şükela:  tümü | bugün
  • yepisyeni bir adt oyunu.
    yönetmen: sinan pekinton
    oyuncular: ünsal coşar, cüneyt mete, nur yazar, deniz gökçe yersel
    acımasız iş dünyası konulu kara komediymiş, ispanyol yazarın* oyunu imiş, oy oy, beklentimi gerekli seviyeye yükselttim, nezih barut vidyosunu izledim, hazırım izlemeye.
  • (bkz: metot) adı ile semaver kumpanya oyuncuları tarafında da oynanan oyun. daha önce ismail abi'den izlemiştik. şimdi de devlet tiyatrosu oyuncularının yorumunu izledik.
    yüksek temposu, güçlü senaryosuyla insanı koltuğa yapıştırıp sonuna kadar pürdikkat izleten bir oyun. semaver kumpanya versiyonu -belki "ismail abi" etkisindendir- daha komik gelmişti. adt ise gerilim dozu çok daha yüksekti. fırsatınız olursa ikisini de seyredin.
  • tüm bildiklerinizi unutun bu oyun başka oyun. yok lan hepsini de unutmayın da kaç yıllık ankara dt izleyicisiyim, daha önceki tavsiyelerimi unutun bu oyunu izleyin.

    hikayeyi çok beğendim, oyuncuları çok beğendim yazacağım da böyle bir oyun karşısında ne kadar da kuru laflar olarak kalacak bunlar o yüzden çekinmekteyim.

    baştan uyarayım oyun içinde en çok geçen kelimeler "sıçmak" ve "bok" . oyun bir iş mülakatını anlattığı için bu kelimeler çok normal bence. *

    ---spoiler---

    mercedes oyunun sonuna doğru şöyle bir cümle kurdu:

    - orospu çocuğu gibi görünen iyi bir insan aramıyoruz, iyi bir insan gibi görünen orospu çocuğu arıyoruz.

    bence bu cümlenin tam tersini söylemek istedi fakat oyun heyecanıyla yanlış kurdu cümleyi, öteki türlü kendisiyle çelişir.

    düzeltme: nick that able to use açıklaması sonucu anladım ki; mercedes cümleyi doğru kurmuş. özünde orospu çocuğu olan ama iyi biri gibi davranan birini arıyorlar. böylece çalışanlara ve müşterilere karşı ikiyüzlü bir yönetici sahibi olacaklar. dışarıdan bakıldığında sevgi pıtırcığı ama aslında çakalın teki olacak. meğer onlara göre ideal yönetici bu imiş.

    deniz gökçe yersel'in politikacı taklidi o kadar iyiydi ve o kadar eğlendirdi ki beni hala aklıma geldikçe gülüyorum.

    ---spoiler---

    son bir şey; hemen yanımda oturan ekşiciydi muhtemelen çünkü oyun bitip sahne ışıkları sönünce bir iki çırptı elini sonra oyuncular selam verdi ve tüm salon yıkıldı da kılını kıpırdatmadı, beğenmedi zahir.
  • son yıllarda izlediğim en güzel oyundu açıkçası. demek ki isteyince bayıltmayan, uyutmayan, sıkmayan oyunlar da çıkarılabiliyor.
    4 kişinin iş görüşmesi için bir odada toplanmasıyla başlıyor her şey. ama olaylar bildiğimiz gibi değil. neyse spoiler vermeyelim, ama gidin izleyin, eğlenin.
    emeği geçenlerin ellerine, emeklerine sağlık. olmuş.
  • muhteşem. tek kelimeyle muhteşem. uzun zamandır bu kadar iyi bir senaryoya denk gelmemiştim. twist üstüne twist geldi vallahi. muhteşem.

    oyunda sıklıkla küfür kullanılmasını bile çok sevdim. bence tiyatroda diğer görsel sanatlardan daha bile çok kullanılmalı hatta. daha gerçekçi kılıyor. "orospu çocuğu gibi görünen iyi biri" öbeğinde o küfürün yerine geçebilecek başka bir kelime yok nitekim.
  • paranoyak senaristin tavsiyesiyle programa bakarken bilet bulup,yurttan çıkıp,acele de etmeme rağmen sanırım tam olarak 1 dk geç kalıp yanına oturduğum kişilere minik bir süre rahatsızlık verdiğim oyun.nefes nefese gelip yanınıza oturan o kız bendim,okuyorsanız çook özür dilerim!

