şükela:  tümü | bugün
  • seneler önce house m.d.'de geçen bir replik benim için noktayı koymuştur:

    "everything in the world is about sex except sex. sex is about power."

    dünyadaki her şey seksle ilgilidir. seks hariç. seks, güçle ilgilidir.

    sözün sahibi de, yanılmıyorsam, oscar wilde
  • insanı ayakta tutmaya yarayan en bi süper unsur. kendi kararını kendin verebilme olarak bazen karşımıza çıkar bazen de "hayır" diebilme şeklinde. özü korumak için gerekli yegane elemandır. bazen iyimserlik sonucu varılan noktadır bazende birni patklarken ortaya çıkan fiziksel yeterlilik. mental güç se birni yönetebildiğin noktada ortaya çıkar. liderlik özelliğine sahip insanlarda karizmayla birlikte baş rol oynar. güç bazende hiçbirşey yapmamak, kendini tutmak, olaylara bulaşmamak, sessiz kalmak şeklinde de olabilir. güçlü insanlar saygı duyduranlardır, korkulanlar değil.
  • merhametsiz güç kişiyi zalim yapar.

    çocuk sorar babasına, "güç nedir?"
    babası bakar ve der ki; "karıncayı ezebilir misin?"
    çocuk cevap verir; "evet."
    baba sorar;"peki öldürür müsün?"
    çocuk tereddüt eder ve ; 'bazen' der.
    baba devam eder;" peki fili ezebilir misin?"
    çocuk biraz alaycı; "nasıl ezeyim baba, olur mu hiç?" der.
    baba;'işte karıncayı öldürdüğün için file gücün yetmez'.
    çocuk şaşırır. 'nasıl yani?' der.

    'karıncayı ezebilecek gücün varken ezip öldürdüğün için, fille savaşacak gücün olmaz. ancak karıncayı ezebilecek gücün varken merhamet edip öldürmediğinde fille savaşacak gücün olabilir.'
  • aslında dışardan güçlü insan görünenler sadece rol yapmaktadırlar. inanmayınız onlara. onlar aktördürler. şartlar bir değişmeye görsün, bir de bakarsınız ki, dünkü aslan, kuyruğunu kıstırmış kalmış.

    kural şudur:

    kim ki, allah karşısında büyüklük taslar, o zillete düşürülür, değeri olmaz.

    kim ki, allah karşısında acizliğini, kusurunu bilir, ona izzet verilir. allah onu iki cihanda aziz ve değerli kılar.

    kim ki, alnını secdeye koyar ve allah'a iltica eder, bütün iplerin, her şeyin kumandasının allah'ta olduğunu bilir, işte o güçlüdür. ancak gücü asaleten değil, vekaletendir.

    yoksa düşünün bir insan sürekli, "acaba hırsız mı gelecek, soysuz mu musallat olacak, sapık mı dadanacak" türünden kaygılarla içten içe kendini yiyip bitirebilir. insanlar iç alemlerindeki bu tür kaygılar yüzünden uyuşma ihtiyacı duyarlar; içkiye, uyuşturucuya meylederler.

    veya kendini zayıf hissedenler, güçlü rolü yapan insanlara bende olurlar, kapıkulu olurlar; sırf kendilerini güvende hissetmek için. ama işin komik tarafı, o güçlü rolü yapanlar da aslında etrafına insanları toplayarak kendilerini güçlü kılmaya çalışmaktadırlar. biri aktif, diğeri pasif aciz.

    "hırsız, soysuz kendi kendine gelemez, onun ipleri ancak hakkın elindedir. hak da ancak hırsız kulunu, layık olana musallat eder. ben, en baştan allah'a karşı kusurumu itiraf edeyim ve ona sığınayım da, bana merhametiyle muamele etsin, kötü kullarını üstüme salmasın"

    şeklinde düşünen ve mülkün, varlığın, olayların tamamını hakka nispet eden kimse, kendini nasıl bir dünya kurgusu içine sokmaktadır? düşünün...

    bu kimse yalnızca rabbini hoşnut etmeye çalşır. o noktada tatmin elde edince artık muazzam bir huzura, emniyete kavuşur. diğerleri binbir endişe, kaygı, korku içinde titreye titreye yaşarken, o başı dimdik gezer.

