şükela:  tümü | bugün
  • gayet normal bir şey. sadece erkekler de değil, herkes, herkes derken kadınlar, homoseksüeller, bi' seksüeller, lezbiyenlerden de dahil bu gruba, maalesef güçlü kadın imajından nefret ediyor, hatta tiksiniyorlar.

    çocukluğumda anladım ilk bunu. kızdım, çocuktum, bıdıktım ama güçlü ve dişliydim. kandan bayılmıyor, bilmediğim bir şeyi öğrenmek istediğimde hemen öğrenebiliyor, neredeyse her şeyi çevremdeki erkek çocuklarından daha iyi yapıyordum. güzeldim ama... kırılgan değildim. yardım istemiyordum. herhangi bir şey için yardım istemeyen küçük bir kız çocuğu olarak okulda, arkadaşlarımla çokça sıkıntı yaşadım. benden hoşlanan bıdıkların yapmaya çalıştıkları bütün jestler (lise öncesi, lise sırası) mütemadiyen geri tepiyor, kafalarında oluşturdukları zor kız imajının bir gün kabuğu kırılacağı beklentisi günden güne azalıyordu. değişmedim. değişmedikçe yalnızlaştım.

    evde çalışarak kazandım üniversiteyi. bütün sevdiğim yazarları ilk kendimden duydum. alıntı yapmadan sohbet ediyor, temel göstermeden felsefe yapıyor, eyvallahsız yaşıyordum. yalnızlık tak etti ama canıma... cinsel dürtüler?.. vesaire... sürüden birini seçtim. sevişene kadar takıldık. bir ay süren bu safhada kendimi zorlayarak kabullendiğim jestler, bildiğimi bilmiyor gibi davranmalarım, hassas ve kırılgan taklidi falan yapmam sevişmemin altını boşalttı. bunun dışında, seviştiğim eleman bütün kızların gözdesi olduğundan çılgıncasına nefret edildim. onu geçtim, erkekler de nefret etmeye başladı, güler yüz göstermiyormuşum kimseye. niye göstereyim?

    babam zaten sevmiyordu. kardeşlerim tam olarak kardeş olamadığım için sinirliydi, herhangi bir şeye ihtiyacım yoktu çünkü, annem küçük kızının canının acıdığını görmeyeli yirmi sene geçmişti eee o da soğumuştu tabi. hocalarım a öğrencisi olmama rağmen zerre bahsetmiyorlardı benden. spor yapıyordum, antrenör uyuzdu, pas atan yoktu, barlara gidiyordum, iş atanları dinliyordum hatta ama korkup kaçıyorlardı. nefret edilesiydim, nefretlerden nefret seçiyordum.

    lgbt mevzusuna duyarlığım arttı beş yıl önce. tanıştım, kaynaşmaya çalıştım, yine nefret edildim. mezun oldum, iş buldum, işimde çok iyiydim, hala nefret ediliyordum. güler yüz göstermemek derken yanlış anlamayın güler yüzlü bir insanım. ama nefretim, nefretin dibindeyim.

    bazı kadınlar zamanla güçlenir, bazıları benim gibi temelden ama dünya güçlü kadına hazır değil biliyorum. dünya buna hazır http://www.youtube.com/watch?v=c3q8frzgmn8

    http://www.rogerebert.com/…ar-and-hate-strong-women
  • (bkz: yav he he)
  • (bkz: reklamları izlediniz)

    zorunlu ekleme: yazarla mesajlaştık. dağınık anlatmış meseleyi. asıl sorun sevgi-merhamet ve gücün tanımları.
    -sana merhamet etmeleri seni sevdikleri anlamına mı gelir?
    -güç nedir?
    -sevgi nedir? neden sevilme ihtiyacı duyarız? sevgi menfaatin süsü müdür?
    -kadının toplumdaki imajının sorumlusu kimdir, nedir?

    uzayıp gidecek milyon tane soru doğdu.
  • doğru tespittir. sırf güçsüz ve aptal izlenimi verebilmek için tekrar sarışın oldum.
  • ekşi ergenleri tarafından bakınız da bakınız verilerek yerilmeye çalışılan. adamların yorum yapabilecek kadar birikimi bile yok. normal, nefret dediğimiz işte böyle bir şey.

    edit: elemanlar muhtemelen ekşide tavşan taklidi yapabilen kız düşürme hedefine sahip insanlar. bu tip şeyler yapmaları son derece normal. evet.
  • doğru olmayan önermedir. şöyle ki:

    erkekler erkeksi kadınlardan nefret ederler, güçlü kadınları ise çekici bulurlar. çekinirler ama beğenirler. burada o ayrımı yapmak önemli. kendi ayakları üzerinde duran bir kadın ile erkek fatma arasındaki farkı bilmek gerek.

