şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • green card sonuclarinin aciklandigi bu gunde ufak bir hatirlatma yapmak isterim.

    abd federal kanunlari, tum abd vatandaslari ve green card sahiplerinin "abd icerisindeki bir faaliyet sonucu olsun, olmasin" tum mal varligini vergiye tabii tutar. green card aldiginiz an, abd disindaki $10000 uzeri banka hesaplarinizi, tasinmaz mal varliginizi ..vs.. beyan etmek ve ona iliskin vergi vermek zorundasiniz.

    ayni sekilde abd vatandasi oldugunuzda, abd disinda yasamaya karar verseniz dahi ayni durum devam eder. turkiye'de ev aldiginiz icin abd'de vergisini verirsiniz.

    ha, beyan etmediniz diyelim. bu da pek hos sonuclara sebebiyet vermez, vergi kacakciligi abd'de cok ciddi bir suctur, turkiye gibi kolayca yirtamazsiniz.

    bilin de, sonra surpriz olmasin.
  • aşiretle amerika'ya gitmeye çalışanları göstermiş olan çekiliş. yuh amk bildiğin hicret ediyor adamlar.
  • edit: paket linki yenilendi : link

    şansıma lotodan çıkmış olan kart. ben bilgiye ulaşmak için çok zorladım, saçma sapan forumlardan saçma sapan spam sitelerle boğuştum. daha sonra yazarlığım onaylanınca buradan çok bilgi aldım, tecrübeli bir şekilde aşamaları tamamladım, bugun itibariyle de ptt den teslim aldım pasaportumu.

    elbet yararlanan olur diye burada anlatmak istiyorum.

    -öncelikle her sene yaklaşık 1 ekim 3 kasım tarihleri arasında https://www.dvlottery.state.gov/ adresinden bizzat kendiniz başvuru yapıyorsunuz. bu aşamada bilgileri doğru doldurmanız önemli. fotoğrafı kurallara uyacak şekilde taratıp yüklüyoruz. photo validator ile doğrulayıp yükleyebilirsiniz. size verilen anahtar numarayı saklamanız gerekmekte. kaybederseniz loto felan yalan olur.

    -mayıs ayının başında sonuçlar açıklanıyor, eğer siz de "randomly selected" iseniz aşamalara başlama hakkı kazanmışsınızdır demek. bundan sonra yapacağınız ilk iş karar vermek olsun. eğer istiyorsanız amerikada yaşamak devam edin, turist olarak kullanacaksanız sorun olacağını söylüyor genelde greencard sahipleri. 160 dolara turist vizesi almanız daha mantıklı olabilir.

    - seçildikten sonra kartı alana kadar önünüzde uzun bir süreç var. mesela dv2016 başvuruları 2014 ekimde, sonucu 2015 mayısta öğreniyorsunuz, mülakatlar eylül ayında başlıyor 2016 eylülüne kadar sürüyor.

    -önce ds260 ( ds-260 ) formunu dolduracaksınız, tekrar bu formda da belirttiğiniz herşeyin doğru olması zorunluluğu var. eğer hatanız olursa ve göndermişseniz düzeltmek çok zor.
    --yesilkart.gen.tr forumundan crazycells isimli arkadaşın hazırladığı bu set ingilizce bilmiyorsanız bile formu doğru doldurmanızı sağlıyor. link
    --formu doldururken bir pasaporta ihtiyacınız var fakat pasaportunuzu değiştirmeniz gerekecekse de sorun değil, 15 gün önce pasaport fotokopisini göndermeniz gerekiyor, eski pasaportu da saklayıp yenisinin fotokopisi ile birlikte gönderirsiniz.
    yani formu doldurduktan sonra pasaport değişimi sorun değil.
    --formu buradan bulabilirsiniz. https://ceac.state.gov/ceac/ formun adı ds260 ( ds-260 )
    --15 dakika içinde kaydetmezseniz site sizi dışarı atabilir. bu yüzden her aşamada kaydedin.
    --tekrar uyarayım eksik bilgi vermeyin. herşey doğru olmalı yukarıda paylaştığım dosya bu konuda çok aydınlatıcı.

