şükela:  tümü | bugün soru sor
  • griffith park icerisinde yer alan gozlemevi.
  • tum los angelesi ayaginizin altina seren, ozellikle geceleri muhtesem olan, yes man filminde bolca gorulebilen, ayni zamanda pek cok filme de mekan olmus kanimca melekler sehrindeki en guzel mekan. sirf gece orada durup sehiri saatlerce kesintisiz izleyebilirsiniz. ayrica arabayi asagiya park etmeye gerek yoktur, araba ile yukariya cikilip observatory nin otoparkina park edilebilmektedir.
  • griffith j. griffith'in 1912'de yaptığı los angeles halk gözlemevi önerisi ve daha sonra bağışına rağmen açılışını göremediği mekandır. 1935'da açılmıştır. bir sürü filmde görünen mekan rebel without a cause filminde james dean ile birlikte başrollerden birini oynamıştır.

    müdürü ed krupp muhabbet adamdır, ilginç renkli ve desenli kravatlar takar.

    http://www.griffithobs.org/

    james dean büstünün bulunduğu gözlemevi avlusu, aynı zamanda hollywood yazısının en iyi göründüğü yerdir. valla...
  • hatirlatma olsun;

    buraya hafta sonu gidip, park yeri bulunamadigi icin yol uzerinde yuruyerek 15dk lik mesafelere tasan uzunluktaki yollara park edip sonra iceride "aman ona da bakayim, yok suna da dalayim" diye saatler gecirip gunesi batirmayin. sonra gecenin bir koru arabaya donerken yurumek zorunda kalacaginiz issiz yollarda aydinlatma olmayacak ama yol uzerinde ne oldugu belirsiz envai cesit hayvan -irice bir kopek boyutlarinda fakat kedi sekil semaline sahip hayvan da dahil- olacaktir. sakat isler.

    yalniz iceride gecirdiginiz saatler ve o enfes manzara, yusuf esliginde yurudugunuz o 15 dk'lik yola degiyor onu soyleyeyim.
  • bunun içinde bir tane gösteri salonu var böyle kubbeli bir salon. o kubbede güzel mi güzel gösterimler yapılmakta, güzel bir teyze tarafından da anlatımı yapılmakta bu gösterimlerin, gayet edebi, gayet heyecanlı bir şekilde... bugün 2 tanesini izledim bu gösterimlerin, bir tanesi big bang ve evrenle alakalıydı, bir diğeri de yıldızların ve dünyanın hareketlerinin iskandinav mitolojisine olan etkisiyle alakalıydı(ya da eski insanların bu hareketlere verdikleri isimler de diyebiliriz). bu gösterilerin öncesinde ve sonrasında gözlemevinin içindeki foucault sarkacına baktım, güneş-yörünge modellerine vs. lere baktım, bir ara balkon tarafına çıkıp los angeles'in akşam manzarasına daldım, bu sırada gözlerim doldu, bırakmamış olsam kesin bir paket sigara içerdim o an orda.

    benim babam makine mühendisi, bundan dolayı da çocukluğumun yazlarını hep babamın atölyesinde geçirmiştim. orada bulunan torna-tesviye makineleri, büyük matkaplar ve bilimum makineler çok çağdaş olmasalarda çocukluğumda bana hep ilham vermişlerdi. babam ve atölyesi sayesindedir benim daha 6-7 yaşındayken mühendis olmaya karar vermem. los angeles manzaralı gözlemevi balkonunda aklıma gelen de çocukluğum oldu, istanbul'da, ankara'da ya da türkiye'nin herhangi bir ilinde böyle gözlemevleri olsa, 6 yaşında çocuklar buralarda bulunsalar, acaba ilerde kolay yoldan para kazanmayı düşleyen, milleti nasıl kazıklayacağının hesabını güden nesiller yerine, "6 yaşında gözlemevinde geçirdiğim 1 hafta sonucu astronom olmaya karar verdim" cümlesini kuran nesiller yetiştirebilir miydik?
  • griffith j. griffith adında, adı soyadı aynı adam tarafından verilen fonla yapılmış gözlem evi.

    geçen hafta buraya gitmiştim arkadaslarla. saturn mu ne varmis. iyi dedim bakalim.

    baktık teleskopla toplu iğne başı kadar bisi. iyi dedim hayatımın amacı buydu ölmeden gordum iyi oldu.

    sonra 7 $ verdik cami kubbesi gibi bir salonun tavanına bakıp dunyanin olusumu, uzayın olusumu, dunyanın uzayda sahildeki bir kum tanesinden daha küçük olduğunu anlatan bir gösteri izledik.

    koltuk yukarı bakıyor, nereye baksan uzay. uzayın içindeymişsin gibi.
    amcam oradan anlatıyor devamlı mikrofonla ama o kadar iyi ki ilk başta kayıt zannetmiştim, canlıymış meğer.

