şükela:  tümü | bugün
  • güç zehirlenmesi diye bir kavramın sözlükte olmaması beni şaşırttı. türkiye'de allahın her günü karşılaştığımız bir mevzu. belki daha tam olarak adı konulmamış. fakat son günlerde pennsylvania'dan gelen haberlerin basın organlarına yansıtılış biçimlerine filan baktığımızda yakında bu kavramı sık sık duyacağız bence. hatta yakında akil adam gibi tiksineceğimiz bir kavram olacak. yine de bunu açıklamak bana mı düştü? hayret lan sözlük bir skimi de bilmeyiverin diyordum demek ki bu olabiliyormuş.

    elimi çabuk tutayım yakında birisi bunu yazmadan. şimdi amerikalıların meşhur bir sözü var, power corrupts, absolute power corrupts absolutely diye...bu ne demektir? ben onu türkçe'ye güç adamı bozar diye çevirdim...

    bu konulara girmeden önce solomon e. asch'in conformity ve milgram'ın obedience deneylerinin sonuçlarını da incelemenizi öneririm. öncelikle neden bu kadar mal bir toplumuz, neden sürü psikolojisinde hareket ediyoruz, neden bir allahın kulu çıkıp doğruları konuşmuyor veya konuşunca bu herkesin inandığı saçma sapan ilüzyonlar bozuluyor bunlara kafa yormak lazım.

    bu sosyal psikoloji deneyleri ve groupthink kavramlarını öğrenmek ve sindirebilmek çok önemli. bunları sindirebilseydik zaten bugün lidere biat kültürünü geliştirmez, mitinglerde saçmalayan politik liderlerimizi ağızlarından her çıkan allahın kelamıymışçasına desteklemez. hacı burada saçmaladın diyebilirdik. ama diyemiyoruz. çünkü içinde bulunduğumuz topluma uyma konusunda baskı hissediyoruz üzerimizde. bu sosyal psikologlar diyorlar ki rahat olun, topluma uyacağım diye kendinizi gerizekalı durumuna düşürmeyin. (burada izleyin mesela

    asch'in deneyi stanley milgram'ı etkiledi, ikisinin deneyi de beni etkiledi mesela. umarım bu entry de sizi etkiler. dünya bu şekilde işliyor çünkü kümülatif akıl diye bir şey var. ben buna inanıyorum. herif 3 çizgi kullanarak geliştirdiği deneyle holocaust'u açıklıyor buradan, bence dahice.

    şu deneyleri anlasak zaten açılımı da anlayacağız, medya propagandasının ne olduğunu da, dahil olduğumuz bir sosyal grubu neden ve nasıl eleştirebileceğimizi de, farklılıklardan nasıl beslenebileceğimizi de . herneyse.

    konuyu uzattım. güç zehirlenmesi. gücün zehirlenmesi işte. halk tabiriyle bir adama güç veriyorsun o herifin götü kalkıyor. olmuyor mu bu? duymuyor muyuz çevremizde? necati de müdür olunca götü kalktı yavşağın. işte, bunu şık bir biçimde ifade edersek: necati müdür olduktan sonra güç zehirlenmesine maruz kaldı. böyle söyleyince de etkili olmuyor.

    buna almanlar "der arschloch-factor" diyorlar. yani tam bu değil ama böyle bir almanca kitap vardı, almancam olmadığından okuyamadım. filmi de çıkmadı piyasaya. bazıları direk buna güç zehirlenmesi anlamına gelen power poisoning demiyorlar da asshole poisoning diyorlar. terbiyem müsaade etmedi bunu çevirmeye. asshole'u dilimiz döndüğünce (pun intended) irdelersek.