    -formu doldurdunuz şimdi beklemeye başlıyorsunuz. büyükelçiliğin sitesinde her ay hangi numaraların o ay içinde aktif olacağıyla ilgili duyuru var.
    --siz yine de https://www.dvlottery.state.gov/ sitesinden sürekli kontrolünüzü yapın.
    --sizin için bir mülakat tarihi oluşturulduysa ds260 da belirttiğiniz mail adresine mail gelir ama buna çok da güvenmeyin sürekli yukarıdaki iki şekilde kontrol edin.
    --mülakat tarihi iki şeye bağlıdır:
    1) sıra numaranız, size 201xeu0000xxxx şeklinde bir numara gelir. ilk numara lotonun yılı, eu dan sonraki ikinci numara da sıra numaranız.
    2) sıra numaranız 1 olsa bile ds260 formunu geç doldurduysanız mülakat tarihi ertelenir. ne kadar erken doldurulursa o kadar iyi aslında. çünkü 85 bin kişi "randomly selected" ama yaklaşık 55 bin kişi kartı alabiliyor. bu yüzden numaranız yüksek ise ( 15 bin ve üstü ) erken doldurmanızda fayda var.

    -mülakat tarihini öğrendikten sonra ilk yapmanız gereken pasaportunuzun mülakat tarihinden sonra en az 8 ay daha kullanılabilir olabileceğini garantilemek. yani diyelim ki siz ocak 1 de mülakata gireceksiniz, geçerlilik tarihi en az 1 eylüle kadar olmalı. bu aşamada pasaportun yeşil - bordo olması fark etmiyor.

    -mülakattan en az 15 gün önce posta ile gönderilmesi gerekiyor belgelerin. geç kalmayın. sırasıyla şu belgeler isteniyor.

    türk dv talihlileri için belge listesi

    bu belgeleri görüşmeden önce elçiliğe göndermemek vize işlemlerinizde gecikmelere sebep olacaktır!

    * iki tane fotoğraf : kuralları var linkten bakın

    * diploma (fotokopi): en az lise diploması isteniyor. üniversite öğrencisiyseniz, öğrenci belgesi ve "aslı gibidir" onaylı fotokopisi yeterli. eğer diplomanız yoksa en az 2 yıl iş tecrübesi gerekiyor bunu kanıtlamanız gerek.

    * pasaport fotokopisi: ds-260 doldurduğunuz eski pasaportunuz var ise onun da fotokopisini gönderin. eğer amerikan vizesi var ise onun da fotokopisi isteniyor.

    * nüfus kayıt örneği (asıl): nufus müdürlüğünden alınacak, kırmızı damgalı, aslı gönderilecek.

    * evlilik cüzdanı (fotokopi): evliyseniz. bekarsanız yok.

    * boşanma belgesi ya da ölüm belgesi (fotokopi): evlenip boşandıysanız, bekarsanız yok.

    * adli sicil kaydı (16 yaşından büyük her başvuran için) (asıl): arşiv kayıtlı olacak, e devletten alınacaksa resmi kurum seçilmeli. adliyeden alınacaksa kırmızı mühürlü olarak gönderilecek.

    * mahkeme kararları ve hapishane kayıtları (fotokopi ve ingilizce tercüme): suç işlediyseniz.

    * finansal belgeler (fotokopi):15000$ göstermeniz gerekiyor hesabınızda. abd sizin oraya geleceğinizden ve bir süre iş arayacak bütçeniz olduğundan emin olmak istiyor. aile için başvuruluyor ise 15k+5k x kişi sayısı diyorlar ama yine de kişi başı gösterin. fotokopileri önce göndermeniz isteniyor, hesap cüzdanını yanınızda bulundurun deniyor. eğer ıslak imzalı ise istenmiyor orjinali fakat riske atmayın mülakata da götürün.

    * csc pasaport teslim alma yeri makbuzu: bir ptt şubesi seçiyorsunuz vizeniz onaylanırsa almak için. diversity visa seçeceksiniz.