    "unutmayın ki, allah'a dost ve yakın olanların korkmaları için bir sebep yoktur. onlar acı ve üzüntü de çekmeyecekler. "(yunus 62)
  • çok kilit bir noktada yaşadığımız hayat için. o yüzden bir tanımı hakediyor bu kavram.
    onun hakkında ilk bildiğim şeylerden biri kullanılmak istemesidir. hangi manada olursa olsun güç: işi yapmak, sınanmak ister. bunu ilk etapta sahibine güven, karşındakine de korku vererek yapar. ortam koşulları el verdiğinde ise rakip görebildiği herşeyi yokederek kullanılır. güçte, güçlüde iyi niyet/kötü niyet tabiri bu yüzden tam objektif değilir. bazen insan gücü yetmediği şeyler için vicdani değildi, yapmamalıydım diye baskılar kendi kendini.

    kastettiğimiz şey bir kadının aradığı güç ise fiziksel gücü, popülariteyi, kariyeri, zekayı simgeler. tabi tüm bu özelliklerin ortak kuru olan şey paradır ve neredeyse hepsinin yerine geçebilir. bunu sezdirmeden yapar, çünkü diğer herşeye usulca ulaştırır dileyeni. güç gereksinimi de kadında içgüdüseldir, hiddetlenilecek birşey değildir.

    çoğu zaman psikolojiktir güç ve sınanıp bittiği tecrübe edilinceye dek ismi dahi yeter. şahsında yahut çevresinde hep güç arar insanoğlu. çünkü egosunu beslemesi için gereklidir. ve hep el değiştirir, denge kurar güç. uzun vadede yahut kısa vadede. bazen kimi oyuncuları siler sahneden, ama yerini yenileri alır çünkü güç kavramı hep yerindedir ve genel olarak bulunduğu kişiyi haklı çıkarır bir şekilde.
  • guc kontrol ve bilinçtir. elinizde guc olduğunu bilmezseniz gucsuz olursunuz. veya gucu kullanırsanız gucsuz kalırsınız.
  • bazen intihar etmek için o kadar sebep varken ve bazıları senin durumunda intihar etmişken, senin ayakta kalıp mücadeleye devam etmendir güç.
  • john french ve bertram raven adlı iki araştırmacı, bugün artık bir klasik kabul edilen güç çeşitlerini 1959 yılındaki makalelerinde şu şekilde sıralıyorlar:

    1. korkutma (coercive): en ilkel güç çeşidi olarak başkasını korkutma veya tehdit ile otorite sağlama.
    2. ödül (reward): birinin yeteneğini veya çabasını ödüllendirme
    3. meşru (legitimate): bulunduğunuz konum/pozisyon nedeniyle kanuni olarak kullanabileceğiniz güç.
    4. uzmanlık (expert): bilgi ve tecrübeleriniz dolayısıyla güçlü pozisyona yükselmeniz.
    5. dolaylı (referent): başkaları sizin bilginiz, karizmanız, kişiliğiniz yüzünden saygı göstermesi dolayısıyla sahip olduğunuz güç.

    daha sonra buna 2 güç çeşidi daha eklenmiş:

    6. iletişim (connection): networking gücünüz, kimi tanıyıp hangi ortamlara girebilme erişiminizin olduğuna göre şekillenen güç.
    7. bilgi (informational): herkesin ulaşamayacağı önemli bilgilere ulaşabilme gücünüz.

    ayrıca uluslararası ilişkiler teoremi olarak (bkz: sert güç) ve (bkz: yumuşak güç)
  • bazen o kadar çok artıyor ki bende ki benim olamayacak kadar kuvvetli olduğu için biliyorum ki akıştır. formun hareketi için gereken akışın devinim hızıdır güç. sincaptaki güç ile bendeki güç veya tohumdaki güç ayırtsızdır. şeylik sebebiyle hepimizde güç vardır ve zorunludur. zorunlu olduğu için her şey zorunlu olduğu miktarını alır. zorunlu formun zorunlu form olması için gereken zorunlu hareketin zorunlu devinim hızına güç deriz.

    süper bir akış geçiyor formdan veya form süper bir akıştan geçiyor ve form hala tam kalıyor, parçalanmıyor. kendinde başka olurken kendi kalma yani tam olma haline güç diyoruz veya kendinde başka olurken kendi kalma yani tam olmayı sağlayan akışa güç diyoruz. ki bence haklıyız. süper bir şey bu, güç demek yetmez. süper güç demeliyiz buna.

    irademdir, bundan gayri güce güç denmesin, süper güç densin. hürmet hiç olmadı sözde belli edilsin.