    toparlayamadım kavramlar birbirine girdi. güç insanları birer yavşağa çevirebilir. neden? çünkü normal hayatta bireyler olarak hep egomuzu kontrol altında tutarız. egoyu zaptırapt altına alırız. tımar ederiz içimizdeki hayvanı. bürrrrshhh! ego sakin ol şeklinde. fakat sonra güç, kudret, makam, mevki sahibi olunca artık kontrol zorunluluğu ortadan kalkar. tüm dünya bu güç/erk mücadelesi üzerine dönüyor. sonra kendimizi iyi hissedeceğimiz güç/kontrol alanları yaratıyoruz. herif mesela gidiyor işte aşağılanıyor geliyor evde karısının kıçına tekme atıyor? neden? çünkü yarattığı güç merkezinde böyle bir özgürlüğü var algısından dolayı. veya polise copu, biber gazını veriyorsun. önce polis güçle zehirleniyor, sonra bizi biber gazıyla zehirliyor. fakat bu kez mesela kitlesel bir olay, polis azınlık sen çoğunluksun elinde sopalar var, sopaları polisin sırtına sırtına vuruyorsun. ha polis, ha gösteri yapan sopalı işçi partili. hepsi aynı dozda zehiri hissediyor damarlarında.

    kırkpınar yağlı güreşlerinde bile dile getirilen "alta düştüm diye yerinme, üste çıktım diye sevinme" düsturunu şiar edemediğimiz için olup bitiyor bütün bunlar. ben bu güç zehirlenmesi konusundan öyle tiksinirim ki hayatımda nerede güçlü biri güçsüze karşı tahakküm kurmaya çalışır. nerede mesnetsiz bir otorite iradesini güçsüzü ezme yönünde kullanır, orada hemen devreye girerim. gücünüz varsa onu iyi kullanın derim bu yüzden. örümcek adam'a dayısı ne demişti, with great powers come great responsibility, yani büyük güç büyük sorumluluk getirir.

    peki bu güç sersemi, güç budalası olan insanlar doğuştan mı böyle ? yoksa sonradan mı böyle oluyorlar. sistem davranışı etkiliyor mu diğer bir deyişle. eminim ki bazı insanlar, taşıdıkları genetik mirasın etkisiyle doğuştan bir takım davranışları sergilemeye yatkın olabilirler. su katılmamış o.ç. dediğimiz tarzda bu tip insanlar vardır, çevremizde görebiliyoruz. bir de hayatın sillesini, tokadını yiyip, hayatı boyunca aşağılanan, ötekileştirilen, itilip kakılan insanlar oluyor. bunlar da ulan ben bir yükseleyim görürsünüz modeli, güce sahip olunca geçmişleriyle intikam alırcasına altındaki insanlara çektirmeye başlıyorlar. burada bir negative feedback loop, veya kısır döngü oluyor. güzel şeyler değil bunlar.

    deli bal da zehirliyor adamı ama o farklı ben bir kahve içeyim kafamı toparlayamadım ama olayın özünü anladığınızı umarım.

    meraklısına google araştırma konuları: machiavelli, power and corruption, power poisoning, power point (şaka lan, koyun olma demedik mi az önce sorgula azıcık)
  • chuck norris'in günde bir bardak ayran içerek üstesinden geldiği şey.
  • türkiyede o kadar çok görülen o kadar sık rastlanan bir şey ki artık kanıksanmış.
  • beyinsiz/kifayetsiz muhterislerin, -hal etmeden- bulundukları makam karşısında başlarının dönmesi ile oluşan zehirlenme. sadece üst seviye makamlarda değil en sıradan makamlar içinde bile vardır böyle her şeyi makamından ibaret şahıslar. makamları ellerinden gidince de bunalıma düşerler.

    "herhangi bir zamanda eğer felsefe, yönetimin bir parçası olmaktan çıkarsa, bütün diğer şartlar bu yönetimde mevcut olsa bile, erdemli şehir hükümdarsız kalmış olacak, şehrin yönetimi ile meşgul olan kişi bir hükümdar olmayacak, şehir halkı helâk olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır." el-medine el-fazıle
  • evrensel olarak mevcut sistemdeki en büyük sorun. çözümü ve psikolojisi hakkında daha çok araştırma yapılıp pratikte çözümler önerilmesi gerekmekte.
  • ele geçiren kişi ve kişilerin asıl köle olduğu gözler önüne seren durum. tarihte kimse yoktur ki, sarhoşu olduktan sonra mutlu sona ermiş olsun.
  • tiranların sık sık yakalandığı zehirlenme türü. egonun taşıyamayacağı bir etkenlik alanına yayılması sonucu karşılaşılan sorunları yıkıcı bir tavırla gidermeye çalışmasına sebep olur.