    daha fazla bilgiye ulaşmak için kaynak :
    büyükelçilik sitesi
    yönergeler

    -sağlık raporu ( sağlık kontrolü) : sizden vize için bir sağlık raporu isteniyor. kapalı zarf içinde teslim edeceksiniz zarfı kesinlikle açmayın. ben baştan söyleyeyim de.
    -- bulabildiğiniz tüm aşı kartlarınızı bulun.
    --anlaşmalı yalnızca bir muayenehane var onun da linki burada
    -- ilk masrafınızı burada yapacaksınız.
    -- yeri kuğulu parkın hemen yanında, düzen labının olduğu binada, içeriden pasaja gireceksiniz. 4. kat. asansörden çıkınca sağda beyaz bir bekleme odası var orada bekliyorsunuz. önceden randevu almak şart. kalablık olabiliyor.
    --sağlık raporu için en az 2 gün önceden gelmeniz gerekiyor mülakattan.
    --öncelikle sizi bir alt katta tahlil yaptırmak için gönderiyorlar. 47 dolarlık bir ödeme alınıyor. bu ödeme kan tahlili ve akciğer röngeni ya da başka birşeyi için, galiba tüberküloz a bakılıyor.
    --ardından üst kata çıkıyorsunuz, soyunup muayene önlüğü giyiyorsunuz. doktor nefesinize bakıyor ve aşı kartlarınızı istiyor.
    --aşı kartınızı bulabilirseniz iyi olur. aşı listesi doktorun sitesinde var.
    --eğer bulamazsanız doktor size uygun aşıları yaşınıza göre tespit edip orada hemen yapıyor. size bir aşı kartı veriyor.
    --aşıların ücretleri 20-200 dolara arası değişiyor. doktor ücreti 100$ + aşılar 100$ civarı tuttu, 47$ da kan ve röngen toplam 250dolar civarına çıkmış oldum. bir gün sonra teslim alınıyor.
    -- zarfı kesinlikle açmayın.
    -- aşı kartlarını mülakata götürmenize gerek yok.
    -- cd yi de götürmenize gerek yok, sadece zarfı götürceksiniz.

    - sıra geldi mülakata. öncelikle bir güzel 330 dolar ayarlayın. görüşme masrafı o çünkü.
    --bazı bankamatikler de dolar verebiliyor.
    --genelde kredi kartı geçiyor diye biliyordum ama nedense görevli kredi kartı değil nakit istiyorum dedi hemen çıkarıp verdim 350 dolar. hemen üstünü veriler. yanınızda nakit dolar bulundurun.
    --tl kabul edilmiyor.
    --öncelikle 8.30 için randevunuz vardır. 8.30 da orada olursanız çok geç kalırsınız. 8.10 geçe civarı gitmeme rağmen 1 saat 20 dakikada içeri girebildim. sıra çok olabiliyor. erken gidin.
    -- size sıra numarası veriliyor. mülakatın türkçe mi ingilizce mi olacağı soruluyor. türkçe seçmiştim ben. sürekli ekranı takip edin kaçırırsanız sıkıntı olur.
    --öncelikle sıra numarası yanınca pasaport ve eksik belgeleri teslim etmek için bankoya gidiyorsunuz. selective service diye bir muhabbet var, eğer seferberlik olursa sizi de çağıracağız diyorlar. yaşı 18-26 olanlar için sadece. onun belgesini imzalayın diyorlar. ama ben daha önceden imzalamıştım. hemen belgeyi de alıp beklemeye gönderiyorlar sizi.
    --bir sonraki yandığında ücret ödemeye gidiyorsunuz.
    -- bir saat sürüyor en az bu işlemler, 1.30 saat kadar sürdü 3. kez ışığın yanması.
    -- mülakat işte bu aşamada oluyor. eksik belgeniz yok ise konsolos ile görüşeceksiniz.
    -- önce parmak izi alıyor
    -- yemin ediyorsunuz söylediklerinizin doğru olacağı için.
    -- türçe olarak konuşmaya başladık konsolos ile, ama ben ingilizceye döndüm tam anlaşamayınca. sizinle ilgili amerika ile ilgili basit sorular soruyor. en sonunda onaylandı ptt ile göndereceğiz diyor tebrik ediyor gönderiyor.

    -2-3 gün içinde daha önce seçtiğiniz ptt şubesinden alıyorsunuz. telefonunuza takip numarası geliyor.
    -- zarfı aldınız içinde pasaportunuz ve açıklama kağıtları var. dikkatli açın paketi.
    -- sarı bir zarf var kesinlikle açmayın.
    --sarı bir zarf olacak onu sakın açmayın.
    --sarı zarf çok önemli açılmaması gerekiyor.

    - bundan sonra yapmanız gereken 6 ay içinde amerikaya giriş yapmak, yapamazsanız sağlık raporunu yeniletmeniz gerekiyor galiba ben de pek bilmiyorum.
    -- hava alanında sarı zarfım var diyerek sizi yönlendirmelerini istediğinizde güvenlikler yönlendiriyormuş buradan sonrasını ben de bilmiyorum.

