şükela:  tümü | bugün soru sor
388 entry daha
  • bugün aslında dündü 1993 abd yapımı romantik komedi kategorisinde bir film. yönetmeni ve senaristi harold ramos . öyküsü ise dany rubin e ait. başrolde bill muray (pil cannors), andie macdowell (rita) oynamıştır

    film her ne kadar romantik komedi kategorisinde olsa da , macera ve dramla karışık psikolojik bir etki de barındırmaktadir.

    filmde hergun 2 şubat saat 06.00 da (bkz: i got you babe) müziğiyle uyanan ve hergunu tekrar tekrar yaşayan bir hava durumu spikerinin yaşadıkları anlatılıyor. her gün aynı hayatı yaşayan ve aynı kişilerle, olaylarla karışalaşan phill cannors un yaşadığı dejavuya anlam veremeyip günü değiştirebilmenin yolları araması ona farkli yöntem ve bakış açısı sunmaktadır.

    filmi izlerken, saat 06.00 da uyanınca bir insan ayni şeyleri yaşamak istemiyorsa o zaman bu saate kadar uyumasın sorusunu aklınıza getirebilir. fakat phil cannors ın tüm sorunu aslında saat 06.00 da uyanması değil. çünkü bazı sahneler tek günde yaşanmıyor. gece farklı kişilerle ve mekânlarda takılıyor. asıl sorunu farklı günlerde farklı şeyler yaşasa da uyuyunca yine aynı güne uyanıyor olmasıdır.

    değişiklikler ve farklılıklar mutlu bir yaşamin önemli bir etkeni olduğu mesajı, aşkla taçlanacak bir sonla gösteriliyor. bazı şeyleri değiştiremeyecegimiz, örneğin kader dediğimiz ölüme engel olamayacağimiz, yiyeceğimiz bir tokata engel olamayacağimiz da verilen mesajlar arasında. ama yine de hayatın kumandası bizim elimizde.

    bugünün yarını yoktur, yarını da bugünden kurarsin. yaşadıklarınla ve deneyimlediklerinle bazen bir tanrı gibi bile hissedebilirsin kendini. yaşadığın kısır döngü defalarca ölmeyi deneyip , bunu başaramayıp yine de seni yaşam denilen uğraşa mahkum edebiliyor.

    sokakta yaşayan yaşlı adamın ölümüne bir türlü engel olamaması anlamlı sahnelerden. ilkin hastaneye götürmesi, kalacak yer temin etmesi, sokakta kalp masajı yapması yaşlı adamın ölümünü, ecelinin gelmesini geciktirmiyor. soğuk bir kasabada ölmeden bari sıcak bir çorba içsin hareketi de harikulade bir kurgu.

    filmde ironik sahnelerde mevcut. piyano öğrenmek isteyen phil cannorsa, piyano hocası ders verdiği sırada yarın gelmesini söyler. fakat bin lira teklif etmesi ile mevcut öğrencisini phil cannorsa tercih edip küçük kizi kapının önüne koyması, bizim türklerin ’para her kapıyı açtırir’ sözünü hatırlatiyor.

    phil cannors un hergunu aynı yaşaması çılgınlığina sebep vermektedir. rayların üzerinde polisleri peşinden sürüklemesi, trenin gelmesine rest çekmesi, para çalıp keyif sürmesi, sırf ritaya sahip olmak için piyano ve heykeltıraşligi öğrenmesi vs.

    2 şubat dağsıçanı (kunduz) gününde kunduzun gölgesini görmesi kışın 6 hafta daha süreceğini, bu hafta da baharın gelmeyeceğine inanılması totemi de hâlâ pensilvanyanin punxstawney, philadelphia şehrinde kutlanmaya devam edilmektedir.

    film şuana kadar izlediğim en filmler arasında. yeni bir gün, yeni bir bakış açısı ve yeni bir aşk için kesinlikle izlenilmeli.

    ımdb 8/10 (174./250)
2 entry daha