şükela:  tümü | bugün
  • amanda peet ve dermot mulroney in başrollerini paylaştıgı, romantik komedi türünde bir film.
    digitürk dünyasının tanıştırdıklarından..

    "aralarındaki bütün engelleri yıkarak aşka bir şans daha tanımaya çalışan iki insanın hikayesi."

    bu filmde hiç kimse ölmüyor.
  • digiturk'te gosterilirken film bilgisinde komedi yazan ama komediyle yakından uzaktan alakası olmayan aksine dram olan film. bucket list'i hatırlattı bana.
  • griffin ve phoenix isimli 2 kişinin aşkını ve aşıkların neler yapabileceğini anlatan film. birbirlerine destek olan, beraber çok eğlenebilen, birbirlerini mutlu etmeye çalışan bu 2 kişinin hayatlarının bir dönemini konu alan, seyretmesi keyifli bir film.
  • film boyunca boğazınızda bir yumru hissettiren, zaman zaman gözyaşına dönüşmesine neden olan dram türünde yapılmış, kesinlikle izlenilmesi gereken bi film.
  • beni hüngür şakırt ağlatmayı başarmış film. ben mi hisliyim bu aralar, film mi çok dramatik bilemedim ama ağlamak güzelmiş. iyi geldi.
  • drama dalında gerçekten mükemmel kurgulanmış bir ed stone filmi.

    --- spoiler ---

    filmin sonlarına doğru, griffin'in beyzbol sopasıyla sokaktaki arabaların dikiz aynasını patlatma hadisesini, o an sokağa çıkıp aynen gerçekleştimek istedim ki sonuçlarını düşündüğümden yapmadım.

    --- spoiler ---
  • olum anksiyetesinden muzdarip bir insan olarak, bu film bana iyi mi geldi kotu mu bilmiyorum.
    film erkek kahramanin(griffin) bir seneden az omru kaldigini ogrendigi sahneyle basliyor. bir gun olecegin bilgisi zaten oyle korkunc bir bilgi ki..bununla gunluk hayatta bas etmekte zorlanirken ben..adamcagiz ne zaman olecegini de ogreniyor. cogumuz boyle bir durumla karsilassa, hayatinda onceden hic denemedigi seyleri denemek istedigini sanir...

    --- spoiler ---
    --- spoiler ---

    griffin de oyle yapiyor..biraz bosvermislik, korkusuzluk, cilgin denemeler..sonra hayatinda eksik olan seyi, sevgiyi buluyor. ve hayatinin geri kalanini yeni seyler deneyerek degil, sevdigi kadinin kollarinda, hicbir sey yapmadan gecirmek istedigini anliyor. yani yeni bir seyleri ilk ve de son kez denemek yerine; bilindik, surprizsiz sevgiyi yasamayi, sevgi ile dolu anlarina odaklanmayi seciyor hayatinin son gunlerinde. ki bu secimi, yasaminin geri kalanini o cok nefret ettigi, soguk ve gri renkli bir hastane odasinda gecirmek anlamina gelse de.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    kimden geldigi bende kalsin, soyle ince bir quote iceren filmdir ayrica:

    "i've done so many things that at some point i did for the last time and i wasn't paying attention. and then i met you and i got to laugh and make love and fall in love all for the last time... but this time i paid attention. "

    bazen psikologumla konusuyoruz olum anksiyetem hakkinda..bunun belki de "kendimi gerceklestiremedigimi, potansiyelimi ortaya koyamadigimi, bir seyler kacirdigimi, hayatin tadini yeterince cikarmadigimi" dusundugum icin kaynaklandigini soylemistim bir defasinda. o da soyle demisti, "aslinda yasadiklarinin-ne kadar basit olurlarsa olsun, hayatin, anlarin dehset verici guzelliginin, huzurunun farkina varabilsen; ve yapamadiklarini, yapabileceklerinin sinirsizligini dusunmek yerine yaptiklarinin/yasadiklarinin mutlulugunu, huzrunu ozumseyebilsen olum anksiyeten kaybolacak".

    "yani olum korkusu daha cok/ daha yeni sey yaparak degil; yaptiklarina ve yasadiklarina daha cok odaklanarak; an'a daha cok odaklanarak ortadan kaybolacak" demisti. ve hatta near death experience deneyimini yasayan ve bunu yazan hemen hemen herkesin oldukten sonraki o ilk anda gozlerinin onune gelen, yada kalplerini dolduran ilk duygunun sevgi oldugunu, sevdiklerini ve onlarla gecirdikleri anlari sinirsiz bir farkindalikla hissettiklerini anlatmisti.

    bu film de canim psikologumun soylediklerinin pratik bir uygulamasi gibi geldi bana o yuzden. 1.5 saat boyunca "yakinda olecegimi bilsem ne yapardim" diye dusundum surekli, griffin'i izlerken. secimine hak verdim; ayni seyi yaparken buldum kendimi.
  • bu filme romantik komedi diyenler, hemen diz çöküp tövbe dilesin ekşi sözlük'ten.
    gayet basit bir şekilde, yormadan, dolaştırmadan insanı dağıtabilen bir film.
    10 numara.
  • bu akşam bir kez daha izleyeceğim, yaşayacak fazla zamanı olmayan iki insanın günlerini diledikleri gibi yaşamasını konu alan film.
  • dün akşam cnbc-e'de yayınlanan ve gözlerimi çeşmeye döndüren film olmuştur. çok vurucu ama bir yandan da çok samimiydi. şunu düşündüm devamlı filmi izlerken: peki yarın ölmeyeceğimizin ne garantisi var?