şükela:  tümü | bugün
  • 3:1 oranını yakalamak için birçok deney sonucunu yok saydığı ve benzeri birtakım hilelere başvurduğu rivayet edilen bilim adamı.
  • bir biyolojicinin bezelye yiyememesinin nedeni olmuş amcamız...
    (bunnar buruşuk bunnarsa düz, hangisi dominanttı lan bunnarın?)
  • bilimsel bezelye pezevengi. tamamen bilim için tabi.
  • genetik bilminin temellerini atan mendel, deneyleri için 24.000 dolayında bitki yetiştirmiştir. çaprazlama deneylerinin sonucunda iyi ve güzelin baskın çıkacağını düşünüyordu. ayrıca yaşadığı dönemde yaptığı deneylerin büyük bir yankı uyandıracağına inanıyordu. ne yazık ki bu öngörülerinde yanılıyordu. bilim dünyasında 35 yıl boyunca hiç etki yaratamadı. kendi özel çabasıyla 49 kadar bilim adamına ve dergiye deneylerini anlattı; ancak bu kalıtımcı abilerin hiçbiri yeterli düzeyde konuya hakim değillerdi çünkü kalıtımcılar istatistiksel yöntemi hiç kullanmamışlardı.
  • mendel ilk defa bezelyelerle ilgili deney yapmayi planladiginda yuzyillar sonra isminin paris banliyolarinda bir liseye verilecegini ya da universitelerde okutulan kalitim ve genetik derslerinin en cok sozu edilen kisisi olacagini elbette ki bilmiyordu. ancak fotograflarina baktiginizda uzerindeki rahip elbisesiyle beraber cok farkli seyleri uman ve bunlari elde etmek icin manastirlara kapanip matematik, fizik, doga kanunlari ve hatta meteroloji bilimiyle yillarini gecirebilecek dirayete sahip oldugunu anlamak cok da zor olmasa gerek

    belki de hicbir zaman nasil bir sonuc elde edecegini bilmiyordu. cagdasi olan diger bircok bilim adami gibi yasarken calismalari hakettigi degeri bulmamisti. olumunden ancak 34 sene sonra yaptigi deneyler bilim cevreleri tarafindan kabul edilmeye basladi. aslinda kabul edilmeye baslamisti demek yanlis bir kavramdi bunun yerine anlasilabilmeye basladi diyebiliriz, o donemin bilim adamlari onun fikirlerine ve ortaya koydugu deney sonuclarina ancak 34 sene sonra gerektigi degeri vermeye basladilar. mendel genel olarak bilim cevrelerinde genetik biliminin kurucusu olarak kabul edilir.

    basarili ve merakli bir ogrenci olmasina karsin ailesinin maddi durumu yeterince iyi olmadigi icin bir manastirda egitimine devam etti. elbette aklinda bilim yapma istegi ve dusuncesi olan her insan gibi ne manastirin kalin ve yuksek duvarlari ne de hayatin monoton akisinin rehaveti onu durdurmaya yetti.

    ilk olarak ise buldugu bir sus bitkisini diger siradan otlarin arasina dikmekle basladi. o zamanlar aklinda lamarck’in calismalari vardi. lamarck’a gore cevresel etkenler canlilarin kazandigi ozellikler uzerinde etkiliydi, ancak yetistirdigi bitkinin tohumlari kusaktan kusaga aktarildikca sahip olduklari farkli ozellikleri kaybetmiyorlardi aksine bu ozellikleri diger bitkilerden farkli olarak dis gorunuslerine yansiyordu, iste gunumuzde cok yaygin olarak kullandigimiz kalitim, dna, rna, genetik bilgi, translasyon ve transkripsiyon olaylarinin temelleri ta o zamanlardan mendel’in kafasinda olusmaya baslamisti.

    ilk baslarda kafasi karisikti elbette, yukseklerde yetisen bitkileri inceliyordu, daha sonra ovalara iniyordu orada bitkileri gozlemliyordu. uzun bitkilerle, kisa bitkileri caprazlayarak orta boylu bitkiler elde etmeyi dusunuyordu, sadece dogadan ilham aliyordu degilmiydi ki her seyin en guzeli en dogrusu dogada bulunurmus. ancak isler bekledigi gibi gitmedi, yaptigi caprazlamalarin sonucunda elde ettigi bitkilerin hepsi de uzun boyluydu, gunlerce uyumadi, yemek yemedi, tahta mandallarla camasir iplerine tutturulmus elbiseler gibi savruluyordu, neden boyleydi.... yillar sonra bu calismasinin sonucunda dogadaki bazi genlerin baskin digerlerinin cekinik olabilecegi sonucuna varacak ve defterlerinin arasina soyle bir not alacakti “en basit bitkilerde bile arzu edilen ozellikleri saglayan genler digerlerine gore daha baskin, bu yuzden insanligin kotuluge evrilecegini dusunup kotumserlige kapilmak yerine; iyiligin – kotuluge baskin gelecegine emin olup, umutlarimizi tekrardan yesertmemiz daha akla uygundur...”

