şükela:  tümü | bugün
  • ing. kirlilik, pislik, cer cop..
    ayrica bugunlerde britanya'da, ozellikle de londra'nin yoksul zenci gettolarinda etkisini gosteren, uk garage takipcisi muzik akimi [dubstep, sub low, eski gibi isimlerle de aniliyor bazen ama en cok tutan tanimlama bu oldu sanirim]. adi, gecen yilin yildizi dizzee rascal'in kaydini kismen okuldaki muzik ogretmeninin yardimiyla okul bilgisayarlarinda gerceklestirdigi ve mercury prize'i kazandigi boy in da corner albumu ile telaffuz edilmeye baslandi. uk garage'in amerikan hiphop'una oykunen ehil "live large" soylemine gore, daha gercekci, sert ve karanlik bir havasi var grime'in. adi ustunde zaten. bpm'ler, uk garage'a gore daha yuksek, 130 bpm civarinda, ritmler daha sentetik, baslar daha beyin zonklatici. 12-13 yil once acid house'un hardcore'a, jungle'a donusmesi gibi, uk garage da grime'a donusuyor denilebilir. tamamiyla bir zenci fenomeni de degil, diger irktan gencler arasinda da ragbet goruyor. muzik medyasinda dizzee disinda ilgi gormemelerinin acisini, blog'lar [muzik yazari simon reynolds grime fanatiklerinden] ile cikariyorlar. daha yakindan tanimak icin rephlex'in gecen gunlerde yayinladigi "grime!" albumu iyi bir baslangic..
  • bugün hepimizin rnb zannederek dinlediğimiz şeyler aslında yumuşak "grime" oluyor. uzun süredir hayretle izlediğim bir şekilde, çok sevdiğim bir tarz olan garage iyice çığrından çıkarak hiphop ile kaynaşmaya başlamıştı. dizzie rascal yüzünden olan bu olay şu an anlamını yitirmiş olan rnbnin, yani rhythm and blues, (ki isminden de anlaşılabildiği üzere zamanında gayet düzgün bir tarzdı) iyice şekil değiştirerek grime halini almasına sebep oluyor. şu an garage ve hiphop olarak çıkan çoğu parçanın sonunda varacağı ve hatta bir kısmının varmış olduğu nokta, grime... rnb orjinal anlamını kaybetti artık, gömeli 2 sene kadar oluyor. bu yeni çıkan gariplikler ne ola ki diye döneniyordum, isimlendirmiş olduk artık.

    şu an piyasadaki en "özet" grime toplamasına şu adresten bakılabilir:

    http://www.amazon.com/…002-2472675-7517664?v=glance
  • hiphopin genelde beatlerin daha yüksek tempolu ve daha teknoidi ingiliz karsiligi.
  • crime'ın slangi
  • di.fm dubstep kanalında sürekli grime and punishment serisi altında birbirinden farklı onlarca dj' in en güzel örneklerini sergilediği müzik türü.
  • dubstep furyasıyla unutuldu (ama ben unutmadım blud((
  • grime grime'dır. hip hop değildir. garage değildir. 2 step değildir.

    hatta grime'ın dedesi sayılan wiley 'wot u call it?' ile bunu şu şekilde izah etmiştir:

    garage ı don't care about garage
    listen to this, it don't sound like garage
    who told you that ı make garage?
    wiley kat'z got his own style s'not garage

    https://www.youtube.com/watch?v=d8pedso0vgo
  • chase and status'ün london bars serisi ile tekrardan hatırlattığı, saygı duruşunda bulundukları müzik türü/kültürü

    https://www.youtube.com/watch?v=aixte8kjupk
  • londra'dakiler gibi olmaz ama keşke istanbul'da da grime night'lar yeşillenmeye başlasa.yeşillenmeye başladıysa beni de yeşillendirsin yeşillenenler.senden benden daha çok sevenler var grime'ı o ayrı: https://www.facebook.com/…433028955888/?pnref=story
  • artık iyice başkalaşsa da uk garage'ın alt dalı, evladıdır. nasıl trip-hopın memleketi bristol ise grime da londra sokaklarının marşıdır.
    cinsellik,uyuşturucu,para ve azınlık konularına sıkışıp kalmış anaakım amerikan sokak müziğine karşılık özellikle avrupalı dinleyiciye ilaç gibi gelir.

    sound olarak garagedan daha hızlı, lirik olarak daha serttir. farklı olarak evrilen kısmı elektronik altyapının gitgide daha güçlenmesi söylenebilir. genel şablonlar 130-140 bpm bandında şekillenir.