    kadınlar güzel kadınlardan nefret ederler, güçlü kadınları ise örnek alırlar. zaman zaman eleştirebilirler ama genel anlamda imrenirler.

    homoseksüelleri ve biseksülleri de yukarıdaki iki tespit üzerinden eşleştirebilirsiniz.

    anneler çocuklarından, kardeşler kardeşlerinden nefret etmezler. bunu hisseden insanın güçten ziyade farklı sorunları vardır.

    bir insan hayatı boyunca herkesin kendisinden nefret ettiğini hissediyor ise psikologa görünmesinde de fayda vardır.
  • electra kompleksi tek taraflı değildir. babalar da kızlarının kendilerine hayran olmasını beklerler. çoğu baba-kız ilişkisi minor derecede electra kompleksi içeren, bence sağlıksız ilişkilerdir. elder insanla aradaki ilişki tecrübeye dayalı olmalıdır, zayıflığa değil. babanın bu sebeple nefret etmesi söz konusu olamaz tabi ama bir miktar soğukluk çoğu şeyi anlatmaya yeter.

    anneler çocuklarının kendilerine ihtiyaç duydukları (ki yalan değil) üzerine duygularını inşa ederler. çocuk ihtiyaç duymayı ne kadar erken bırakırsa anne çocuktan o kadar erken uzaklaşır. o yüzden ikinci hamileliklerin büyük çoğunluğu önceki çocukların ergenlik döneminde cereyan eder.

    kardeşlere gelince, orası biraz sıkıntılı olabilir ama bu kadar erkek egemen bir toplumda bu şekilde davranmaları bana çok acayip gelmiyor.
  • çok da şaşırılmaması gereken eylem. felsefe okuyan bir arkadaşım az önce taşşak geçmek adına bu arkadaşın entry' sini attı bana. oturup bilimsel olarak entry sahibine laflar söylerdim ama, türk kezbanının götünü kaldırmamak adına susuyorum.

    takıldığım nokta şu. "alıntısız konuşabilmek". kendisine sordum verdiği cevaba bakıyoruz.

    http://prntscr.com/4t0v3o

    bugün, newyork times gazetesinin haftasonu eki, 1500 lü yıllardaki bir ingiliz köylüsünün tüm hayatı boyunca elde edebileceği bilgiyi taşıyor. açmak gerekirse, 1500 lü yıllarda bir ömür boyu yaşıyordun, ancak elde ettiğin bilgi ve birikim; bugün yayınlanan bir haftasonu eki kadar değil.

    böyle bir bilgi ve böyle bir iletişim ağında, bütün herşeyi kendine mal edebilmek için, net "gerizekalı" olmak gerekir. biz öyle düşündük en azından, yanımızda ablalar da var oturduk seni çekiştiriyoruz. ulan hiç mi arkadaşın yok. hiç kimseyle muhabbet etmiyor musun? bir kişi de çıkıp sana http://inciswf.com/değişi1f29k.swf demedi mi?

    peki be güçlü kadın. sen olmasaydın bizi kim göt ederdi :( .

    son olarak http://inciswf.com/1297463363.swf
  • sadece toplumumuzda değil dünyada yaygın kadın imajı şu şekildedir.
    kadın; korunmaya muhtaçtır çünkü her anlamda güçsüzdür. fiziksel olarak zayıftır duygusal olarak naiftir. kırılgan olmalıdır. kadın; tek başına olmamalıdır. çünkü her zaman yardıma ihtiyacı vardır. kadın;dişli olmamalıdır. önüne konulanla yetinmeyi bilmeli, edilgen olmalıdır. kadın, muhtaç olmalıdır. cinsel,parasal, fiziksel... her anlamda muhtaç olmalıdır.
    kadın öyle "benim sana ihtiyacım yok" edasıyla yürümemelidir. çünkü o kadındır ve er ya da geç bi başkasına ihtiyaç duymalıdır.
    eğer bunları yaparsa kadın gerçek kadındır, çünkü o "kadın" imajı ona öyle güzel oturmuştur ki sahiplenip kollanılır. çünkü o kadının güçsüzlüğü, egosu sönük zavallılarca kullanılarak kendilerini işe yarar birer zat olarak hissettirmiş ve silik benlik algılarını tavana uçurabilmiştir.

    tanım: sonuna kadar doğru olan önermedir.