    oyuna gelirsek,kesinlikle sıkılmadan,arada gülerek izleyeceksiniz,şüpheniz olmasın.tiyatro sevmeyen arkadaşlarınız varsa tutup kollarından getirebilirsiniz.
    oyuncuların performansına diyecek birşey kesinlikle yok,harikaydılar!
    ama bende oyun çıkışı yürürken düşünmeme sebep olacak izler kalmadı açıkcası.hani öyle felsefik bir boyutu yoktu.gidip izleyip iyi vakit geçireceğiniz,sonrasında üzerinde çok düşünmenizi gerektirmeyen bir oyun.
    son olarak tüm ekibe teşekkürü bir borç bilirim,emeklerine sağlık!
  • tam da gitmeden önce sinema mı tiyatro mu diye tartışıyorduk. ama bu oyun film gibi bir tiyatro olmuş. bütün oyuncular harika oynadılar. olayların akışını ve oyunu tahmin etmek gerçekten zor. dt yine efsane bir oyunla karşımızda kısaca.
  • henüz bu sezon fazla oyun izlemedim ondan kesin yargıya varamam ama bu oyunun bu sezonun en iyi oyunlarından biri olduğunu rahatlıkla iddia edebilirim. gerçi şimdi baktım da bu sezon da geçen seneden bildiğimiz vanya dayı, euridece'nin elleri, kontrabas, meraklısı için öyle bir hikaye vb. varmış. onlar da iyiydi ama bu oyunu ayrı bir beğendim. rahat spoiler verilebilecek bir oyun o yüzden fazla bir şey yazmayacağım ama hikaye de oyunculuk da iyi. tek perde ve 1 saat 35 dakika ama zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. hatta daha uzun olsa izlerdim. bu oyuna gidip gitmemek konusunda kararsız olup da buraları okuyanlar varsa onlara "okumayı bırakın ve en yakın tarihte gidin, izleyin" derim.

    --- spoiler ---

    gerçekten de beğendim oyunu yalnız malum, senaryo gereği transfobik yerleri beni biraz rahatsız etti. o konu üstüne yapılan 3-5 dakika süren konuşmalar ve şakalar beni gerdi. hayır yanlış anlaşılmasın, hikaye ya da iğrenç adamın söylediği sözlere takılacak değilim tabii ki, tiyatro bu ve bu yandan da başarılı ama seyircinin bunlara gülmesiydi beni rahatsız eden şey. keşke fernando'nun o sözleri benim izlediğim salonda bu kadar pozitif tepki almasaydı. salondan salona değişiyordur herhalde.

    bir de bunun için tabii tiyatroyu yazan jordi galceran'a ulaşmak lazım ama benim naçizane görüşüme göre fernando'nun eşinin onu terketmesine, annesinin ölmesine ve erkek kardeşinin eşcinsel olmasına gerek yoktu verdiği tepkilerin özellikle "daha kötü" addedilir olması için. hatta bu haliyle sırf başına gelmiş bu olaylardan dolayı belki de fernando'nun kendini savunduğunu o yüzden böyle kötü tepkiler verdiğini de söyleyebiliriz. oysa ki fernandolar çoook iş dünyasında.

    "orospu çocuğu gibi görünen iyi bir insan aramıyoruz, iyi bir insan gibi görünen orospu çocuğu arıyoruz". ulan iş dünyası... ulan "corporate life"...

    --- spoiler ---
  • işsizlikle mücadele ettiğim şu günlerde izlediğim, ciddi başarılı oyunculukların olduğu ve duygularıma fazlasıyla tercüman olan oyun.

    --- spoiler ---

    iş görüşmelerinden de görüşmeyi yapan psikologlardan da ne kadar nefret ettiğimi bir kere daha anlamama sebep olmuştur. kusura bakmayın ama hepiniz bu kadar uyuz olmak zorunda mısınız gerçekten?

    bak yine sinirlendim. neyse.

    favorim enerjisiyle beni kendisine hayran bırakan, carlos karakterini canlandıran (bkz: ünal coşar) olmuştur.

    tek takıldığım nokta seyircilerin eşcinsel şakalarına fazla reaksiyon göstermiş olmasıdır. çevresinde bu durumda arkadaşları olan bir insan olarak bu şakalara bu denli gülünmesi beni rahatsız etmiştir.

    --- spoiler ---
  • uzun süredir izlediğim en iyi adt oyunuydu. konusunun güncelliği daha bi ilgiyle izlemenize sebep oluyor. dört oyuncunun dördü de mükemmel olsa da mimikleri ve karakter adaptasyonu ile beni mest eden deniz gökçe yersel'di.
    sadece yabancı oyunlardan çevirilerdeki major sorunlardan biri olan küfür problemi burda da vardı, küfürler eğreti duruyor, sanki başka bir şekilde olması gerekiyor gibi.
    sonuç olarak gidelim, izleyelim, kaçırılmaması gereken bir oyun.