    --vereceğiniz adrese greencard'ın orjinali gelecek, gelmesi 2 ay sürebiliyormuş. ama o arada siz pasaportunuza basılı olan vizeniz ile rahatlıkla çalışabiliyormuşsunuz.

    bu arada sözlükten yardım eden yazarlara çok teşekkür ederim. isimlerini teker teker yazmamaya karar verdim durduk yere bir çok soru gelip bunalabilirler. bana sorulacak soruları yanıtlamaya çalışacağım. ama önce yazdıklarım içinde aratmanızı tavsiye ederim. bir dakikadan fazla sürede ulaşamayacağınız genel bilgi yok. ben de buraya kısa sürede ulaşılamayan bazı bilgileri yazmaya çalıştım. işine yarayan çıkarsa ne mutlu bana.

    edit: buradan istatistikleri bulabilirsiniz. kazanan sayısı da buradan.
  • ne acı bir şeydir, bir insanın vatanını kendini geliştirememiş gerizekalı, cahil, din istismarcısı, hırsız, katil sürüsü yüzünden terk etmek için çekilişe katılması. bir umutla sonucunu beklemesi...
  • önemli edit: dolandırıcı andavallar millet diskalifiye olsun diye yalan söylüyorlar. ben bu entry'yi sistemde bir açık varsa diye yazdım ancak yok böyle bir açık. tek başvuru yapın, zamanında yapın, resmi siteden yapın. dolandırıcıların oyunlarına gelmeyin, çakal olmaya da kalkmayın.

    ****

    adamlar bir sistem kurmuşlar, lotoyla çekilişle neredeyse vatandaşlık kadar hak sağlayan bir vize dağıtıyorlar dünyaya. güzel bir şey düşünmüşler, haksızlık olmasın diye de her sene kota belirliyorlar falan bazı ülkeleri o sene kuraya dahil etmiyorlar.

    peki bizim ortadoğu zihniyetli şark kurnazlarımız ne yapıyor? sistemin açığını buluyor. sonra hileye başvuruyor. illa bi çakallık, illa bi sırada öbürünün önüne geçmecilik.. siz o 25 farklı başvuruyu yaparken bu durumdan habersiz birçok insanın hakkını yiyorsunuz hakkını!

    işin kötüsü, yarın öbür gün bu yayılır da türkiye'de çakal dolu olduğu için "ben enayi miyim lan" diye düşünen insanlar kişi başı 25 başvuru falan yaparsa bu durumun farkına varan abd çat diye kura dışı bırakır türkiye'yi de binlerce insan bu kerizler yüzünden böyle bi nimetten de faydalanamaz olurlar..

    tanım: neden abd'nin bize dağıtıp da bizim onlara dağıtmadığımızı ispatlarcasına sistemindeki açığı şark kurnazlarınca suistimal edilen, kurayla dağıtılan bir vize çeşidi.
  • green card'ı kazanırsanız kimse size telefonla arayıp haber vermez. sadece bir aracı kurum üzerinden ücret ödeyerek başvurduysanız onlar arayıp haber verirler kazandığınızı. fakat bu durumda da sonuçların açıklandığı mayıs ayında arayıp haber verirler. kasım ayında biri telefon açıp hele ki başvurunuz onaylandı gibi komik bir cümle kuruyorsa bilin ki dolandırıcıdır.

    son olarak da bu ülkeyi seviyorum ve green card umurumda değil bu ülkede ölmek istiyorum zihniyetinde olduğu halde green card'a başvurup gerçekten gitmek isteyenlerin hakkını çalan herkesin allah belasını versin.
  • eğer kazanabilirseniz ki umarım kazanırsınız, rahat hayat kurabileceğiniz yerlere yerleşmeye çalışın. sırf popüler diye (bkz: new york), (bkz: chicago), (bkz: los angeles) gibi yerlerde başlamayın.

    hiç bilmediğin bir oyuna en yüksek zorluk seviyesi ile başlamak mantıksız. tavsiyem daha sakin suç oranı düşük kuzey eyaletleri olacak. hatta öyle büyük şehirler metropoller değil kasabalardan başlayın hayata. daha ucuza yaşarsınız ve sakin bir başlangıç yaparsınız.

    kendinizi geliştirin adapte olun. gülümseyin çünkü gülümsemek çok önemli. selam verin insanlara, muhabbet edin ve arkadaşlar edinin. insanlar sizi aşağılamaz tam tersi saygı duyar bu şekilde. çünkü siz farklısınız. orada bir çok insanın ikinci dili olmaz ama siz iki dil konuşabiliyorsunuz. size ülkenizle ilgili sorular sorarlar. bu durumda politikadan bahsetmeyin çünkü bi çok ortamda bunun konuşulması sıkıcıdır.

    kendimi hayat koçu gibi hissettim umarım işinize yarar.

    tanım: amerika'da yerleşim ve çalışma hakkı veren vize.

    edit: imlacık
  • her fırsatta "ben amerika'da yaşıyorum, zaten stalk'larsanız ex-facebook, ex-microsoft, ex-apple, ex-ternal harddisk gibi eski çalıştığım yerleri de görürsünüz ki ben zaten siz bakamadan bunları söyleyeceğim" diyen sözlük selebritilerinin henüz şu ana dek insanları vazgeçmeye zorlamadığı çekilişin bu yılki ayağı.