    çok net bir şekilde diyebilirim ki hayatımda izledigim en iyi sey. bilmediğim şeyler değil di ama izlemek çok farklı.
    böyle bir gösterinin teknolojik olarak yapılabileceğinden de şahsen haberim yoktu.

    sözlükteki din tartışlamarı falan hikaye kalır bunun yanında. herkes bir kere izlese o gösteriyi, ne kadar ilkel olduğumuzu, ne kadar küçük bir dunyamizin oldugunu daha iyi anlar insanlar diye düşünüyorum.

    her şeyin bizim etrafımızda döndüğünü, her şeyin bizim için yaratıldığını sananların sebebi de bilgi eksikliği, ilkellik başka bir şeyden değil zaten.

    ama bizde o sistemi kuracak ne oluşum, ne de istek var. 2006 da 100 milyon dolar daha verilip gelistirilmis bir yerden söz ediyoruz.

    bizdeki çamlıca tepesi gibi bir yerde konumu zaten.

    tipi de aynen camiye benziyor.

    fotosu linkte bakın:

    http://1.bp.blogspot.com/…%3a+los+angeles+times.jpg

    ayrıca; (bkz: çamlıca tepesine yapılacak dev cami)

    çok konuşmaya gerek yok heralde. vizyon belli.
  • hollywood yazisinin oldugu tepeye nazir fotograf cektirebileceginiz yukseklikte ve los angeles manzarali parkin icinde yer alan gozlem evi. 1930lardan beri halka astronomi hususunda bilgi vermekte, cuzzi miktarda bir para karsiliginda (7 dolar) astronomi ile ilgili ilgi cekici sovlarin ve saturn'u veya mars'i izleyebileceginiz teleskoplarin hizmetinize sunuldugu unlu los angeles atraksiyonu diyebiliriz.
  • l.a.'in hayal kırıklıklarından bir diğeri.
    dağda yazan "hollywood" yazısına bakmak ve şehri kuşbakışı görmek için millet akın eder.
    santa monica ya da malibu'yu filan değil, doğrudan gökdelenleri görürsünüz.
    atakule'ye çıkıp ankara'yı görmekten farksız bir manzara.

    gözlem evinin civarında park yeri bulamazsınız. araba çok uzakta kalır.
    çorak bir yoldan kan ter içinde yürürsünüz.
    içeride eski teleskopların ve galileo'nun teleskopuyla ilgili bilgilerin bulunduğu minik bir alan vardır.
    tabii ki tercih meselesi. ama ben, şuraya çıkacağınıza gidip disneyland'ta ya da universal studios'ta bir gün daha geçirmenizi öneririm.
  • hollywood sign ya da los angeles manzarasına bakmak kadar observatory içinde yer alan planeteryum, element tablosu, teleskoplar, tesla coin gibi sayısız içeriklere göz gezdirecek yeterli zamanı ayırırsanız 50 km batıda yer alan malibu yu zaten göremeyeceğinizi öğreneceğiniz yerdir. içerikler ilkokul çocuklarının anlayacağı düzeydedir. yaz kış fark etmeksizin soğuk okyanus ile sıcak karasal los angeles ikliminin sahil taraflarında devamlı hafif sis oluşturduğunu, bu sebeple çok daha yakında yer alan santa monica'yı dahi görmekte zorlanacağınızı tahmin ederdiniz.

    boş boş çıkmak için değil bilime değer veriyorsanız, keşfetmek için çıkın, hayal kırıklığına kesinlikle uğramayacaksınız. ayrıca, los angeles gibi bir şehirde girişi ücretsiz olması da oldukça etkileyicidir. içinde yer alan samuel oschin planeteryum'daki etkinlikler ise öğrencilere 5, yetişkinlere 7 dolar gibi makul bir ücretle 30-40 dakikalık arkanıza yaslanıp tavanda izleyeceğiniz muhteşem bir görsel şov sunmaktadır. kesinlikle parasını hak eder.

    park problemleri haftanın her günü yaşanabiliyor o sebeple şehirden uber pool ile 8-10 dolar gibi bir paraya rahatlıkla kendinizi bıraktırabilirsiniz.
  • temmuz 2017 için diyebilirim ki buraya çıkıp mekanı ziyaret etmek deveye hendek atlatmaktan daha zordur. o ne turidt akınıdır, o ne çekik gözlü nufusudur, ya rabbi.. önce bi gece yolumuz düşsün diye gittik; 45 dk araba kuyruğunda bekledikten sonra daha parkın içine bile giremeden "park kapandı, hadi yallah evinize" diye geri postalandık. sonraki gün güneşin batmasına yakın gidelim dedik, abovvvv o ne araba kalabalığı o ne mahşeri cümbüş. arabayı içeri park etmeyi geçtim, dışına bile parkedemezsiniz, öyle bir araç ve turist enflasyonu. hadi dedik biraz zaman geçsin, güneş falan batsın, kapanmasına yakın gidelim. aga onda bile zar zor girdik de park yeri bulduk; kapanana kadar yarım saat kalabildik.

    ancak mekan herşeye değiyor. aşık oldum diyebilirim. içerdeki bilimsel köşeler, dev sarkaç, planetaryum, tesla coil... çocuklar için basit, ancak bilime sevdalı koca çocukları bile etkileyebilecek tarzda. mekanın manzarası zaten bir içim su.

    sonra düşündüm, ulan şurda çalışıyormuşsun, santa monica'da 2 göz oda müstakil ufak bir evin varmış, yeşilmişim falan.

    yarın ver elini amına kodumun istanbulu ver, dönüyorum gene keşmekeşine.