şükela:  tümü | bugün
  • eleni vitali'nin en güzel şarkılarından biri. iç burkan türden.

    sözleri şöyle;

    mu stelnis wrama ke wrafi pos tora pia de m' awapas
    diki su i epilowi, kali su tihi opu ki an pas

    rikse monaha mia matia se osa piso su afinis
    ısos su kanun suntrofia otan monahos su tha minis

    mu stelnis wrama ke wrafi pos s' ali agalia petas
    mesa se toses agalies pos to mporis ke awapas

    meali ise şöyle;

    mektup ve yazı

    bana bir mektup, bir yazı yollamışsın, beni daha fazla sevmediğini söyleyen
    bu senin seçimin, sana iyi şanslar her nereye gidersen

    sadece bak arkanda bıraktıklarına
    belki sana arkadaşlık ederler yalnız bırakıldığında

    bana bir mektup, bir yazı yollamışsın başka bir kadına meylettiğini söyleyen
    sen aşkı nasıl bileceksin bu kadar çok kadınla birlikteyken?

    http://www.youtube.com/watch?v=8rdv3wdnckw

    edit: link.
  • defalarca bıkmadan dinlenebilecekler listesinde yerini almıştır. iyi ki böyle şarkılar var yoksa ayrılık acısı tek başına çekilmezdi.
  • tez elden yunanca öğrenmeyi dürtükleyen acayip acayip şarkılardanmış bu a dostlar.

    http://www.youtube.com/watch?v=roi2pjizr1s
  • gece gece yuregime oturan sarkilardan birisi oldu an itibariyle. bir kadina da bu tur bir seyler soylenebilir. hesabimiz ahrete kaldi.
  • 2014'ü birlikte geçirdiğimiz vitali harikası. okunmamış mektuplara selam çakan parçalardan..
  • dunyanin yasanmaz bir yer oldugun dusundugunuzde,
    gozleriniz kapatip arka plandaki sesleri dahi hissedebilecek kivamda birkac kez dinlenmeli.
    bu kadar guzel muzigi yapanlar ve begeniyle dinleyenlerin oldugu bir dunya o kadar da kotu degildir.
  • asıl çevirisinde ;

    buradan birazdan bir kuzgun geçecek diyor,
    ve gelecek denen musibet çoktan başlamış olacak,
    sana kötü bi haberim var kadın diyor,
    yazgı denen bu hadise ağzımıza kadar girecek diyor,
    bi dirhem huzur diye bi şey var,
    ve o ağzımızdan burnumuzdan gelecek diyor,
    korkma kadın diyor,
    herkes payına düşen laneti yiyecek diyor,
    bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu diyor,
    "yalvarırım onu okuma çarşamba günleri" diyor,
  • cenazemde bir şarkı çalınacak olsaydı, o bu şarkı olurdu dedirten türden. öldürdün beni eleni.
  • bir kadının böylesi bir beste eşliğinde böylesi sözler yazmasına sebep olan adam yastığa başını koyduğu zaman nasıl uyuyor diye düşündürür.
  • dünya çok vahşi bir yer. inanılmaz hem de, varoluşun kendisi nasıl bu kadar sert olabilir inanasım gelmiyor. hiç artistlik yapıp ölümü sanatlaştırmanın bir anlamı yok. çok sert bir şey, hayal edebileceğin en vahşi, ilkel insanın sen sanat manat, hmm daha asil bir son olamaz.... falan derken kafana baltayı geçirmesi ve ortadan ikiye yarması gibi bir şey. asalet yok içinde. hiç ölü bir şey gördünüz mü.
    ölümün zıttı da vahşi olabilir, acaba doğmamış çocuklar diyarında şu anda konuşuluyor mudur hayatın brutal bir şey olması. yani doğmak zorunda olmaları onlar için de vahşi bir şey midir. ya da şiirselleşiyor muyum yani bir şeyler değişiyor, üstelik değişirken değişme oranları da kendi içinde değişiyor yani lineer olmayan diferansiyel bir dünyayı lineer gibi algılayıp şiirsel bir gerçeklik yaratıp sonumuzu düşünmemeye çalışmanın kibarcası mı bizimkisi.
    eleni vitali de bu şarkıyı yazarken sürekliliğini kaybetmiş işte, sekteye uğramış, her şey bitmiş gibi gelmiş de bitmemiş, sadece azalmış ya da değişmiş. değişim çoğu zaman azalmanın yerine kullandığımız kibar kelimelerdendir. kibarlığını bozmamış