şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: yeşil kitap)
  • bir steely dan sarkısı.

    my coat is black and the moon is yellow
    here is where ı get off
    as you can see for yourself old girl in the green book
    ı tango down to the smoky lobby
    my eyes adjust to the light
    the new cashier looks like jill st. john
    can that be right?
    ı'm rolling into the bar at joey's
    they're getting ready to close
    and here she comes very "kiss me deadly"
    my life, my love, my third hand rose
    flash ahead to a yummy playback
    just you and me in a room
    double dreaming a page at a time in the green book

    the torso rocks and the eyes are keepers
    now where'd we sample those legs?
    ı'm thinking marilyn 4.0 in the green book
    ı like the neon ı love the music
    anachronistic but nice
    the seamless segue from fun to fever
    ıt's a sweet device
    ı'm so in love with this dirty city
    this crazy grid of desire
    the festive icons along the way
    the boardwalk, the lovers, the house on fire
    she's kinda cute but a little younger
    she's got the mood and the moves
    ıt's kinda scary to dig yourself in the green book
  • opengl programming for the x window system isimli kitap. yazarı mark j. kilgard'dır.
  • viggo mortensen'in 2018 projelerinden. linda cardellini ve mahershala ali'de ona eşlik edecekler.
  • oscar'lık film olacakmış gibi geldi fragmanını izleyince. at fava bekle.
  • oha viggo the sopranos'tan fırlamış bir karakter gibi. manyak oynamış italyan karakteri. deli izlerim.
  • bugün ekşisözlüğe asil üye olduğumu sanıyorum, bir email geldi. asaletimin ilanından sonraki ilk entry’mi ”green book” filminin oscar’a aday gösterilmesi lehinde yazıyla kutluyorum. filmi izledim ve konusunu çok beğendim.
  • harry potter fantastik canavarlar hikayesini grindelwald'a bağlayınca zaten kafamda bir soru işareti vardı.

    amacım büyük boy patlamış mısır + kola keyfi ile düz holivud filmi izlemekti, o yüzden harry potter amacıyla yola çıktım ancak bilet sırasında afişte viggo mortensen görünce ani bir kararla, fragman mragman izlemeden, konuyu zerre billmeden bu filme bilet aldım. hatta filme yaklaşık 1 saat kala telefondan bari imdb özetine bakayım dedim, ona da bakmadım.
    film de kötü çıkarsa küfrü mahershala yer, sinirimi atarım diyodum içimden.

    film efsane çıktı.
    tabii ki bazı eksileri (bazı sahneler çok masalsı, başta ki ırkçılık daha sağlam verileblirdi vs) ve daha iyi olabileceği yönleri var ancak, bulunduğum yer kuzey amerika'da, christmas arifesinde böyle bir film izlemek çok güzel oldu.

    ayrıca salonun genel ortalaması 40 yaş üstü kanadalıydı.
    biraz da risk alarak başta ki ırkçı hintli espirisine çok güldüm. kafama baston yer miyim acaba diyordum ama öyle olmadı.
    bazı yerlerde insanlar ırkçılığın dozu aşınca '' aaa ooo '' diye tepki de gösterdiler.
    ırkçılığın dozu aştı derken, ortada doz falan yok tabii ki. 60'lar orta ve güney amerikası (abd amerikası) böyle bir yer işte. o resmedilmiş.
    her ne kadar okumuş, duymuş, izlemiş olsa da insan yine etkileniyor.

    filmin ismi de zamanında basılan kitaptan '' the negro motorist green book '' geliyor.
    bir nevi zenciler için amerika'da güvenli seyahat rehberi. bilindiği gibi bazı otel ve resteronlar siyahilere hizmet vermiyorlar o dönem. fimin konusu da bronx'un sağlam abilerinden olan viggo, mahershala güneyde konser turuna çıktığında onun şöförü ve koruması oluyor. yanlarında da bu kitap.

    film içinizi ısıtıyor.
    bittiğinde tüm salon alkışladık, siz düşünün.
  • başarılı bir film. ne sabun köpüğü gibi uçup giden bir hikayesi var ne de ırkçılık mevzusunu işlerken gözünüze sokan didaktik bir anlatısı var. bir de eğlendirici bir yapım. tavsiye ederim.
  • uzun zamandır beklediğim ve vizyona girer girmez gittiğim muhtemel oscar adayı film.

    öncelikle bu ve bunun gibi filmlerin izmir'de sadece tek bir salonda yayınlanması bana göre şehir adına bir utanç. sanat filmleri veya "kaliteli türk sinema izleyicisinin" ilgisini çekmeyen filmler genelde konak pier, bazen ise sadece mavibahçe'de vizyona giriyor. optimum gibi popüler kültür yuvalarında ise anca yol arkadaşım ve müslüm gibi filmlere 5-10 salon açılıyor. bu sebeple, filmi izlemek için şehrin öteki ucuna gitmem gerekiyordu ve kesinlikle değdi.

    filmde 2 tane harikulade oyunculuk performansı izliyorsunuz. oscar için diğer adaylar kim olur bilmiyorum ama muhtemelen viggo mortensen'in en iyi erkek, olmadı mahershala ali'nin en iyi yardımcı oyuncu ödülünü alacağına kesin gözüyle bakıyorum. danimarka asıllı viggo mortensen italyan kökenli amerikalı rolünün üstünden gelmiş. kendisinin filmdeki yemek sahneleri insanın karnını acıktıran cinsten. filmdeki tek kadın rolünü ise biricik aşkım linda cardellini canlandırıyor. film amerika'nın ırkçı güney şehirlerine turne düzenleyen siyahi piyanist donald shirley'nin hem şoför hem de yol boyunca kendisini tehlikelerden koruması için tuttuğu ve asıl işi bar fedailiği olan tony lip arasında geçiyor. filmin teması olan ırkçılık izleyicisini çok fazla sıkmadan dozunda kullanılıyor olsa da insanın empati yapmasını da sağlayarak amacına ulaşıyor. spoiler vermeye gerek yok. bana göre kesinlikle sinemada izlenmesi gereken bir film. tabi son sahneler ve silah olayı biraz tahmin edilebilir olmasına rağmen güzel işlenmişti.

    ayrıca ilk olarak house of cards'da tanıştığım mahershala ali resmen afro-amerikan meslektaşları will smith ve denzel washington seviyesinde bir oyuncu haline geldi artık. umarım true detective sezon 3'te de bu çizgide devam eder.