    şimdiden cevapları verelim.

    evet, amerika çok zor. başa çıkabilmek için senin gibi olmamız lazımdı.
    evet, amerika'da iş bulmak da çok zor. aynen herkes gelip pizzacı olmaya mecbur kalıyor.
    evet, amerika'da iş hayatı da çok zor. aynen günde 22 saat çalışıyorsun.
    evet, amerika'da ev falan da çok zor alıyorsun. 60 sene kredi ödeyip 61. senede ölüyorsun.

    evet la evet. sen mükemmel olduğun için amerika'yı yendin, biz köylüler olarak çabalıyoruz burada.
  • abd göçmenlik bürosu yetkililerine yalvarıyorum. başlığın altında 20 kere yazılan başvuru tarihlerini okumaktan aciz, dvstate.gov adresinden bakmaktan aciz, google a yazıp 5 saniyede bulmaktan aciz insanları green card çekilişine almasınlar. bu insanlar çekilişi kazansa da abd'ye yerleşirse ülkenin iq seviyesini düşürmekten başka bir işe yaramaz. allah rızası için şu çekiliş için bir eleminasyon sistemi getirilsin. duyun sesimi.

    abd'ye turist vizesi ile gidip gelip credit historysi oluşturmak için çabalayıp 13 senedir green card çekilişinden kazanamazken hayatında abd'ye gidecek parası veya cesareti olmamış onu bırak türkiye'de yaşadığı yerden memnun olduğu halde laf olsun diye ilk katıldığı çekilişte green card'ı kazanıp sonra da yok ya ne bırakıcam ülkemi diye hakkını yakanlar var. yetti artık canıma cidden.
  • orada nasıl yaparım endişesinin içi aslında oldukça boş. daha önce hiç amerika’da araç kullanma deneyimim olmadan, eyaletlere göre farklılaşan trafik kurallarını bilmeden araç kiralayıp san francisco’dan los angeles’a oradan tekrar san francisco’ya epey yol yaptım. istanbul trafiğinde hayatta kalmayı başaran ortalama bir vatandaş amerika’da pekala araç kullanabilir.

    tüm caddeler, yollar, şehirler anlaşılır bir mantık ve sistemle kurgulanmış. burada en düzenli yapılaşma örneklerinden biri olarak gösterdiğimiz ataköy’ün kısımları bile karışık sayılır. hangisi nerede başlar, nerede biter, yapım yılına göre isimlendirildiği için karıştırılması doğaldır.

    burada günlük hayatın içinde, artık farkında olmadan birlikte yaşadığımız endişe; bizi arka planda yorar, yaşlandırır, yıpratırken orada birçok eyalette inanılması güç bir sakinlik karşılar. özellikle amerikanın batı kıyılarında hayatın temposu keyif üzerine kurulu. california’da girdiğim, - sanırım target’tı, bir markette sıra bize gelmişti. kasiyer kızın her bir ürünü eline alıp oldukça yavaş bir tempoyla incelemesi, bazı ürünlerde ürün üzerinden espri yapması yangından mal kaçırır gibi poşetlemeye alışkın bizi çok şaşırtmıştı. arkamda sırada bekleyen insanlara mahçup bir ifadeyle baktığımda hiçbirinin dünya umrunda değildi. kasiyerin çalışma hızıyla marketteki kapalı sistem müzik yayınının huzur verici melodisi birleşince o fotoğrafta aslında yanlış olan parçanın benim yaşadığım telaş olduğu apaçık.

    bunca vergi yükünün altında şerefiyle çalışmaya, çalışkanlığıyla üretmeye devam eden, ailesini geçindiren, çocuğuna dünyanın en pahalı meyvelerinden alan, hayatının tüm yükünü değil omuzlarında, tırnak uçlarında bile hisseden bir sürü güzel insan yaşıyor buralarda. bunu burada başarabilen o güzel insanlar orada çok daha rahat başarır.

    gitmeyi istemek ayıp değil. asıl ayıp insan olduğumuzu unutturup müşteri olduğumuzu düşündürenlerin ayıbı...

    debe editi: girmişim, hiç söylemiyorsunuz. çok sağ olun, green card’ımız bol olsun.