şükela:  tümü | bugün
  • here in this place lies the genie of death
    touch it, see it
    whoa
    here in this place is a means to your end
    touch it, feel it
    green hell

    you've come to this like no one could
    i bet you never knew you woke it
    and don't you run away from anything
    i bet you thought you really could in hell

    we're gonna burn in hell
    green hell
    like every hell but kind of green
    in hell, green hell
    we're gonna face the mess we're
    in hell, green hell
    i think i'd rather be up here
    in hell, green hell
    you know i fucking shake apart
    in hell, green hell
    gotta find a way that you will stay
    green hell
    cannot forget about the heat
    in hell, green hell
    hell is green, i need a flame
    in hell, green hell
    gotta burn in hell
    green hell

    you've come to this like no one could
    i bet you never knew you woke it
    and don't you run from anything
    i bet you thought you really could take it

    here in this place is the genie of death
    touch it, see it
    whoa
    here in this place is the way to your end
    touch it, feel it
    green hell

    you've come to this like no one could
    i bet you never knew you woke it
    and don't you run away from anything
    i bet you thought you really could
    you've come to this like no one could
    i bet you never knew you woke it
    we're gonna burn in hell
    green hell

    metallica last caress / green hell şeklinde combo olarak kaydetmiş ve yayınlamıştı bu şarkıları ama ikisi de ayrı ayrı şarkılardır. orjinali de misfits'indir üstelik.
  • eski bir şehir efsanesine göre run to the hills'in çalınışındaki lakaytlık, metallica'nın - o dönemdeki en büyük rakipleri - iron maiden'e okkalı bir nanik çekmek istemesi yüzündendir.
  • metallica cover'inin 2:01'inci dakikasinda bir hata oldugunu dusundugum sarki. az birsey saga panlanmis ve sesce arka planda kalan "green hell" yada ona benzer bagrislar, bir anda alakasiz olarak yarim saniyeligine ritime uygunsuz bir sekilde solda duyuluyor. sanirim bir mixing hatasi soz konusu.
  • bir ekşi sözlük yazarı. evet.
  • (bkz: nordschleife)
  • metallica'nın şarkının sonunda iron maiden'a yaptığı şey (özellikle gönderme demiyorum), bir kişinin söylediği lafı dalga geçmek için ağzını yavşata yavşata tekrar etmenin enstrümantal versiyonudur. metallica'nın yaptığı şey çocukluktan başka bir şey değildir ama bunu yaptıklarında da bir nevi çocukturlar zaten. insanların belli yaşlarda, o yaşın getirisi ile yaptıkları şeylerden dolayı yıllar sonra suçlamak, o çocukluktan çok daha vahim bence. bence gayet insani.
  • güne tinersiz başlayamayan ve kendi takımından çok diğer takımlarla ilgilenen bir garip.
  • the forest ekibinin elinden çıkmış gibi duran, heyecan verici oyun. en temel olarak; the forest'ın "amazon yağmur ormanlarında geçen zorlu bir yaşam mücadelesi" olarak özetleyebiliriz. (alıntı steam sayfasından->)

    bazı objeler (örneğin: ip, çubuk vb...) stranded deep'e inanılmaz benziyor. oyuna survival oyun tutkunlarını tatmin edecek şekilde hastalık, bıkkınlık ve sıkkınlık eklenmiş gibi duruyor.

    an itibariyle 32 tl'lik erken erişim fiyatını çok uygun buluyor ve alım fırsatı olarak görüyorum. (ytd...asdfasdf)

    oyun yapımcılarının 20 dk'lık öngösterim videosunu şordan izleyebilirsiniz->
  • the forest tarzı early access olarak çıkmış olan survival tarzı oyun. ilk 10 dakikalık izlenimim şu şekilde:

    the forest kaliteli bir oyun olsa da kendi türünde epey bir potansiyeli de kullanmadan heba etmişti. gh bunu yapacabilecek gibi duruyor. farklı kabileler var, survival dinamikleri bir kaç tık daha detaylı gibi duruyor. burada bence kilit nokta enemy ai. yerlilerin yapay zeka iyi durumda olursa, combat yapay zekasından bahsetmiyorum (forest bu konuda iyiydi), kampımıza saldırı taktiklerinden bahsediyorum, oyun epey hoş olur. forest'da adamlar bilmem kaçıncı günde kale gibi base'imize hala 3-4 kişi saldırıyorlardı, belli bir seviyeden sonra oyunda her hangi bir challange yoktu. oyun mid game'de anlamını yitiriyordu.

    umarım forest'daki gibi mağara neyim olmaz. tabi mağaralar oyuna ayrı bir hava katıyordu ama bıktım o iple in in bitmeyen, canavarları yenilenen mağaralardan. olmasın öyle şeyler.

    forest'in getirdiği hoş yenilikler vardı, fakat bu oyunu yapanlar oyun yapım işinden daha iyi anlıyor gibi duruyorlar. ilk sürümü bile epey ilerlemiş durumda. forest'in bu oyun türünden yiyemediği ekmeği bu adamlar yiyebilir.

    kabileler etkileşimli olsa çok süper olur. mesela bir kabileyi haritadan silebilelim, adamlar gitsin daha uzak bir yere kamp kursun. base'imizin etrafını daha güvenli bir hale getirebilelim. forest'da ne kadar yerli öldürürsen öldür adamların kamp senin base'e yakınsa durmadan ordan adam çıkıyordu. bu işler biraz daha etkileşimli olsun, oyunun dünyası biraz daha dinamik, yaşayan bir dünya olsun.

    ada yerine tropik orman temasını sevmedim. survival oyunlarının hoş tarafı base inşa edebilme. insan engebelik tropik orman içerisine keyifle base inşa edemiyor. ayrıca bu ortam bize the forest'da olduğu gibi uzun duvarlar yapamayacağımızı da söylemiş oluyor.

    oyunda challenge ve story mode var. daha story mode release edilmiş değil ama tutorial'daki diyaloglar bana umut vaat etti.
  • (bkz: nürburgring)