    sayisiz basarisiz girisimin ardindan mendel bezelyeleri ve fareleri caprazlamaya basladi ve sasirtici olarak genetik ozelliklerin her defasinda belirli bir oranda dollerine aktarildigini belirledi. buda klasik kalitim kanunlarini yazmasina yetecek verileri elde etmesine yetti.

    mendel oleli yuzlerce yil oluyor, ardindan sayisiz buluslar, kesifler yapildi hucrelerin icerisine girildi, makromolekuller, mikromolekuller ayristirildi, fizigin, kimyanin, biyolojinin kurallari en bastan, defalarca yazildi. icerisinde insanoglunun da bulundugu onlarca canli organizmanin genetik haritasi cizildi, genetik sifreler cozulmeye basliyor, yeni arastirma kapilari aciliyor, insanlar birikimlerini kutuphanelere, universitelere aktariyorlar, yeni bir dunya kuruluyor belkide, mendel’in asirlar once ongordugu gibi iyilige evrilen, bir oncekinden daha anlasilabilir, daha az sirlari olan bir dunya.
  • 22 temmuz 1822 tarihinde habsurg hanedanlıgının silezya eyaletindeki hyncice köyünde dünyaya geldi.
    egitimine hyncice'deki bir okulda başladı daha sonra gymnasium'da bir üniversiteye başladı ve ordan mezun oldu.okula devam edebilmesi için felsefe egitimi almalıydı.bunun için olomouc'da bir üniversiteye başladı.oranın masraflarını karşılayamıyordu.üniversitedeki bir hocası sayesinde kilisede rahiplige başladı.burada doga bilimlerine yöneldi.manastırda ayrıca 1 yıllık ilahiyat egitimi aldı ve brno felsefe enstitüsünde elma ve üzüm yetiştiriciligi dersi aldı.mendel hala masraflarını karşılamkta güçlük çekiyordu.znojmo'da bir köy okulunda ögretmenlige başladı.ögretmenlige devam edebilmesi için sınava girmesi gerekiyordu fakat ilk sınavında başarısız oldu.
    sınava 2.kez girmek ve hazırlanmak amaçlı viyana üniversitesine gitti.burada doga tarihi dersi aldı ve önemli bilim adamlarıyla tanıştı.
    viyana'da bulundugu süreçte birçok bilim adamının makalelerini okudu.araştırmalarını tamamaladı ve brno'ya tekrar döndü.
    mendel çalımalarında bitkilerinde cinsiyetleri oldugu ve melez bitki kavramından yararlanarak yaptı.mendel bezelyelerle birçok deney yaptı.diger kalıtımla ilgili deneylerden farklı olarak bunlar dogru ve matematiksel açıklamalara dayanıyordu.1'e 3 oranını buldu.bunla ilgili makale yayımladı ve bazı bilim adamlarına gönderdi fakat dikkat çekmedi.
    başrahip napp'in ölmesiyle yerine mendel geçti.mendel başrahip olduktan sonra ilk olarak meterolojiyle ilgilenmeye başladı.mendel bitkilerde kullandıgı istatistikleri meterolojidede kullanıyordu.hortumlarla ilgili bir gözlem yaptı ve yayınladı.daha sonra arcılıkla ilgilendi.burada amacı bitkilerde ispatladıgı kalıtım deneylerini arılar üzerinde birkez daha ispatlamaktı.birinci deneyinde başarısız oldu.son deneyinde ispatladı ve uzmanlıgı kabul edildi.mendel arıcılıktan sonra yöredeki bitki yetiştiriciligiyle ilgili araştırmalar yaptı
    böbrek rahatsızlıgından dolayı 6 ocak 1884'de öldü.mendel'in çalışmaları ancak ölümünden 30 yıl sonra keşfedildi.bu bilim adamları hugo de vries ve karl corens'di.ikiside mendel'in çalışmalrını esas alarak yaptı.kabul etmedikleri bazı konularda ise deneyleri yaptıktan sonra kabullendiler.
    mendel'in deneyleri ilk olarak kromozomların gözlenmesi,kromotitlerin bulunması,kromozomların gen taşıyıcıları oldugu,sarmal yapı bulunmuştur.
  • tam adı johann gregor mendel'dir. 22 temmuz 1822 tarihinde doğup 1884'te kronik böbrek hastaligi nedeniyle hayata gözlerini kapatmış avusturyalı rahiptir . buraya kadar gayet normal giderken bu rahibi sıradanlıktan çıkaran durum bezelyeleri çaprazlarken , ileride meslektaşlarının başına ne belalar *açacağını bilmeden genetik biliminin kurucusu oluşudur.
  • kendisi benim kahramanım ve hatta idolümdür.

    18. yüzyılda rahip olup bezelyeler ile çalışıp genetik biliminin temellerini atmasından daha şaşırtıcı bir olay düşünemiyorum.

    insanlık tarihinin en önemli kaşifidir. zira sahip olduğumuz özelliklere nasıl sahip olduğumuz ve bizi yönlendiren genlerimizi açıklamaya çalışan ilk kişidir.
  • bezelye denince aklıma gelen, bununla da övünmeyeceğim, genetik biliminin babası sayılan bilim adamı.
hesabın var mı? giriş yap