takipte kalıp daha ağır zırhlılar gelene kadar onu gözleyeceklerini düşünmüş olabilir. bu takibe izin vermeden kendisi kruvazörlere saldırıp onları savaş dışı bırakmak istemiş olabilir. lakin tarih bunun yanlış bir seçim olduğunu gösterdi. langsdorff yüksek risk alarak oynadığı kumarı kaybetti.

    graf spee ingiliz ticaret yollarına saldırması için gönderilmişti. batırdığı tonajı da katlayarak arttırdı. silahlı ingiliz gemileri ile çatışmaya girmemesi hususunda doğrudan berlin'den gelen kesin emirleri vardı. hatta almanlar ingiliz donanmasının graf spee'nin peşine düşmesi durumunda ingiliz donanmasının ingiltere etrafında zayıflayacağını ve ingiltere'yi işgal planı açısından bunun çok faydalı olacağını bile hesaplamıştı. özetlersek anlaşma kapsamında, yani eldeki malzemelerle yapılan türlü yemekler gibi bir şey graf spee. özellikleri ile yapabileceklerinin en iyisini yapabilmeye çalışmış bir gemi.

    bismarck'ın ingiliz takibinden kurtulduktan sonra telsiz sessizliğini bozarak almanya ile irtibat kurması ve tekrar ingilizler tarafından tespit edilmesi gibi, graf spee de bir dizi yanlışla kendi sonunu hazırladı.
  • 2004'ten beri çamura gömülmüş enkazının tamamen çıkarılması için çalışılmaktadır. james cameron bu çıkarma işlemlerini gün be gün çekimlerle kayda alıyor ve gemi tamamen çıkarılıp, yenilenip müze haline getirildiğinde bir belgesel ile bu efsane geminin tekrardan doğuşunu dünyaya anlatacak.

    darısı hms royal oak, hms repulse ve hms prince of wales'in başına.