şükela:  tümü | bugün
  • bazı sözlüklerde (özellikle online sözlüklerde) guvaş olarak da geçtiği görülmüştür.
  • tek başına kullanımı pek alışılmamış, el işi, boyama gibi konularda "boya" kelimesinin eşlik ettiği kelime.
  • zamklı mat sulu boyaya ve bu boya ile yapılan resimlere verilen genel addır.
  • esasinda cok fazla renk secenegine sahip ancak ucuz olmadigi icin ana renklerin karistirilmasi ile diger renkleri elde etmeniz gerekebilen boya turu. paletlerin disinda tabak, canak, cam gibi yuzeylerde de karistirilabilir ancak rengi en dogru gosteren yuzey seffaf yuzeydir. kokusunun mide bulandirmak gibi bir ozelligi vardir. bitse de hemen uyusam, dedirtir insana bu koku ki deneyim sonucu elde edilen bir sonuca gore; sadece uyuyunca gecer bu bulanti. yogun kivami fircanin ucundaki suyun bir damlasiyla bile civiklasir. guaj boyayi guaj boya oldugu icin degil resim yagi kullanmamiza gerek kalmadigi icin, schoellershammerda bile guzel resimler cikarabildigimiz icin ve yagli boya fircasiyla da rahatlikla boyama yapabildigimiz icin severiz.
  • ilkokulda resim dersinde herkesin en az bir kere kullandığı boya türü.
  • okul hayatındaki boyama kariyerine kuru boya ile başlayıp, pastel boya, sulu boya ile devam eden azimli öğrencinin 4.seviye ekipmanıdır guaj boya. bir sonra ki basamak ise tahmin edildiği üzere yağlı boyadır ki yeteneksiz eller için evlerden ırak olası bir şeydir.
  • (bkz: gouache)
  • günümüzde tezhip sanatında altın varak dışında renklendirmede kullanılan temel malzemelerdendir. guajın renkleri tezhip (özellikle klasik ekol takipçileri) için tabir caizse fazla sert ve parlaktır. bu yüzden renkler tek başına kullanılmak yerine beyaz ve siyahla "kırılır" önce. hep fırça ucuyla azıcık alınıp sulandırılmak suretiyle kullanılır, bir şişe boya çok uzun süre yetebilir demektir bu. tabii boyanın bozulmadan uzun süre saklanabilmesi için kapağı açıldıktan sonra sadece bu iş için kullanılan temiz çubuk/ fırça benzeri bir şeyle alınması gerekir.
  • orta okul yıllarında öğrenciyi kırk yıllık ressammış gibi hissettiren boyadır. ressam dedin mi akla ilk gelen nesne olan paletle ilk defa bu boya sayesinde tanışmıştık orta okul yıllarında. kırtasiyeden aldığımız paletlerin ortasındaki delikten baş parmağımızı geçirip o tüplerden boyaları palet üzerine sıkardık ve sonsuz tonda renk üretebilme şansını yakalardık bu sayede. ressam edasıyla arada sırada geri çekilip yaptığımız sanat eserine oluyor mu acaba bakışı* atardık. yaptığımız resim bok gibi bile olsa, o bir,iki saatlik derste özgüven depolardık, büyük adam olmuşçasına bir durgunluk belirirdi bünyelerimizde.
  • büyüyünce akrilik olacak çoluk çocuk bir boyadır. aman, ne kadar da mat!