şükela:  tümü | bugün
  • londra'da picadilly circus'a doğru giderken sağda görülebilecek bir park. vakti zamanında veba salgınında ölen binlerce kişi gömülmüştür buraya.
  • 1960'larda victoria line için yeraltı delinirken green park istasyonuna gelindiğinde, veba salgınında ölen insanların toplu mezarına rastlanmıştı. tabii buraya bilmeden giren operatörler ve çalışanlar büyük bir şoka uğramış, tırıs tırıs çalışmalara devam etmişlerdir. böyle bir toplu mezar bakerloo line üzerinde lambeth-elephant and castle arasında bulunan nereye gittiği belirsiz kullanılmayan bir tünelin *ucunda da vardır, hatta şu ana kadar o tünele hiçbir çalışan girmeye cesaret edememiştir.
  • edirnede vali konağının tam karşısına tekabül eden yerde bulunur.kış mevsiminde bana her zaman bir ufoyu anımsatan mimarisiyle dikkat çeken kapalı mekanında takılabilirsiniz.yaz mevsiminde ise bahçesi kutlutaş insanlarının buluşma yeridir.hizmette kalite aranmaz,mega parkta piyasa yapan gençlerden sıkılmışsanız,apartman sakini amca ve teyzelerin huzurlu ortamı olarak sizi bekler bu greenpark.bir aralar sahibi olan abi büfede kondurmuştu bir köşeye o büfede gecenin üçünde dördünde sigarası biten öğrenci arkadaşlar ihtiyaç giderirlerdi.
  • londra'lıların ağaçları söküp apartıman dikmek dururken, nefes almak için onlarca park varken şehir içinde yemyeşil bir hayat takıntıları neticesinde hala yemyeşil olan kıymetli bahçe. düşünsenize bir tarafı piccadilly'ye gidiyor bir tarafında kraliçe oturuyor, git oraya otel yap gökdelen dik parayı kır ama yok bu ingilizler ticaretten anlamıyor, koskoca parkı orada öylece tutuyorlar.
  • mersin kapızlı'da salaş bir kendin pişir- kendin ye mekanı. hayatımda yediğim en güzel etleri yapıyorlar. müthiş.
  • şu dunyada en sevdiğim parklardandır. en güzeli demiyorum bak. hemen dibinde hyde park, st.james's park vardır ve efsane güzeldirler (hyde park>st james's park). ama burası benim evimdi bir zamanlar. sabahları koşular, kahvemi kitabımı alıp oturmalar, 12 derece olan eğimli yolunda phoebe gibi koşmalar falan. allahım nasıl tatlı kendi halinde kucuk bir yeşillik orası. ama havalıdır, malum buckingham'ın sol kapısı da buraya açılır*
  • green park resmi adını 1746'da almıştır.
    bu isim değişikliğinin sebebi tam olarak bilinmemektedir. sebebinin içindeki ağaçlar olabileceği gibi kral 2. charles ve karısı arasında geçtiği dilden dile dolaşan ve aktarılan hikayenin olabileceği de düşünülmektedir.
    anlatılanlara göre cingöz charles sevgilisi ile bu parkta buluşmaya giderken elim boş kaldı, şuradan bi simit poğaça alamadım, bari hizmetlilerin diktiği çiçeklerden yolayım deyip hem ucuza kaçmış hem de kraliçenin dikkatini çekip hışmına uğramıştır. kadın hırsından parktaki tüm çiçekleri yoldurduğu gibi, sonrasında da dikilmesini yasaklamıştır.
    doğru veya değil bugün bile gittiğinizde çiçekler için hazırlanmış çiçek tarhlarının, yataklarının olmadığını görürsünüz.

    bugünkü sarayda neler oluyor dedikodu hattımızın sonuna geldik. bol dinlenmeli, iyi haftasonları:)
hesabın var mı? giriş yap